KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12932 E., 2024/14632 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/12932
- Karar No
- 2024/14632
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Üniversitesi Rektörlüğü
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada,
dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay 5. Dairesinin 09/03/2021 tarih ve E:2018/2982, K:2021/570 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen, davanın reddi yolundaki ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, davalı idarece tarafına yöneltilen suçlamanın ilgili mevzuatta sayılan suç tipleri arasında yer almadığı, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği tarihte var olmayan iddiaların davanın reddine gerekçe gösterildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliği bulunduğu,
dava konusu uyuşmazlık hakkında da uygulanması gerektiği, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevlilerine ilişkin "özlük ve disiplin" işlemlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği, öngörülebilirlik ilkesine riayet edilmediği, OHAL şartları ileri sürülerek yasal güvencelere aykırı olarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, bu kavramların öngörülebilir olmadığı ve hukuki karşılıklarının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu,
ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yasal faaliyetlerin anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeyeceği, mahkeme kararına gerekçe yapılan olgu ve eylemlerin tamamının yasal nitelik taşıdığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/12932, K. 2024/14632, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama