KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15037 E., 2024/21070 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/15037
- Karar No
- 2024/21070
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... Kurulu / ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.119 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Davanın konusu
... Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının enflasyon farkıyla birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
İlgili paylaşımları yapan hesabın kullanıcısı olmadığı, aynı fiilleri işlemiş olan diğer yargı mensuplarına daha alt cezalar verildiği bu nedenle eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, dönemin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi üyesinin müşteki vekilinin eşi olduğu bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, maksat unsuruna aykırı işlem tesis edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI
Davacıya isnat edilen fiillerle ilgili olarak davacının lehine ve aleyhine olabilecek tüm delillerin toplandığı ve isnat edilen fiillerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı ve soruşturma sürecine matuf karar ve işlemlerde davacının mağduriyetine sebep olacak herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı, disiplin cezası verilmesi sırasında devam eden kovuşturma sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı,
davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulunca 2006 yılında kabul edilen ve tüm hâkim ve savcılara duyurulan Bangolar Yargı Etiği İlkelerini ihlal ettiği, davacının eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Dava, meslekten çıkarma kararının iptali istemiyle açılmıştır. Gelinen aşamada Dairemizin işlemin iptaline ilişkin kararı, İdari Dava Daireleri Kurulunca yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında "Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. hükmüne, aynı fıkranın d bendinde ise Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran iptal davaları" hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almaktadır.
Anayasa'nın 36. maddesinde: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.",
Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmiştir.
Davacı yargı mensubu olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarılmıştır. Kanun koyucu yargı mensuplarının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemlere karşı açılacak davalarda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ı görevli kılmıştır. Danıştay dairesince ilk derece sıfatıyla bakılan bu davalarda nihai kararlara kaşı temyiz yolu açıktır ve temyiz merci İdari Dava Daireleri Kurulu'dur.
Dava, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda açılmıştır. Davacı yargı mensubu olmayıp başka bir kamu görevlisi olsaydı davasını ilk derece mahkemesi olarak idare mahkemelerine açacak ve verilen karar Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay denetimlerinden geçerek hatta Danıştayın olası bir bozma kararı vermesi halinde Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar etmesi halinde uyuşmazlık İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile sonuçlanmış olacaktı. Davacı yargı mensubu olduğu için, hakkında ilk derece sıfatıyla karar veren Danıştay dairesi karanının denetimi ise İdari Dava Daireleri Kurulu'na aittir ve İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği kararlar kesin olup uyulması zorunludur.
Kanun koyucu, usul ekonomisi ve makul sürede yargılanma hakkı ilkeleri ışığında bazı davalarda konu ve parasal miktar itibariyle kesinlik sınırı belirlemiş ve kanun yolunun açık olup olmadığını düzenlemiştir. Meslekten çıkarma işlemlerine karşı açılan davalarda ise üç dereceli yargılanmayı öngörmüştür Bu da kanun koyucunun meslekten çıkarma işlemlerine karşı açılan davalara verdiği önemi göstermektedir.
Yukarıda da değinildiği üzere davacının yargı mensubu olarak kamu görevi üstlenmiş olması, hakkında verilen meslekten çıkarma kararına karşı yapılan hukuki denetimi iki dereceli olarak davacı aleyhine olacak şekilde sınırlandırmıştır.
Anayasa Mahkemesi usul ekonomisi ve makul sürede yargılama ilkeleri açısından önemsiz sayılabilecek bazı davalarda verilen kararların kesin olmasını hükmün denetlenmesini talep etme hakkına aykırılık teşkil etmeyeceğine karar vermiştir.
Bu kapsamda konu itibariyle önemsiz olduğu kabul edilemeyecek olan meslekten çıkarma işlemlerine karşı açılan davalarda ilk kez İdare Dava Daireleri Kurulunca davacı aleyhine bir hüküm kurulması durumunda kural nedeniyle bu hüküm denetlenememesi kişilere aşırı külfet yüklemekte ve hükmün denetlenmesini talep etme hakkına orantısız sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 13/10/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan gerekçelerle İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemenin somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ
Dava , ... Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının enflasyon farkıyla birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında. Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı.
4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır.
Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2023 tarih ve E:2021/11488, K:2023/9095 sayılı kararıyla; olayda, dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan fiillerin sübuta erdiği anlaşılmakla birlikte davacının sübuta eren söz konusu eylemlerinin hâkimlik ve savcılık mesleğinin kamuoyu nezdinde saygınlığının zedelenmesine neden olacak, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte ve ağırlıkta bulunmadığı anlaşıldığından,
davacının, eylemine uygun başka bir disiplin cezası ile cezalandırılması gerekirken, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer yandan, davalı idare tarafından, söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının sübut bulmuş eylemine uyan başka bir disiplin cezası verilebileceği hususunun da açık olduğu, davacının dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının enflasyon farkıyla birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik istemi yönünden ;
mevzuat gereği enflasyon farkı hesaplanarak parasal hakların ödenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının bu isteminin reddi ile yasal faiz isteminde bulunmadığı da görüldüğünden, parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...
Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine, parasal haklarının enflasyon farkı hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2024 tarih ve E:2023/3238.
K:2024/1380 sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle ; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ortaya koyulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ...
Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan davacı tarafından "SAYIN ...@..." isimli Twitter hesabından yapılan paylaşımlarda , siyasi yorum ve değerlendirmelere yer verildiği, aralarında kamu görevlisi, politikacı ve gazetecilerin de yer aldığı çok sayıda kişiye yönelik sinkaflı küfürler içeren, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici keyfi söz ve beyanlarda bulunulduğu görülmekte olup, davacının yoğunluk arz eden bu paylaşımlarının hâkim ve savcıların uyması gereken etik değer ve ilkelere aykırı olduğu gibi mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığı ,
davacının "..." isimli Twitter hesabından yaptığı paylaşımları, içerik olarak "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği , bu itibarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...
Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı , öte yandan, dava konusu işlemin iptali, davacının parasal ve özlük hakkı talebinin kabulü yolundaki temyize konu Daire kararı bozulduğundan, davacının parasal haklarının enflasyon farkı hesaplanarak ödenmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle , davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne.
Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2023 tarih ve E:2021/11488, K:2023/9095 sayılı kararının dava konusu meslekten çıkarma kararının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı uyarınca karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle, davanın bozma kararında yer alan gerekçelerle reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi, özlük haklarının iadesi, parasal hakların enflasyon farkıyla ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddi yolundaki 15/06/2023 tarih ve E:2021/11488, K:2023/9095 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2024 tarih ve E:2023/3238, K:2024/1380 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
... Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan davacının "..." isimli Twitter hesabından;
1-H.K. ismi ile yapılan "...'nın evlatları ...'ye döndü ve... malları üzerine bina edilmiş bir devletimiz var. Bu kadar haramdan 'helali hoş' bir hayat devşirmek imkansız:" şeklindeki yazıların bulunduğu görsel ile ilgili "Tüyleri yolunan pelikoşlar böyle işte. Dün düşmanın kucağında idiler! bugün davanın gerçek evlatlarına saldırma peşindeler",
2-B.A.'ya ait Twitter hesabının görseli ile ilgili "... müptezelinin tehdit etmeye yeltendiği yargı mensuplarına İstiklal Marşımızın hitabı ve Milletimizin desteği kafidir! KORKMA ... açıklamasında @... beyi ve @... zikrettiğine bakmayın, bakan ... it yerine koymaz. Reis zaten muhatap bile olmuyor",
3- "B.A. Millet İttifakı'nın 2023'deki adayı olmaya doğru gidiyor olabilir mi?" şeklindeki tweet ile ilgili "... örgütünün Adayı da olabilir",
4- "Bişi sorucam neden hâlâ ... ve türevlerinin katıldığı programları izliyorsunuz? Ruh sağlığımıza değer mi vermiyorsunuz?" ve "... ilk kez o akşam 30 saniye izledim ve televizyonu kapadım. Sonra hocayı geri aradım. Bundan sonrası Hocayla aramızda elbette." şeklindeki yanıtlar ile ilgili "Sıkma canını kanks.Yakında.silahlı.PETÖ iddianameleri başlar. En köyü bununla hela Kaplan Zaten eski(meyen) Fetöcü, oradan saplarlar. Bu arada hocaya selamlar",
5-H.K. ismi ile paylaşılan "Ermenistan BBı yenildik deyip ülkeden kaçmış, halk ortalığı ait üst etmiş, Türkiye Azerbaycan arası karayolu hayalken gerçek olmuş, ... askerinin Barış gücünde olacağını açıklamış. Ama muhalefet bunu bile küçümsemeye kalkabilir" şeklindeki yazı ile ilgili "He...la Hanım. Silahlı PETÖ diye bir örgüt varmış, eski FETÖcüler tarafından kurulmuş ve hala onlar tarafından yönetiliyormuş. Örgüt Merkezi Yalı'ymış. Duydunuz mu böyle şeyler",
6-"... bey cumhurbaşkanı fitnelere pirim ver.emesilazım S.S.'ye nasıl sahip çıktısa B.A.'ya da sahip çıkmasılazım saygılar" şeklindeki yazı ile ilgili "Abi beratı reis s..tiretti zaten. Sıkma canını sen",
7-E.E. ismi ile paylaşılan "Dolar %5 düştü, Euro %6 düştü, gram altın 50 TL birden düştü, TL değer kazanmaya başladı. Bunlar, sadece '...' gitti diye olanlar. Siz, hepiniz gittiğinizde; dolar dibe vuraca. Türkiye'ye huzur gelecek. İlk seçimde sizi emekli edeceğiz. Ekonomi ayağa kalkacak" şeklindeki yazı ile ilgili "S..tir müptezel ... Beceriksizdi, siz HAİNSİNİZ",
8-Bir haber başlığı ile ilgili bir paylaşım yapan kullanıcıya yanıt olarak "Daha dün istesek dolan düşürürüz, biz dolarla ilgilenmiyoruz diyen zübük kendi isteğiyle istifa etmez, kesin ... reis s..tiretmiştir" ve "Bu haberden sonra bide SİLAHLI PETÖ/PDY (... Terör Örgütü/... ... Yapılanması) İddianamesi bekliyoruz şaka lan şaka, ama inşallah reis evden de kovar seni",
9-Cumhurbaşkanının fotoğrafının bulunduğu ve "çok yakında yargılanacaksın ve hapse gireceksin..." başlıklı bir paylaşım ile ilgili "S..tir müptezel",
10-G.T. ismi ile paylaşılan "Y.P. ... ... geçimini sağlamak için mısır satıyordu. Zabıtalar müdahale ettiler. Gece 12'ye kadar izin istedi, izin vermediler. Tezgahına el koydular. Ekmek teknesi gidince dayanamadı, kendini yaktı. Trabzon'da tedavi görüyordu. Hayatını kaybetti... ... Türkiye'si" şeklindeki yazı ile ilgili "Bunlar olurken siz ...lılar Savcı şehid eden kahpenin ardına koştunuz",
11-"A.Ö. : Bi daha kinayeli tivit atanı s..sinler",
12-Paylaşılan bir tweete yanıt olarak "Siz küçük ... in ç..... alırsınız",
13-C.D. ile ilgili bir paylaşıma "Başganım sizi kınıyorum! Bu götlek fetöcüye adam demişsiniz!",
14-Ç.M. ismi ile paylaşılan "Gülen savunma ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum Çocuk terbiyesi hakkında>... beyin Babasının yaşı
Danıştay 5. Daire, E. 2024/15037, K. 2024/21070, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama