KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15984 E., 2024/14459 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/15984
- Karar No
- 2024/14459
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve işleme dayanak olan 672 sayılı KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı,
hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle cezalandırılamayacağı, işlem tarihinde bilinmeyen ve mevcut olmayan delillere dayanılamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı,
ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, davanın reddine dayanak tek tespitin hakkındaki soyut ve asılsız tanık beyanlarının olduğu,
dava konusu işlemle adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü başta olmak üzere Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/15984, K. 2024/14459, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama