KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16462 E., 2024/14986 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/16462
- Karar No
- 2024/14986
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın açıkça hukuka, hakkaniyete, Anayasa'nın 36., 38., 70. maddelerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesine aykırı olduğu, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, ByLock programını kesinlikle indirmediği ve kullanmadığı, hakkında itirafçı olarak beyanda bulunan tanıkların beyanlarına hukuken itibar edilemeyeceği, aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
dava konusu işlem ile suç ve cezaların yasallığı, geriye yürümezliği ilkelerinin, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin, hukuki belirlilik ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut herhangi bir delil ortaya konulmadığı,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yasin Özdemir / Türkiye (Başvuru No:14606/18 sayılı) kararında belirlenen ilkeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, kanunilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkelerinin görmezden gelindiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/16462, K. 2024/14986, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama