KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/3562 E., 2024/7479 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/3562
- Karar No
- 2024/7479
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne, hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle hukuki dayanağının kalmadığı, yok hükmünde olduğu,
kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Bakanlar Kurulu kararıyla tesis edilen işlemin fonksiyon gaspı ile malul olduğu, Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 37., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerine aykırı işlem tesis edildiği, disiplin soruşturması yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği,
yasal olarak faaliyet gösteren Kimse Yok mu Derneği'ne veya benzeri bir STK'ya bağış yapmanın suç teşkil etmeyeceği, geçmişte bazı dini sohbet amacıyla toplantılara katılmasının örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceği, "SAY" seviyesinde kodlandığı belirtilmiş ise de, hukuki bir dayanağı olmayan fişleme niteliğindeki belgelerin yargılamada delil olarak değerlendirilemeyeceği, üst amir kanaatinin kim tarafından hazırlandığının belli olmadığı,
26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ifade özgürlüğünün, örgütlenme özgürlüğünün, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının,
"non bis in idem" ilkesinin ihlal edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye (26/09/2023 tarih ve Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/3562, K. 2024/7479, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama