KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/4370 E., 2024/4606 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/4370
- Karar No
- 2024/4606
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı Taraf (Davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının hukuki kavramlar olmadığı, mahiyetlerinin belirsiz olduğu, Yargıtay tarafından 2017 yılında terör örgütü olduğuna karar verilen yapının terör örgütü olarak kabul edilmediği dönemdeki faaliyetlerine katılan kişilerin terör örgütü üyesi olarak kabul edilemeyeceği, ardışık arama iddiasının gerçeği yansıtmadığı, kendisi ile ardışık arandığı belirtilen iki tanık haricinde diğer şahısların kim olduğunun bilinmediği, bu kişilerin asker şahıs olup olmadıklarının, asker iseler rütbelerinin ne olduğunun belirsiz olduğu,
5-10 yıl önce farklı illerden gerçekleştirilen aramalar dolayısıyla 2021 yılında suçlanmasının hukuka aykırı olduğu, hakkındaki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin şekil, konu, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, OHAL gerekçesiyle hak ve hürriyetlere getirilen sınırlamanın ölçülü olduğunun kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan bir çok hak ve özgürlüğü ihlal ettiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında "...İdare Mahkemesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de. UYAP kayıtlarının incelenmesinden; yapılan kovuşturma sonucunda. Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla ... gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun. Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesince reddedildiği ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtayda olduğu..." hususuna yer verilmiş ise de, UYAP kayıtları incelendiğinde, istinaf kararında yer verilen ceza yargılamasının davacıya ait olmadığı görülmekle birlikte, davacının ceza yargılaması sonucunda ...
Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun. Bölge Adliye Mahkemesi. Ceza Dairesinin kararı ile düzeltilerek esastan reddedildiği ve bu kararın temyizine yönelik başvurunun henüz karara bağlanmadığı anlaşılmış, Bölge İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/4370, K. 2024/4606, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama