KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/9030 E., 2024/11004 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/9030
- Karar No
- 2024/11004
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...'a vesayeten ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...(Kapatılan) ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu,
hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, yürütme ve yasama organının yargılama ve kişileri suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, tavsiye niteliğinde olan ve gizli oldukları için yasal hiçbir niteliği olmayan MGK kararlarına dayanılarak karar verildiği, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle suçlanıp cezalandırılamayacağı, terör örgütüne üyelik suçunun ancak kasten işlenebilecek bir suç olduğu,
savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel teşkil etmeyeceği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delilin ortaya konulamadığı, fişleme niteliğindeki verilerin aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, üst amir tarafından yapılan değerlendirmenin kim tarafından yapıldığının ve üst amirin yetkisinin olup olmadığının ortaya konulmadığı, Digitürk aboneliğini iptal etmesinin talimat doğrultusunda olmadığı,
herhangi bir yargılama yapılmadan ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terör örgütü üyesi ilan edilmesiyle diğer bireylere göre açık bir ayrımcılığa tabi tutulduğu, işlem tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, hak arama özgürlüğü, masumiyet karinesi, savunma hakkı, ölçülülük ilkesi, kamu hizmetine girme hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, suçta ve cezada şahsilik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ın davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/9030, K. 2024/11004, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama