KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/938 E., 2024/3104 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas No
- 2024/938
- Karar No
- 2024/3104
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı sosyal haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ve hakkında cezai nitelikte tedbirler uygulanmasına dayanak olan KHK'nın kabulünde ve Meclis onayı sürecinde yasalarda açıkça belirtilen usule uyulmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, durumun gerektirdiği türden bir tedbir olmaması nedeniyle Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, AİHM Yüksel Yalçınkaya kararının bakılan davada uygulanması gerektiği, öngörülebilirlik ilkesi gözetilmeksizin kamu görevine son verildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, Garson adlı gizli tanığın yaptığı fişlemenin gerçeği yansıtmadığı,
hukuka aykırı delil olduğundan hükme esas alınamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : .. Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/938, K. 2024/3104, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama