İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.1997/4802 K.1998/4766

Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Subjektif bir işlem olan parselasyon işleminin bizzat muhatabına tebliği gerektiğinden, 10.1.1996 günlü parselasyon işleminden önceki bir tarihte 23.11.1995 gününde yapılan başvurunun bu tarihten sonra yapılan bir işlem için…

Esas1997/4802Karar1998/4766Tarih21 Ekim 1998Okuma6 dk · 1.117 kelime

KÜNYE

6. Daire 1997/4802 E., 1998/4766 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
21 Ekim 1998
Esas No
1997/4802
Karar No
1998/4766
Temyiz İsteminde Bulunanlar
…, …
Vekilleri
Av….
Karşı Taraf
… Belediye Başkanlığı
Vekili
Av….
İstemin Özeti
….İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.117 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Subjektif bir işlem olan parselasyon işleminin bizzat muhatabına tebliği gerektiğinden, 10.1.1996 günlü parselasyon işleminden önceki bir tarihte 23.11.1995 gününde yapılan başvurunun bu tarihten sonra yapılan bir işlem için esas alınması, öte yandan 9.2.1996 günlü başvurunun da bilgi alma mahiyetinde olması nedeniyle işlemin öğrenildiği tarih olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, parselasyon işleminin davacılar tarafından öğrenildiğini kanıtlar bilgi ve belgenin bulunduğundansözedilemez. Bu durumda parselasyon işleminin tebliği üzerine mevzi imar planına da dava açılabileceği gözönünde bulundurulduğunda, davanın süreaşımı nedeniyle reddedilmesine ilişkin idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Savcı …'nunDüşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, İstanbul, …, … pafta, … parsel sayılı taşınmazda parselasyon yapılmasına ilişkin 10.1.1996 günlü belediye encümeni kararı ile 27.10.1995 günlü, … sayılı belediye meclisi kararı ile onanan mevzi imar planının iptali istemiyle açılmış.

İdare Mahkemesince, davacıların hissedarı olduğu …,… pafta, … parsel sayılı taşınmaza ait mevzi imar planının 29.10.1995-29.11.1995 tarihleri arasında ilan edilmesi üzerine davacılardan …'ın 23.11.1995 günlü dilekçe ile askı süresi içinde yaptığı itirazın reddine ilişkin 26.12.1995 günlü, … sayılı belediye meclisi kararının 29.12.1995-29.1.1996 tarihleri arasında ilan edildiği, bu durumda mevzi imar planına askı süresi içinde yapılan itirazın 60 gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle reddedilmiş sayılarak 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirilerek 10.9.1996 gününde açılan davada süreaşımı bulunduğu,

ayrıca … açısından da dava açma süresinin geçirildiği, diğer taraftan parselasyon işlemine ilişkin encümen kararının 11.1.1996-12.2.1996 tarihleri arasında ilan edildiği ancak …'ın daha önce 6.10.1994 günlü dilekçe ile parselasyon işlemini öğrendiğini belirterek idareye başvuruda bulunduğu, 23.11.1995 günlü dilekçe ile önceki başvuruya atıfta bulunarak itiraz ettiği, ….'ın ise 9.2.1996 günlü başvurusu ile taşınmazında düzenleme yapıldığını öğrendiğini belirterek düzenlemenin durdurulmasını ve ne gibi bir işlem yapıldığının tarafına bildirilmesini istediği,

bu durumda parselasyon işleminin 9.2.1996 gününde öğrenildiğinin kabulü ile 2577 sayılı Yasanın 10.maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle takip eden 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 10.9.1996 günü açılan davada süreaşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmiş; bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

T.C. Anayasasının 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında da Anayasa kuralına paralel bir düzenleme getirilerek idari uyuşmazlıklarda dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı günden başlayacağı belirtilmiş, 7201 sayılı Tebligat Kanununa İlişkin Tebligat Tüzüğünün 51. maddesinde ise tebliğin muhatap muttali olmuş ise geçerli olacağı. muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi sayılacağı ve muhatabın tebliğe muttali olduğunun ve bunun tarihin iddia ve ispatına cevaz bulunmadığı öngörülmüştür.

Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun parselasyon planlarına karşı açılacak davalara ilişkin 12.2.1970 günlü, E:…, K:… sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da Anayasanın idarenin işlemlerinden dolayı açılacak davalarda süre aşımının yazılı bildirim tarihinden başlayacağı hükmü karşısında ilan tarihini dava açma süresine başlangıç kabul etmenin imkansız olduğu, zira Anayasanın temel hukuk kuralları dışında bir konuyu ayrıntılarıyla düzenlemesi ve bu hükmün daha önceki Kanunlarda bulunup aynı konuyu düzenleyen hükümlere aykırı olması halinde konuyu yeniden düzenleyen Anayasa hükmünün uygulanmasının tabii olduğu hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon planlarında ve dağıtım cetvellerinde kapsadıkları alan içindeki her taşınmaz mala karşılık sahiplerine verilecek bağımsız veya şuyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı, parsellerin konumu gibi hususlar ayrı ayrı gösterildiğinden bu planların düzenlemeye tabi tuttukları taşınmaz sahipleri için subjektif ve kişisel işlemler oldukları kuşkusuzdur. Bu itibarla idarenin böyle bir işlemi bizzat davacıya ve 7201 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca tebliğ etmesi gerekmektedir.

Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesinin 1.fıkrasında; "Dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4.fıkrasında da "ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı ancak bu işlemlerin uygulaması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı" hükümlerine yer verilmiştir. İmar planlarının nitelikleri itibariyle düzenleyici işlem oldukları Danıştay'ın süregelen içtihatları ile kabul edilmiş bulunmaktadır.

Bu durumda bir düzenleyici işlem olan imar planı değişikliğine karşı yasanın yukarıda belirtilen hükmüne istinaden uygulama üzerine de dava açılması mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden, davacıların hissedarı olduğu taşınmaza yönelik mevzi imar planının 27.10.1995 günlü, … sayılı belediye meclisi kararı ile onandığı, 29.10.1995-29.11.1995 tarihleri arasında ilan edildiği, davacılardan …'ın 23.11.1995 günlü dilekçe ile idareye başvurarak anılan taşınmazda haberi ve rızası olmadan yapıldığını iddia ettiği parselasyon işlemine itirazda bulunduğu ancak parselasyon işleminin bu tarihten sonraki bir tarihte yani 10.1.1996 günlü, … sayılı belediye encümeni kararıyla yapıldığı,

davalı idarece sözkonusu başvurunun mevzi imar planına askı süresi içinde yapılan bir itiraz kabul edilmesi suretiyle 26.12.1995 günlü, 95/78 sayılı belediye meclisi kararı ile itirazın reddedildiği ve itirazın reddine ilişkin bu işlemin 29.12.1995-29.1.1996 tarihleri arasında ilan edildiği, ardından 10.1.1996 günlü, … sayılı belediye encümeni kararıyla yapılan parselasyon işleminin 11.1.1996-12.2.1996 tarihleri arasında ilan edildiği,

diğer taraftan davacılardan …'ın 9.2.1996 gününde kayda geçen dilekçesinde taşınmazı üzerinde bazı düzenlemeler yapıldığını öğrendiğini belirterek ne gibi işlemler yapıldığının tarafına bildirilmesi yönünde istemde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Olayda, dava konusu parselasyon işleminin ilanen tebliği yoluyla duyurulmasından önce davacıların adreslerine tebligat yapılmadığına ilişkin bir belge ve bilgi bulunmadığı gibi davacılardan …'ın 23.11.1995 günlü başvurusunun parselasyon işlemine ilişkin 10.1.1996 günlü belediye encümeni kararından önce olması nedeniyle dava açma süresinin başlangıcına esas alınması mümkün değildir. Diğer taraftan, anılan başvuru her ne kadar belediye meclisince askı süresi içinde mevzi imar planına yapılmış bir itiraz kabul edilerek reddedilmiş ise de bu nitelikte bulunmadığından, plandan haberdar olunduğundan da sözedilemez. Ayrıca, davacılardan Osman Kılıç'ın 9.2.1996 günlü başvurusunun ise bilgi alma mahiyetinde olması karşısında parselasyon işleminin öğrenme tarihi olarak kabul edilemeyeceği açıktır.

Bu durumda, parselasyon işleminin ilanen tebligat yoluyla duyurulmasından önce davacıların adreslerine tebligat yapılamadığı gibi davacıların bu işlemden haberdar olduklarına ilişkin herhangi bir kanıtta bulunmadığı ve ayrıca uygulama işlemi niteliğindeki parselasyon işleminin tebliği üzerine mevzi imar planının iptali istemiyle dava açılabileceğinden bu hususlar gözönünde bulundurulmadan İdare Mahkemesince, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, ….İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, ….-lira karar harcı ile fazladan yatırılan ….-lira harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 21.10.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 1997/4802, K. 1998/4766, 21 Ekim 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
1997/4802
Karar No
1998/4766
Tarih
21 Ekim 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.1997/4868 K.1998/4866
  • Danıştay 9. Daire E.1997/4873 K.1998/3722
  • Danıştay 7. Daire E.1997/4877 K.1998/3079
  • Danıştay 7. Daire E.1997/4957 K.1998/3372
  • Danıştay 11. Daire E.1997/5035 K.1998/3169
  • Danıştay 7. Daire E.1997/5039 K.1998/3357

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.