İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2016/12964 K.2020/9272

Dava konusu istem: Davacının, yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine anılan işlem nedeniyle…

Esas2016/12964Karar2020/9272Tarih13 Ekim 2020Okuma10 dk · 1.988 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/12964 E., 2020/9272 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
13 Ekim 2020
Esas No
2016/12964
Karar No
2020/9272
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.988 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacının, yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine anılan işlem nedeniyle uğramış olduğu zararlara karşılık 84.053,75-TL maddi, 15.000,00-TL manevi zararın 14.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle davacının yaptığı başvurunun reddine dair işlemden dolayı açılan tazminat davasında, ancak bu işlemden dolayı uğranılan somut ve kesin zararlar istenilebileceğinden, ... İdare Mahkemesinin … tarihli davacının ortağı olduğu.

Yapı Denetim Şirketinin denetim izin belgesinin iptal edildiği 14.05.2011 tarihi ile 01.02.2014 tarihi arasında gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığının sorulmasına ilişkin ara kararı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının bu hususa ilişkin gönderdiği bilgi ve belgelerden davacının, 14.05.2011 tarihi ile 01.02.2014 tarihi arasında.

Yapı Denetim Şirketinin ortağı olarak faaliyette bulunduğu sonucuna ulaşıldığından davacının tazminat isteminde bulunduğu tarihler arasında çalışamama halinin söz konusu olmadığı, çalışamadığından bahisle ileri sürdüğü zararın varsayıma dayandığı, varsayıma dayalı olarak maddi tazminata hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Manevi tazminat talebine gelince, davacının yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesinin, manevi yönden davacının tatmini için yeterli olduğu, idarenin tesis ettiği işlemin iptal edilmiş olmasının manevi tazminatı gerektirmediği, olayda manevi tazminat için gerekli şartların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Temyiz edilen kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyasının incelenmesinden; - … Yapı Denetim Ltd. Şti. bünyesinde … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel üzerindeki inşaatın proje ve yapı denetçisi makine mühendisi olarak görev yapan davacı hakkında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca verilen 6 ay süreyle yapı denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 17.07.2008 tarihli ve 2234 sayılı işleminin tesis edildiği,

- Anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, "... yapının fenni mesuliyetini üstlenen yapı denetim şirketinde makine mühendisi olarak çalışan davacının yapı denetimi aşamasında kendi uzmanlık alanına yönelik olarak yapı denetim faaliyetinde bulunacağı, davacının yapıda farklı uzmanlık alanlarını ilgilendiren konularda tespit edilen aykırıklarından sorumlu tutulamayacağı, uyuşmazlık konusu olayda ise davalı idare elemanlarınca düzenlenen 02.05.2005 günlü raporda, anılan taşınmazda bulunan yapının ruhsat ve ek projesine aykırı olarak zemin+2 normal kata ilaveten 3. normal kat yapıldığının tespit edildiği,

söz konusu aykırılığın makine mühendisi olan davacının uzmanlık alanıyla ilgili olmadığı, bu durumda, davacının makine mühendisi olması karşısında kendi uzmanlık alanı ile ilgili olmayan konudaki ruhsat ve eki projeye aykırılık nedeniyle sorumlu tutularak, denetim faaliyetinin 6 ay süreyle geçici olarak durdurulmasına yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan işlemin iptal edildiği,

- Davacı tarafından, 4708 sayılı Kanun gereğince faaliyeti üç kez durdurulan ... Yapı Denetim Şirketi'nin denetim izin belgesinin iptal edilmesi nedeniyle başka bir yapı denetim kuruluşunda görev almasına izin verilmediği gerekçesiyle mağduriyetinin giderilerek yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, anılan başvurunun reddedildiği,

- Başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, .... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla "...davacının ...

Yapı Denetim Şirketinin % 25 ortağı olduğu, ancak ortak ile arasında yaşanan bazı uyuşmazlıklar nedeniyle 2006 yılından itibaren fiilen şirketle bir ilişkisinin bulunmadığı, müteaddit defalar ortağı olduğu şirketin yetersiz denetimlerini ilgili idarelere şikayet ettiği, 17.10.2006 tarihinden itibaren şirket bünyesinde yürüttüğü denetim görevinden alındığı, ortağı olduğu şirketin aldığı ilk geçici durdurma kararında davacının da altı ay süreyle denetim faaliyetinin durdurulduğu, buna karşı açtığı davada ....

İdare Mahkemesi'nce işlemin iptaline karar verildiği, bunun dışında ...

Yapı Denetim Şirketi'ne verilen denetim faaliyetinin durdurulmasına ve izin belgesinin iptaline ilişkin kararlarda denetim görevinin bulunmaması nedeniyle davacının yer almadığı, davacı hakkında şirketin yetersiz denetim yapmasında kusuru olduğu yolunda her hangi bir mahkeme kararının da bulunmadığı, bu durumda, davacının ortağı bulunduğu şirketle fiilen bir ilişkisinin bulunmadığı, adına verilen denetim faaliyetinden altı ay süreyle geçici yasaklanmasına ilişkin kararın ....

İdare Mahkemesince iptal edildiği, bunun dışında davacının denetim görevini yerine getirmede bir kusurunun bulunduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının başka bir yapı denetim kuruluşunda görev almasına izin verilmediği gerekçesiyle mağduriyetinin giderilerek yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verildiği,

- Anılan kararın 28.04.2014 tarihinde davacıya tebliği üzerine davacı tarafından, yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptal edilmesi nedeniyle anılan işlem nedeniyle uğramış olduğu zararlara karşılık 84.053,75-TL maddi, 15.000,00-TL manevi zararın 14.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 16.06.2014 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin son fıkrasında, "Yapı denetim kuruluşu denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette bulunamaz. Bu kuruluşun denetçi mimar ve mühendislerinin, denetim faaliyeti süresince başkaca meslekî ve inşaat işleri ile ilgili ticarî faaliyette bulunmaları yasaktır." hükmü yer almaktadır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun "Denetim faaliyetinin durdurulması ve izin belgesinin iptali" başlıklı 8. maddesinde "Yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların veya son üç yıl içerisinde üç defa olumsuz sicil alanların veyahut 3 üncü maddenin son fıkrası ile 6 ncı maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket ettiği belirlenenlerin denetim faaliyeti, yapı denetim komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça bir yıla kadar durdurulur ve belgesi geçici olarak geri alınır.

Durdurma kararı, Resmî Gazetede ilan edilir ve sicillerine işlenir. Denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına neden olan yapı denetim kuruluşunun mimar ve mühendisleri, bu süre içerisinde başka ad altında dahi olsa hiçbir denetim faaliyetinde bulunamaz. Geçici durdurmaya neden olan mimar ve mühendisler Bakanlıkça ilgili meslek odasına bildirilir. Meslek odaları, bu kişiler hakkında kendi mevzuatına göre işlem yapar.

Faaliyeti üç defa durdurulan yapı denetim kuruluşunun denetim faaliyetine son verilir ve izin belgesi Bakanlıkça iptal edilir.

İzin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşunun, kusurları mahkeme kararı ile kesinleşen mimar ve mühendisleri başka bir yapı denetim kuruluşunda görev almaları halinde, görev aldıkları bu kuruluşa izin belgesi verilmez, verilmişse iptal edilir.

Denetim faaliyeti geçici olarak durdurulan veya izin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşu hakkındaki bu karar ilgili idareye bildirilir ve denetimini üstlendiği yapıların devamına izin verilmez. Bu durumda, yapım faaliyetine devam edilebilmesi için yapı sahibince başka bir yapı denetim kuruluşunun görevlendirilmesi zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı iptal davasında; davacının ihlale uğrayan menfaatinin korunması yanında, kamu yararının korunması da söz konusu olup; bu durum, iptal davasının objektif niteliğinin bir sonucudur.

Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır.

İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir.

İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal davası ile birlikte veya ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı tam yargı davası da açılabileceklerdir.

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Uyuşmazlıkta ... Yapı Denetim Ltd. Şti. bünyesinde. İli,. İlçesi,. Mahallesi, ... pafta, … ada, … parsel üzerindeki inşaatın proje ve yapı denetçisi makine mühendisi olarak görev yapan davacı hakkında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca verilen 6 ay süreyle yapı denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığının … tarihli, … sayılı işleminin tesis edildiği,

bu işlem sebebiyle dava konusu işlem mahkemece iptal edilene kadarki süreçte davacı çalışamadığı gibi idari yatırım esastan davacı lehine iptal edildikten sonra da denetim kuruluşunda görev almasına izin verilmediği gerekçesiyle mağduriyetinin giderilerek yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle davacının davalı idareye başvuru yaptığı, anılan başvurunun reddine dair işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın da davacı lehine sonuçlandığı görülmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu, idari yaptırımı tesis ederken de idari yaptırımın iptaline ilişkin kararı uygularken de hizmet gereği gibi yerine getirilmediği, bu süreçte davacının denetim faaliyetini icra edememekten zararının doğduğu ve anılan zarar ile davalı idarenin işlemleri arasında nedensellik bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının ortağı olduğu ... Yapı Denetim Şirketinin denetim izin belgesinin iptal edildiği 14.05.2011 tarihi ile 01.02.2014 tarihi arasında gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı sorularak bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, anılan ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgelerden davacının, 14.05.2011 tarihi ile 01.02.2014 tarihi arasında ...

Yapı Denetim Şirketi'nin ortağı olarak faaliyette bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak anılan şirketin yapı denetim izin belgesinin iptal edildiği, 23/04/2015 tarih ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. maddesi ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8. maddesinde değişiklik yapılana kadar yürürlükte bulunduğu haliyle 4708 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri gereği ne denetim şirketinin ne de denetim faaliyeti üstlenen kişilerin denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulduğu süre içerisinde başka ad altında dahi olsa hiçbir denetim faaliyetinde

bulunamayacağı ve denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette bulunamayacağının düzenlendiği görüldüğünden anılan şirket ortağı olması sebebiyle maddi kazanç elde ettiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddedilmesi yerinde değildir.

Öte yandan manevi tazminat, "manevi zarar" kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte olup; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu olay değerledirilerek karar verilmesi gerekirken idare mahkemesince manevi tazminat istemi bakımından davacının yapı denetçi belgesinin kullanılabilmesine izin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, .... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesinin, manevi yönden davacının tatmini için yeterli olduğu gerekçesiyle reddedilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Manevi tazminat taleplerinin yalnızca 2577 sayılı Kanunun 28.maddesinden kaynaklanan, mahkeme kararının uygulanmamasından doğan bir tazminat talebi olmadığı, idarenin işlemi veya eylemi sebebiyle hakları ihlal edilenlerce İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. veya 13. maddelerine istinaden tam yargı davası kapsamında istenebileceği aksi halde anılan hükümler kapsamında manevi zararın tazmin edilmesinin önüne geçileceği tabidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2016/12964, K. 2020/9272, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2016/12964
Karar No
2020/9272
Tarih
13 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2016/12973 K.2020/8848
  • Danıştay 6. Daire E.2016/12974 K.2020/9882
  • Danıştay 4. Daire E.2016/12983 K.2020/3730
  • Danıştay 7. Daire E.2016/12992 K.2020/4279
  • Danıştay 3. Daire E.2016/12992 K.2020/4235
  • Danıştay 7. Daire E.2016/12995 K.2020/4084

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.