KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/8228 E., 2020/13193 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/8228
- Karar No
- 2020/13193
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı - …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, 3. Bölge, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemi ile onaylanan … tarihli, … sayılı Kadıköy İlçesi, Fikirtepe ve Çevresi 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda.
İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine karşın davacı tarafından keşif ve bilirkişi avansı ile keşif harcının yatırılmadığı, bu sebeple davacının bilirkişi incelemesi delili ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli alan sınırı içerisinde bulunan alandaki yapı stokunun başta deprem olmak üzere tüm afet zararlarına karşı yenilenmesi gerektiği, planlama alanındaki mülkiyet dokusunun çok küçük parsellerden oluştuğu ve parsel bazında yapılacak uygulamaların düzensiz yapılaşmayı getireceği, ayrıca mülkiyetinin halen korunduğu,
tevhid işlemi yapılarak davacıya yapılaşma hakkı verileceği, ayrıca Anayasa Mahkemesince 6306 sayılı Yasanın 6. Maddesinin 12. Fıkrasının Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği dikkat alındığında davacının bu iddialarına itibar edilemeyeceği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu planın hukuka aykırılığı konusunda İdare Mahkemesi tarafından yeterli inceleme yapılmadığı, sadece üst ölçekli plan açısından değerlendirme yapıldığı ancak söz konusu plan ile trafik ve yapı yoğunluğunun artırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu planın hukuka uygun olması nedeniyle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325. maddesinde "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından re'sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hüküm uyarınca, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerekli kıldığı hallerde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için gereken avansın davacı tarafından karşılanmaması durumunda öncelikle davalı idarelerden istenilmesi, davalı idareler tarafından da karşılanmaması halinde ileride haksız çıkan taraftan alınmak üzere Hazineden karşılanarak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesince anılan usule başvurulmaksızın karar verildiği anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, 3. Bölge, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemi ile onaylanan … tarihli, … sayılı Kadıköy İlçesi, Fikirtepe ve Çevresi 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325. maddesinde "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından re'sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacıdan keşif ve bilirkişi avansı ile keşif harcının yatırılmasının istenilmesine rağmen davacı tarafından anılan giderlerin yatırılmaması üzerine davacının keşif ve bilirkişi incelemesine ilişkin delil ikamesinden vazgeçtiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden de anlaşıldığı üzere, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerekli kıldığı hallerde keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken avansın davacı tarafından yatırılmaması durumunda davalı idareden istenilmesi, davalı idare tarafından da yatırılmaması halinde, ileride haksız çıkan taraftan alınmak üzere Hazineden karşılanarak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan … Mahallesi'nde dava konusu plana dayanak olan Bakanlar Kurulu'nun riskli alan kararının İdare Mahkemelerince parsel bazlı iptallerine karar verilmesi üzerine davalı idare tarafından yeni planlar yapılmış olup davacı parseli açısından Bakanlar Kurulu kararına karşı açılan bir davanın bulunup bulunmadığının araştırılması, davalı idare tarafından yeni plan kararları varsa bu planların da istenilerek dava konusu istem hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2016/8228, K. 2020/13193, 21 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama