KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/4330 E., 2021/3757 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Esas No
- 2018/4330
- Karar No
- 2021/3757
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.848 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parseli (yeni … ada, …sayılı parsel) kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Eyüp Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin dava konusu parselasyon işleminin, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine ve uygulama yönetmeliğinde belirtilen ilke ve esaslara uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu parselin daha önce uygulama gördüğü ve imar parseli niteliği kazandığı, işlemde daha önceki kesintilerin dikkate alınmadığı, yeni yapılan kesinti ile imar parseli oluşturularak Hazine adına tescil edildiği, usule ve hukuka aykırı gerçekleştirilen parselasyon işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi ve kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, …Mahallesi, … pafta, … sayılı parseli (yeni … ada, …sayılı parsel) kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Eyüp Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
4721 sayılı Türk Medeni Yasasının ''Paylaşma istemi'' başlıklı 698. maddesinde; ''Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâli; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmünü içermektedir.
2918/3290 sayılı Yasanın Ek-1.maddesinde; "İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek 1. maddenin uygulanması mümkün olup, imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirme imkanı tanınmaktadır.
Ek 1. maddeyle getirilen kuralların içeriği, 3194 sayılı Yasa kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik bir nitelik taşıdığını göstermektedir.
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 9.maddesi ile; "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir." fıkrası eklenmiştir.
Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu,
2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinden farklı şekilde, özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2017 tarihli, E:2015/8861, E:2017/4950 sayılı kararının birlikte incelenmesinden. Eyüp Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararıyla, dava konusu parselasyon alanını kapsayacak şekilde yapılan parselasyonun iptali istemiyle başka bir şahıs tarafından açılan davada,. İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı.
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinin birlikte uygulanmasında dayanağı olan belgeler açısından eksikliğin var olduğu; öte yandan iptali istenen belediye encümeni kararı ile uygulamayı onaylayan belediye encümeni kararının, 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin, 2981/3290 sayılı Yasanın Ek 1. maddesi ile kombinasyonu açısından birbirleriyle çeliştiği, diğer yandan, dava konusu parselde Ek-1 maddesinin uygulamasını gerektiren bir durumun da söz konusu olmadığı,
düzenleme ortaklık payından (DOP) ve kamu ortaklık payından (KOP) karşılanacak alanlar için belirtilen miktar ile hesap cetveli arasında uyumsuzluk olduğu, sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2017 tarihli, E:2015/8861, E:2017/4950 sayılı kararıyla; dava konusu işlemde bölge parkı ve spor tesisi alanının kamu ortaklık payından karşılanmasında hukuka aykırılık olmamakla birlikte, İdare Mahkemesinin kararında belirtilen diğer gerekçeler nedeniyle dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle onandığı,
anılan Dairenin 08/07/2020 tarihli, E:2018/1090, K:2020/6921 sayılı kararıyla da kararın düzeltilmesi isteminin reddedildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan dosyaya yönelik düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu parselasyon alanında 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan dağıtım cetvelinin incelenmesinden; 1560 sayılı kadastral parsel maliklerinden …'ın söz konusu parselin diğer hissedarlarından ayrılarak … ada, … sayılı parselde hisse tahsisinin yapıldığı görülmektedir. Bu durum, dava konusu parselasyon alanında hisse ayrıştırmasının yapılması suretiyle 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin uygulanması sonucunu doğurmaktadır.
Düzenleme sahasında 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde uygulanmış olması, parselasyon işlemini sadece anılan maddenin uygulandığı taşınmazlar yönünden hukuka aykırı hale getirmemekte, uygulama sahasına dahil edilen tüm taşınmazlar yönünden parselasyonun hukuka aykırı hale gelmesine neden olmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu parselasyon işleminin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesine göre yapıldığının belirtilmesine rağmen, düzenleme sahasında 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar, 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 9.maddesi ile ek fıkra eklenerek, parselasyon sahasında kalan hisseli arsa ve arazilerin, hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilmesine olanak tanınmış ise de, işlem tarihi itibariyle 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca böyle bir uygulama yapılmasına imkan bulunmamaktadır.
Ayrıca, 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin uygulanamadığı durumlarda, zaten 4721 sayılı Türk Medeni Yasası hükümlerine göre re'sen hisse ayrıştırması yapılması olanaklı değildir.
Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın Ek 1.maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı belirlenen alanda, hisse ayrıştırması yapılmasına yönelik dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2018/4330, K. 2021/3757, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama