İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/13907 K.2020/7444

3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … VEKİLİ : Av. …

Esas2019/13907Karar2020/7444Tarih10 Eylül 2020Okuma11 dk · 2.114 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/13907 E., 2020/7444 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
10 Eylül 2020
Esas No
2019/13907
Karar No
2020/7444
Temyiz eden (davacılar)
1- … 2- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.114 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … 2- … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL

… Turizm İnşaat Gayrimenkul Yatırım Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Sitesi, … ada, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacılar tarafından, söz konusu taşınmazları da kapsayan alanda … Belediye Meclisinin 05.10.2016 tarih ve 88 kararı ile kabul edilen ve … Büyükşehir Belediye Meclisinin 25.11.2016 tarih ve 2081 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… kararda; planlama alanını kapsayan üst ölçekli plan niteliğindeki 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacılara ait taşınmazların aynı fonksiyona ayrıldığı, bu şekliyle imar planlarının birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşılmış olup plan hiyerarşisi gereği olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına uygun olması gerektiğinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında fonksiyon yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,

dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notlarında da yine 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki 5 ve 11 sayılı plan notlarının aynı şekilde düzenlendiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki 27 sayılı plan notu ile getirilen düzenlemenin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notunda 26.madde olarak düzenlendiği,

bu durumda, üst ölçekli plan niteliğindeki 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine karşı açılan ve Mahkemenin E:…/…-…-…-…-…-… sayılı dosyalarında görülen davalarda 1/5000 ölçekli nazım imar planın 5,11 ve 27 sayılı plan notlarının iptaline karar verildiğinden dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 5,11 ve 26 sayılı notlarının da iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda.

İdare mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle karar verildiği görülmüş ise de, öncelikle davacıların dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının irdelenmesinin gerektiği, bu bağlamda dosya incelendiğinde, dava açma tarihi itibariyle davacıların davaya konu yerde malik konumunda bulunduklarının görüldüğü ve bu alanın halen fiili kullanım şekliyle devam etmesi (nakliyeciler sitesi) istemlerine münhasır olmak üzere dava açtıklarının anlaşıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle dava açma ehliyetinin bulunduğu,

ancak daha sonra burada yatırım yapan firma olan ve aynı zamanda bu dosyada müdahil konumunda bulunan … firmasıyla anlaşılarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, buna göre, taşınmazla ilgili olarak dava konusu edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptalini istemekte menfaatlerinin ve dolayısıyla dava ehliyetlerinin kalmadığının görüldüğü,

bu durumda, dava konusu işlemin mülkiyet hakkını ilgilendirmesi nedeniyle tapuda kayıtlı malikleri veya diğer hak sahipleri tarafından dava açılabileceği, davacıların uyuşmazlık konusu alanla ilgili olarak imar planı doğrultusunda alanda uygulama yapılarak ticaret+konut bölgesinden kendilerine bağımsız bölüm verilmesi konusunda müteahhit firma ile anlaşmaya vardığı dolayısıyla dava açarken olan menfaat bağının bu aşamada tersine dönmek suretiyle ortadan kalktığı,

davanın açılması sırasında sahip olunması ve davanın görümü sürecinde de devam etmesi gereken menfaat bağının artık bulunmaması nedeniyle davacının dava ehliyetine sahip olmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Her ne kadar kendi iradeleri ile taşınmazlarını satmışlar ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamışsalar da, 6306 sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği uyarınca taşınmazlarının ihale yoluyla satışına engel olmak ve hak kaybına uğramamak için satış yapmayı ve sözleşme imzalamayı kabul etmek zorunda kaldıklarını, dolayısıyla, subjektif dava açma ehliyetinin devam ettiğini, nitekim arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasından 90 gün sonra, kendisiyle sözleşme imzalanan yüklenici şirkete sözleşme ile verilen vekâletnamelere ilişkin azilname düzenlendiği,

ilan edilen riskli alan kararına karşı açılan dava sonucunda verilecek karar doğrultusunda satış yapan davacıların, gerçekleşen satışlara yönelik tapu iptal ve tescil davası açarak taşınmazlarını geri alacakları, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi yönündeki iradelerinin devam ettiği, ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ

Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY. İli,. İlçesi,. Mahallesi,.

Sitesi, … ada, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacılar tarafından, 22.03.2007 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 06.12.2007 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında kalan 156.000 m2 büyüklüğünde şahıs, şirket ve nakliye ambarları kooperatifi mülkiyetinde olan alanın "kısmen ticaret alanı (E:2.00, TAKS:0.50), kısmen kültürel tesis alanı, kısmen idari tesis alanı, kısmen dini tesis alanı, kısmen kapalı ve açık semt spor alanı, kısmen yeşil alan, kısmen açık otopark alanı ve kısmen yol alanı fonksiyonunda iken "E:2,00, TAKS:0,40 ve Yükseklik ençok:40,00 m. kısmen ticaret+konut alanı,

kısmen park alanı, kısmen zemin altı otopark alanı, kısmen katlı otopark alanı, kısmen mesleki eğitim alanı, kısmen ibadet alanı, kısmen eğitim alanı ve kısmen yol alanı" olarak belirlenmesine ilişkin. Belediye Meclisinin 05.10.2016 tarih ve 88 sayılı kararı ile kabul edilen ve …Büyükşehir Belediye Meclisinin 25.11.2016 tarih ve 2081 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği 02.03.2017 - 31.03.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.

Davacılar tarafından, planlama alanının fiili kullanım şekline (nakliyeciler sitesi) uyumsuz planlama yapıldığı, kentsel sosyal donatı alanı niteliğinde olan kapalı ve açık semt spor alanı, idari tesis alanı ve kültürel tesis alanlarının kaldırıldığı ve aynı hizmet bölgesi içinde eşdeğer yer ayrılmadığı, müdahil şirketin inşaat projesine zemin hazırlamak amacıyla dava konusu imar planı değişikliğinin hazırlandığı, dolayısıyla yapılan işlemin kamu yararından ziyade bireysel yararı amaçladığı, önceki imar planlarında olan ticaret alanının yanına konut alanının da eklenmesiyle nüfus ve yapı yoğunluğunun arttırıldığı,

buna karşılık sosyal ve teknik donatı alanlarının azaltıldığı, dava konusu nazım imar planı değişikliğinin yoğunluğu arttırdığı ve ulaşım sistemini etkilediği ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği gereği zorunlu olduğu halde kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun hazırlanmadığı,

dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarının 11. maddesinde bodrum katların emsale dahil olmayacağına ilişkin hükümde değişiklik yapılmaksızın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bu değişikliğin yapıldığı (bodrum katların emsale dahil edildiği), dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine aykırı olduğu,

plan notlarının 5, 6, 7, 8, 12, 13, 15, 25, 26 ve 27.maddeslerinin işlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar yönetmeliğine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olduğu, iddialarıyla …Belediye Meclisinin 05.10.2016 tarih ve 88 sayılı kararı ile kabul edilen ve.

Büyükşehir Belediye Meclisinin 25.11.2016 tarih ve 2081 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle 26.05.2017 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.

… İli, … İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve 10/02/2017 tarih ve 29975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan 06/02/2017 tarih ve 2017/9867 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmiştir.

Davacılar, anılan taşınmazları üzerinde bakılan davada müdahil şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamışlardır. Davacılar, taşınmazlarının 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği gereği alandaki mülkiyet sahibi olan 2/3 çoğunluğa satışına engel olmak amacıyla sözleşme düzenlediklerini iddia etmektedirler.

İLGİLİ MEVZUAT

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının İkinci Kısmında Temel Hak ve Ödevler düzenlenmiş, Birinci Bölümünde Genel Hükümler belirlenmiş, bu Bölümde yer alan "Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlıklı 4709 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde. "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiş, İkinci Bölümde Kişinin Hakları ve Ödevleri arasında yer verilen "mülkiyet hakkı" ise 35. maddesinde sayılmış ve bu hak. "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." şeklinde düzenlemeye konu edilmiştir.

20/03/1952 tarihinde kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19/03/1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokol'ün "Mülkiyetin Korunması" başlıklı 1. maddesinde. "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.

Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.

Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.

İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.

İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu doğurmaktadır.

Yerleşik İdare Hukuku ilkelerine göre; iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlem nedeniyle davanın açıldığı sırada menfaatinin ihlal edilmesi yeterli olup; alınacak yeni bir idari kararla, davacının iptali istenilen işlemle ilişkisini kesmek ya da yeni bir işlemle geriye dönük olarak işlemin hukuka uygunluğunu sağlamaya çalışmakla, hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemin yargısal denetim dışında bırakılması sonucu doğacaktır. Kaldı ki, İdari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibariyle yargısal denetiminin yapılması gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 06/02/2017 tarih ve 2017/9867 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edilen alanda, müdahil şirketin 2/3 çoğunluğa sahip olduğu, müdahil şirketin bu çoğunluk hakkına dayanarak, alandaki diğer taşınmazların, 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği gereği ihale yoluyla satışının sağlanması için gerekli girişimlerde bulunduğu,

davacıların ise, taşınmazlarının ihale yoluyla satışına engel olmak ve olası bir hak kaybına uğramamak adına müdahil şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediklerini, mevcut durumun gerçek iradelerini yansıtmadığını, nitekim, sözleşmenin düzenlenmesinden 90 gün sonra sözleşme ile verilen vekâletnamelere ilişkin azilname düzenledikleri beyanında bulundukları, her ne kadar, davacılar ile müdahil şirket arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 7. maddesinde.

"İş bu sözleşmenin taraflarca imzalanmasının ardından arsanın mülkiyetinin tamamı yükleniciye devredilecektir." şeklinde düzenleme var ise de, UYAP sistemi üzerinde TABBİS kayıtlarının incelenmesinden, sözleşmeye konu taşınmazların mülkiyetinin, davacılar tarafından yüklenici (müdahil) şirkete devredilmediği anlaşılmaktadır.

Davacıların kendi iradeleri ile sözleşmeleri imzaladıkları görülse de, davacıların dava açmaktaki amacı ile dava açmakla ulaşmak istediği sonuç göz önünde bulundurulduğunda beyanlarından, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden ve yapılan incelemelerden, davacıların, taşınmazlarının ihale yoluyla satışına engel olmak ve hak kaybına uğramamak için sözleşme imzalamayı kabul ettikleri, sözleşme sonrasında da taşınmazların devrine engel olmak için sözleşme ile verilen vekâletnamelere ilişkin azilname düzenledikleri, söz konusu davacıların subjektif dava açma ehliyetinin varlığının devam ettiğinin kabulü gerekmektedir.

Öte yandan, mezkur taşınmazları da kapsayan alanda Bakanlar Kurulunun 06/02/2017 tarih ve 2017/9867 sayılı kararıyla ilan edilen riskli alan kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15/01/2019 tarih ve E:2017/826, K:2019/81 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/10/2019 tarih ve E:2019/83, K:2019/4047 sayılı kararıyla onanması üzerine iptal kararının kesinleştiği görülmektedir.

Bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/09/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/13907, K. 2020/7444, 10 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar Yanında Müdahil
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafların Savunmalarının Özeti
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/13907
Karar No
2020/7444
Tarih
10 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/13916 K.2020/7450
  • Danıştay 6. Daire E.2019/14812 K.2020/8403
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15052 K.2020/8402
  • Danıştay 6. Daire E.2019/18259 K.2020/8064
  • Danıştay 6. Daire E.2019/19708 K.2020/8560
  • Danıştay 6. Daire E.2019/19725 K.2020/8328

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.