İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/14612 K.2023/8080

Dava konusu istem: İstanbul, Esenyurt İlçesi ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan parselasyon sonucunda maddi-manevi zarara uğranıldığından bahisle, uğranılan zararın tazmini için, fazlaya dair…

Esas2019/14612Karar2023/8080Tarih8 Kasım 2023Okuma13 dk · 2.568 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/14612 E., 2023/8080 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Esas No
2019/14612
Karar No
2023/8080
Temyiz eden (davalı)
... Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, manevi tazminat isteminin 20.000 TL'lik kısımının kabulüne ilişkin kısmı ile maddi tazminat isteminin 1.000.000 TL'lik kısmının kabulüne ilişkin bölümünün temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.568 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: İstanbul, Esenyurt İlçesi ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan parselasyon sonucunda maddi-manevi zarara uğranıldığından bahisle, uğranılan zararın tazmini için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi (ıslah sonucu 1.000.000,00-TL) ve 50.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL'nin işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazı kapsayan alanda belediye encümeni kararlarıyla yapılan parselasyon işlemlerinin mahkeme kararlarıyla iptaline karar verildiği, en son olarak ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda davalı idarece yapılan yeni bir parselasyon işleminin ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında 22/09/2016 tarihinde yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, mahkeme kararı doğrultusunda gecikmeksizin işlem yaparak kök parsele dönüş yapmaya yasal mevzuat gereğince yükümlü olan davalı idarece bunun yapılmadığı,

buna karşılık oluştuğu iddia edilen maddi zararın somut olarak ortaya konulamadığı ve maddi tazminat koşullarının dava konusu olayda gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığı, manevi tazminat istemi yönünden ise 1989 yılında davacı tarafından satın alınan dava konusu taşınmazları kapsayan alanda idarece yapılan parselasyon işlemlerinin mahkeme tarafından iptaline karar verildiği,

davacının mülkiyet hakkının idare tarafından hukuka aykırı olarak kısıtlandığı 3194 sayılı İmar Kanunu ile davalı idareye verilen parselasyon yapma yetkisinin özensiz bir şekilde ve mağduriyetlere yol açacak biçimde kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı için 20.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000.-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı tarih olan 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

davacının manevi tazminat talebinin geriye kalan 30.000.-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden; İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

İstinaf başvurusuna konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden.

Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının maliki olduğu ... ve ...sayılı parsellerin bulunduğu alanda 14/11/1996, 14/04/2006, 26/02/2008, 07/08/2008, 20/11/2008, 20/11/2013, 01/07/2015 tarihli belediye encümeni kararları ile parselasyon işlemi yapıldığı, davacının 14/04/2006 tarihli parselasyon işlemine açtığı davada işlemin iptaline karar verildiği, temyiz aşamasından da geçerek kesinleştiğinin görüldüğü, davacı parsellerinin toplam alanının 675 m2 olmasına rağmen davacıya her seferinde sadece 79,99m2 tahsis yapıldığı, ...

Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin 08/12/2017, 17/01/2018, 08/03/2018 tarihli ara kararlarına rağmen kalan hissenin ne olduğu ile ilgili davalı idarece bir açıklama getirilemediği, bunun bedele dönüştüğüne dair bir verinin de bulunmadığı, dolayısıyla davacının 325,61 metrekarelik (tahsis edilen 79,99m2 ile 270,40 m2 DOP düşülmesi sonucu) hissesinin yok edilmesi nedeniyle maddi olarak zarara uğradığı sonucuna ulaşıldığı, bu zararın bilirkişi incelemesi sonucunda (325,61x4.110,00)=1.338.257,10-TL olduğunun tespit edildiği ancak davacının dava konusu miktarı 1.000.000,00-TL olarak ıslah etmesi,

talebin üzerinde bir karar verilmesinin yargılama tekniği açısından uygun olmaması nedeniyle 1.000.000,00-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle kararın maddi tazminata ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu yönden kaldırılmasına,

davacının 1.000.000,00-TL tazminat talebinin kabulü ile söz konusu tutarın 100.000,00-TL'lik kısmının davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte, kalan 900.000,00-TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davanın süresinde açılmadığı, Mahkeme kararlarının yerine getirildiği, parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, davacı adına tahsis edilmeyen kısmın bedele dönüştürüldüğü, davacının mağduriyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Mahkeme kararlarının uygulanmasının 10 yıl içinde istenebileceğinden davanın süresinde olduğu, mülkiyet hakkının hukuka aykırı olarak elinden alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Yalnızca davalı idarenin temyiz isteminde bulunduğu görüldüğünden aleyhe bozma yasağı ilkesi kapsamında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacıya ait İstanbul, Esenyurt ilçesi, ...

Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı 325,00 m2 yüz ölçümlü taşınmaz ile aynı mevkiide bulunan, ... parsel sayılı 351,00 m2 taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanda Esenyurt Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon imar planına dayalı olarak 14/04/2006, 26/02/2008, 07/08/2008, 20/11/2008, 20/11/2013, 01/07/2015 tarihli belediye encümeni kararları ile parselasyon yapılmasına rağmen davacıya düzenleme ortaklık payı kesintisi sonucunda 79,99 m2 yer tahsis edildiği,

kalan hissenin ise bedele dönüştürülmediği gibi başka bir yerden de tahsis yapılmadığı iddiasıyla 100.000,00-TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 150.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, akabinde davacı vekili tarafından maddi tazminat talebinin ıslah yoluyla 1.000.000,00-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar.

3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmüne yer verilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin başlıca amacı, imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmaya elverişli imar parselleri elde edilmesini ve düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların bedelsiz olarak kamu eline geçmesini sağlamak suretiyle, düzenli ve sağlıklı bir kentleşmeyi gerçekleştirmektir.

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile.

"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir. hükmü eklenmiş, bu maddenin gerekçesinde ise, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir.

Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır" ifadelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacıya ait İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesi,... pafta,... parsel sayılı 325,00 m2 yüz ölçümlü ve ... pafta, ... parsel sayılı 351,00 m2 taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanda Esenyurt Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon imar planına dayalı olarak ... günlü, ... sayılı belediye encümeni kararıyla yapılan parselasyon işleminin iptali istemiyle ...İdare ...

Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 05/07/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacının kök parsellerinin toplam alanının 676 m2 olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi sonucunda kalan 417,19 m2 tahsis miktarından 79,99 m2'sinin parsellere hisseli olarak tahsis edildiği, kalan 337,20 m2'nin ise bedele dönüştürüldüğü, ancak bedele dönüştürülen alanın neredeyse bir imar parseli büyüklüğünde olduğu, davacının parselinin müstakil olması ve üzerinde imara aykırı yapı bulunmadığından gerek 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi gerek Ek-1 maddesi kapsamında kalmadığı,

kök parsellerin bulunduğu yerden tahsis edilebilecekken farklı yerden tahsis yapıldığı tespitlerine yer verilmesi üzerine, ...İdare ...

Mahkemesince ... tarih ve K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/04/2013 tarih ve E:2011/5275, K:2013/2744 sayılı kararıyla onandığı, bu kararın düzeltilmesi isteminin ise Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2014 tarih E:2013/6282, K:2014/3800 sayılı kararıyla reddine karar verildiği görülmektedir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile işbu davada ...

İdari Dava Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, yukarıda anılan mahkeme kararı üzerine 26/02/2008, 07/08/2008, 20/11/2008, 20/11/2013, 01/07/2015 tarihli belediye encümeni kararları ile kabul edilen parselasyonlarda davacı parsellerinin toplam alanının 675 m2 olmasına rağmen davacıya her seferinde sadece 79,99 m2 tahsis yapılmaya devam edildiği,

bilirkişi raporunda ... tarih ve ...sayılı belediye encümeni kararıyla kabul edilen parselasyon işleminde davacı ... (...kızı) ile dava dışı ...'un (... kızı) karıştırıldığı ve bundan sonraki tüm hesaplarda bu karışıklığın devam ettirildiği tespitlerine yer verildiği ayrıca Dairemizce dağıtım cetvelleri ve Bölge İdare Mahkemesince verilen ara kararlarına davalı idarece verilen cevapların birlikte değerlendirilmesinden dava dışı Meryem Ulus adına yapılan tahsislerden davacı ...'a yapılmış tahsisler olarak bahsedildiği anlaşılmaktadır.

Bölge İdare Mahkemesinin 08/12/2017, 17/01/2018, 08/03/2018 tarihli ara kararlarıyla davacıya ait kalan hissenin ne olduğu ile ilgili sorularına davalı idarece bir açıklama getirilemediği, kalan tahsis miktarının bedele dönüştüğüne dair bir verinin de bulunmadığı, Esenyurt Belediye Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı ara karar cevabında davacı adına herhangi bir hak ve alacak tahakkuku ve ödeme yapılmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacının 325,61 metrekarelik (iki parselin toplamı olan 675 m2 den tahsis edilen 79,99 m2 ile 270,40 m2 düzenleme ortaklık payı düşülmesi sonucu kalan miktar) hissesinin yok edilmesi nedeniyle maddi olarak zarara uğradığı izahtan varestedir.

Maddi tazminatın hesaplama yöntemi yönünden yapılan değerlendirmede ise bilirkişi raporunda dava konusu parsele 200 metre uzaklıktaki ... ada ... sayılı parselin satış fiyatı ile çevre emlak komisyonlarıyla yapılan görüşmeler ile bölgesel araştırmalar neticesinde m2 birim değerinin 6000 tl olarak bulunduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, bu tespite ilişkin somut bilgi ve belgelerin (satış sözleşmesi vb) dosyaya sunulmadığı görüldüğünden soyut ifadelere dayalı olarak yapılan tespite itibar edilmemiştir.

Bu durumda, somut bilgi ve belgelere dayalı olarak maddi zararın tespiti için yeniden bilirkişi değerlendirilmesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden soyut tespit ve değerlendirmelere dayanarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, Dairemizin bozma kararı üzerine devam olunacak yargılamada yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda maddi zararın yeniden belirlenecek olması nedeniyle davacı tarafından miktar arttırımı yapılıp yapılamayacağının incelenmesi gerekmektedir.

Miktar arttırımı İdari Yargılama Usulü Kanunun 16/4. maddesinde düzenlenmiş ve süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle miktar arttırımı yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Ancak Danıştayın bozma kararından sonra yargılamanın devam ettiği durumlarda miktar arttırımı yapılıp yapılamayacağına ilişkin açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Tam yargı davalarında davacıların, bilgi ve belgelerin karşı tarafın elinde olması veya dava tarihi itibarıyla uğradıkları zararın ya da talep edebilecekleri alacağın miktarını bilebilmeleri mümkün olmadığından Kanun Koyucu tarafından yargılama sırasında nihai karar verilinceye kadar miktar arttırımı mümkün kılınmıştır.

Bu düzenlemeyle getirilen miktar arttırımı müessesesi Anayasa'nın 36. maddesinde öngörülen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının gereklilikleri ile de uyumludur. Mahkemeye erişim hakkı adaletin iyi yönetimi ilkesi çerçevesinde tam da bu durumlara münhasır olarak tam yargı davalarındaki yargılama sırasında bedelin artırılmasına imkân tanınmasını gerektirir.

Dolayısıyla miktar arttırımının mümkün olmaması veya güçleştirilmesi bireylere aşırı bir külfet yükleyeceğinden -bu külfeti dengeleyen herhangi bir mekanizma da öngörülmediği takdirde- mahkemeye erişim hakkına yönelik ağır bir müdahale oluşturur.

Diğer yandan, Kanun Koyucu tarafından miktar arttırımının bir defaya mahsus yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Kanun gerekçesinde, zarar görenlere miktar arttırım hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Ülkemize yönelik verilebilecek ihlal kararlarını önlemeye yönelik olarak, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda nihai karar verilinceye kadar davacılara miktar arttırım hakkı tanındığı belirtilmiştir.

Tam yargı davalarında, zararın miktarını etkileyen bilgi ve belgelerin davacının elinde olmaması, zararın zaman içinde artmış olabileceği veya ancak alanında uzman kişilerce tespit edilebileceği gibi sebeplerle zararın miktarı dava açıldığı anda her zaman tam olarak tespit edilememektedir.

Miktar arttırım müessesinin amaçlarından biri de zararın tam olarak anlaşılamadığı durumlarda oluşabilecek hak kayıplarının önüne geçmek dolayısıyla adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkını sağlamaktır.

Uygulama da genel olarak mahkemelerce tam yargı davalarında zararın tespiti için alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılmakta, zararın tam ve doğru olarak tespiti üzerine davacılar zarar miktarını öğrenmekte ve bunun üzerine miktar arttırımı talebinde bulunmaktadırlar. Ancak bilirkişi raporlarında yapılan tespitler bazı hallerde eksik veya hatalı olabilmektedir.

Böyle bir durumda davacıların önceden zarar miktarını bilmeleri imkansız olabileceğinden gerekli yeterlilikten uzak bilirkişi raporuyla yanlış yönlendirilerek eksik veya fazla miktar arttırımı talebinde bulunmalarına neden olunacaktır. Bu halde ise miktar arttırımı müessesinin amaçlarıyla çelişilecek ve adil yargılanma hakkı ile mahkemeye erişim hakkının ihlaline sebep olunacaktır.

Bu itibarla, her uyuşmazlık kendi içerisinde değerlendirilerek davacının zararın tespiti noktasında yanlış yönlendirilmesi halinde mahkeme aşamasında miktar arttırımı hakkını kullanan davacının, Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bir defaya mahsus olmak üzere miktar arttırım hakkının varlığını kabul etmek gerekmektedir.

Aksine bir yorum da zarara uğrayan davacıların kendi kusurlarından kaynaklanmayan yanlış yönlendirilmeleri nedeniyle mülkiyet hakları, adil yargılanma hakları ve mahkemeye erişim hakları ihlal edilecek olup Kanun gerekçesinde belirtilen amaca aykırı hareket edilmiş olacaktır.

Açıklanan hususlar ışığında yapılan değerlendirmede, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda somut bilgi ve belgelere dayalı olarak maddi zararın tespitinin yapılmadığı, davacının zararının net olarak ortaya konulamadığı görüldüğünden davacının zararın miktarı konusunda yanlış yönlendirildiği anlaşılmıştır. Bu halde, işbu bozma kararı üzerine Mahkemenin nihai kararına kadar davacının yeniden bir defaya mahsus olarak miktar arttırımı hakkı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta 23/05/2023 tarih ve 32199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 15/02/2023 tarih ve 2019/23977 sayılı başvuru numaralı kararı da bu yöndedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise kısmen kabulü ile, ...-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı tarih olan 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin geriye kalan ...-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun manevi tazminata ilişkin kısmının reddi, maddi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile Mahkeme kararın bu yönden kaldırılmasına,

davacının ...-TL tazminat talebinin kabulü ile söz konusu tutarın ...-TL'lik kısmının davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte, kalan ... -TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ...-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı tarih olan 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde, kesin olarak, kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden gerekçede oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle, manevi tazminata dair bölümü yönünden oybirliğiyle karar verildi.

(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. Maddesinin 4. fıkrası ile dava dosyasının birlikte incelenmesinden, Dairemizin çoğunluk kararının sonucuna katılmakla birlikte karar gerekçesinde yer verilen "yeniden bir defaya mahsus olarak miktar arttırımı hakkı bulunduğu" gerekçesine ; gerek aleyhe bozma yasağı ve gerekse davacı vekili tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ıslah hakkı kullanılmış olması nedeniyle katılmıyorum

Danıştay 6. Daire, E. 2019/14612, K. 2023/8080, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/14612
Karar No
2023/8080
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/14814 K.2023/8475
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15147 K.2023/8023
  • Danıştay 6. Daire E.2019/16392 K.2023/8567
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17045 K.2023/8573
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17061 K.2023/8593
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17583 K.2023/8474

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.