İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/15663 K.2021/13172

Davacı, Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik'in 7. maddesinde görevi “Korunması gerekli tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarının korunması ile ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek” olarak…

Esas2019/15663Karar2021/13172Tarih30 Kasım 2021Okuma15 dk · 2.953 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/15663 E., 2021/13172 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
30 Kasım 2021
Esas No
2019/15663
Karar No
2021/13172
Davacı
...Kolektifi Derneği
Vekili
Av. ...
Davalı
...Bakanlığı - ...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
27/04/2019 tarihli, 30757 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tabiat Varlıkları Merkez Komisyonunun 18/04/2019 tarihli, 105 sayılı Ulusal Ölçekte Kamu Altyapı Yatırımları Hakkında İlke Kararının iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.953 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

Davacının iddiaları

Davacı, Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik'in 7. maddesinde görevi “Korunması gerekli tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarının korunması ile ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek” olarak tanımlanan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu'nun ulusal ölçekte kamu altyapı yatırımları için karar alma yetkisinin olmadığını;

dava konusu düzenlemenin, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine, 2863 sayılı Kanun'da yapılan “koruma” ve “korunma” tanımlarına, “koruma” amacına ve aynı Kanun'un 9. maddesine, Maden Kanunu'nun 7 ve 10. maddeleri ile Maden Yönetmeliği'nin 26 ve 104. maddelerine, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in “Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler” başlıklı 5. maddesine, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik'in 9, 10 ve 11. maddelerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarından kum, çakıl,

taş vb. malzeme alınabileceği ve bu amaçla ocak açılabileceğine ilişkin düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin 05.02.2018 günlü, YD İtiraz No: 2017/1219 sayılı kararına aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı tarafından, dava konusu ilke kararında kanunlara ve ilgili diğer mevzuata, hizmetin gerekleri ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Dava konusu ilke kararıyla, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında, ilke kararında tahdidi olarak belirtilen yapı ve tesisler için gerekli olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine karar metninde belirtilen yapı ve tesislerle sınırlı olmak üzere izin verilmiş olması, söz konusu yapı ve tesislerin inşaasında üstün kamu yararı bulunması ve düzenlemede belirtilen şartların, söz konusu faaliyetlerin çevreye vereceği zararın önlenmesi ya da asgari düzeye indirilmesi açısından yeterli olması nedenleriyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...DÜŞÜNCESİ

Dava, 27.04.2019 günlü, 30757 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu'nun 18.04.2019 günlü, 105 sayılı Ulusal Ölçekte Kamu Altyapı Yatırımları Hakkında İlke Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması" başlıklı 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir." kuralı getirilerek tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması görevi Devlet'e verilmiştir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde, "tabiat varlıkları", "jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerler" olarak; "koruma" ve "korunma", "taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri" olarak tanımlanmış; aynı Kanunun "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında, "Tarihi mağaralar, kaya sığınakları;

özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir." hükmüne. "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinin 1. ve 8. fıkralarında, "(1) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır...

(8) Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemelerine. Ek 4. maddesinin 1. ve 6. fıkralarında ise, "(1) Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır...

(6) Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esasları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemelerine yer verilmiş.

2863 sayılı Yasanın 51. maddesinde, Yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları" kurulacağı belirtilerek, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri sayılmış;

aynı Kanun'un Ek-4. maddesinin 3. fıkrasında, bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararların, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulacağı hükmü getirilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, 25/01/2017 günlü, 29959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararının iptali istemiyle açılan davada, anılan İlke kararının "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları" başlıklı C bölümünde yer alan 2. Maddesinin (d) bendindeki "Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceğine, bu amaçla ocak açılabileceğine" ilişkin kısmı hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05.02.2018 günlü, YD İtiraz No: 2017/1219 sayılı kararı ile; "...Maddede sayılan faaliyetlere ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı, diğer bir anlatımla, bu faaliyetlerden hangilerine ne ölçüde izin verileceğine ilişkin madde metninde bir açıklık bulunmamaktadır.

Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının nitelikleri dikkate alındığında; bu alanla ilgili düzenlemelerde alanın doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığını sağlamak amacının gözetilmesi gerektiği, böyle olunca yalnızca düşük yoğunluklu faaliyetlere izin verilmesi gerektiği; dava konusu düzenlemeler ile yapılabileceği öngörülen faaliyetlerin ise Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının ve bu alanlarla etkileşim halinde bulunan/bütünlük gösteren kesin korunacak hassas alanlar ve/veya nitelikli doğal koruma alanlarının doğal yapısının bozulmasına yol açabilecek nitelikte olduğu,

izin verilen faaliyetlerin bu haliyle sürdürülebilir koruma esasları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, bu düzenlemelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikle düzenlenen koruma ilkelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır..." gerekçesiyle anılan hükmün 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikle düzenlenen koruma ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılarak yürütmesinin durdurulduğu; daha sonra,

2863 sayılı Yasanın 51. Maddesi uyarınca çıkarılan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu'nun, dava konusu ...günlü, ...sayılı Ulusal Ölçekte Kamu Altyapı Yatırımları Hakkında İlke Kararı'nda;

"Ülkemizde ulusal ve uluslarası önemi haiz, Cumhurbaşkanlığı ve mülga Başbakanlık Genelgeleri uyarınca öncelik verilip ivedilikle neticelendirilmesinde kamu yararı bulunan büyük ölçekli altyapı projeleri, Devletin güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu değerlendirilen yapı ve tesisleri ile harekat planlarında yer verilen yapı, tesis ve alanlar için, ilgili kurumun yatırım programına alınmış olmak ön koşullarıyla;

Faaliyetin proje uygulama süresiyle sınırlı olması,

Depolama/geri kazanım tesislerinin sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları içinde kurulmaması,

Yapılacak çalışmalar sırasında taşınır ve taşınmaz kültür varlığı ile taşınır tabiat varlığı bulunması halinde en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirine ivedilikle bildirilmesi,

Doğal peyzajın veya siluetin dikkate alınarak, habitat bölünmesi ile flora, fauna kaybının en aza indirilerek ekolojik koridor oluşturacak tedbirlerin alınması ve izleme çalışmalarının ilgili kurumların onayı ile belirlenmesi,

Teknik rapor ile tespit edilmiş zorunlu haller dışında delme-patlatma yöntemlerinin kullanılmaması,

Yüzey sularının ve yeraltı su kaynaklarının zarar görmesine sebep olacak faaliyetlerin yapılmaması,

Proje sahibi kurum tarafından yörenin doğal peyzajına uygun rehabilitasyon projesi hazırlanması ve proje bitiminden sonra 3 ay içerisinde başlanarak ivedilikle tamamlanmasının taahhüt edilmesi,

Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ÇED Yönetmeliği hükümleri ve diğer ilgili mevzuata uygunluğunun sağlanması şartlarıyla;

İlgili kurum ve kuruluşların olumlu görüşleri alınarak, koruma bölge komisyonunun uygun göreceği şekliyle ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile sınırlı olmak kaydıyla, altyapı yatırımının gereği olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine..." düzenlemesi getirildiği anlaşılmaktadır.

Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında bu alanlar; "Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar" olarak tanımlanmış; "Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, "Korunan alanların doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığının sağlanması" doğal sit alanlarının korunmasında uyulması gereken ilkeler arasında sayılmıştır.

İncelenen davada, dava konusu İlke Kararı'nda, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarından altyapı yatırımının gereği olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine, ulusal ve uluslarası önemi haiz, Cumhurbaşkanlığı ve mülga Başbakanlık Genelgeleri uyarınca öncelik verilip ivedilikle neticelendirilmesinde kamu yararı bulunan büyük ölçekli altyapı projeleri, Devletin güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu değerlendirilen yapı ve tesisleri ile harekat planlarında yer verilen yapı, tesis ve alanlar için ve ancak,

yine ilke kararında belirtilen şartların sağlanması kaydıyla izin verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu kararın kapsamında bulunan alanların niteliği itibariyle Anayasanın 63. maddesi gereğince Devlet tarafından korunması gerekli alanlardan olduğu ve öncelikle bu nitelikteki alanla ilgili düzenlemelerde alanın doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığını sağlamak amacının gözetilerek, bu alanlarda yalnızca düşük yoğunluklu faaliyetlere izin verilmesi gerektiği;

dava konusu karar ile yapılabileceği öngörülen faaliyetlerin ise Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının ve bu alanlarla etkileşim halinde bulunan/bütünlük gösteren kesin korunacak hassas alanlar ve/veya nitelikli doğal koruma alanlarının doğal yapısının bozulmasına yol açabilecek nitelikte olduğu, izin verilen faaliyetlerin bu haliyle sürdürülebilir koruma esasları kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığından dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu kararın iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri müşterek heyetince 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek,

Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, üye ...'ın davacı derneğin dava açma ehliyetinin olmadığına ilişkin usuli itirazı kabul edilmeyerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

27/04/2019 tarihli, 30757 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunun ...tarihli, ...sayılı Ulusal Ölçekte Kamu Altyapı Yatırımları Hakkında İlke Kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkında Kanun'un 51. maddesinde, " Yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları" kurulur.

Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır;

a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek,

b) Koruma bölge kurulları arasında gerekli koordinasyonu sağlamak,

c) Uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek görüş vermek suretiyle, Bakanlığa yardımcı olmak.

d) (Ek: 8/8/2011-KHK-648/45 md.) Bakanlıklarca Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesi talebiyle gönderilen ve gündeme alınan konularda karar vermek.

(Değişik üçüncü fıkra: 8/8/2011-KHK-648/45 md.) Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesini istedikleri hususları bağlı, ilgili veya ilişkili oldukları bakanlıklar aracılığıyla bildirir. Koruma Yüksek Kurulunca karar verilen konular ilgili koruma bölge kurulunca tekrar görüşülmez.

(Değişik dördüncü fıkra: 8/8/2011-KHK-648/45 md.) Koruma Yüksek Kurulunun gündemi Bakanlıkça belirlenir. Gündemin belirlenmesini müteakip Koruma Yüksek Kurulu toplantıya çağırılır. Toplantı sayısına bir sınırlama getirilmez. Koruma Yüksek Kurulu salt çoğunlukla toplanır, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar verir.

Koruma Yüksek Kurulunun çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar bir yönetmelikle düzenlenir." hükmüne; aynı Kanun'un Ek-4. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur." hükmüne yer verilmiştir.

19/07/2012 tarihli, 28358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in "Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 9. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "(1) Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.

(2) Bu alanlar aşağıdaki özelliklerden bir veya birkaçını bünyesinde bulundurur.

a) Peyzajı ile uyumlu insan yerleşimlerini içinde bulundurur.

b) Doğal kaynak yönetim sistemleri ve ilgili kültürel değerleri, ekosistemleri ve habitatları içerir veya korunmasına katkı sağlar.

c) İnsanlar ve doğa arasında dengeli ilişkilerin geliştirilmesine ve muhafaza edilmesine katkıda bulunur.

ç) Uygulanabilir durumlarda yerel halkın sosyal ve ekonomik kazançlarına katkı sağlar.

d) Ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kalkınmaya destek olur.

e) Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alarak doğal kaynakların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanımına elverişli alanlardır." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu'nun, dava konusu ...günlü, ...sayılı Ulusal Ölçekte Kamu Altyapı Yatırımları Hakkında İlke Kararı'nda:

"Ülkemizde ulusal ve uluslarası önemi haiz, Cumhurbaşkanlığı ve mülga Başbakanlık Genelgeleri uyarınca öncelik verilip ivedilikle neticelendirilmesinde kamu yararı bulunan büyük ölçekli altyapı projeleri, Devletin güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu değerlendirilen yapı ve tesisleri ile harekat planlarında yer verilen yapı, tesis ve alanlar için, ilgili kurumun yatırım programına alınmış olmak ön koşullarıyla;

Faaliyetin proje uygulama süresiyle sınırlı olması,

Depolama/geri kazanım tesislerinin sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları içinde kurulmaması,

Yapılacak çalışmalar sırasında taşınır ve taşınmaz kültür varlığı ile taşınır tabiat varlığı bulunması halinde en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirine ivedilikle bildirilmesi,

Doğal peyzajın veya siluetin dikkate alınarak, habitat bölünmesi ile flora, fauna kaybının en aza indirilerek ekolojik koridor oluşturacak tedbirlerin alınması ve izleme çalışmalarının ilgili kurumların onayı ile belirlenmesi,

Teknik rapor ile tespit edilmiş zorunlu haller dışında delme-patlatma yöntemlerinin kullanılmaması,

Yüzey sularının ve yeraltı su kaynaklarının zarar görmesine sebep olacak faaliyetlerin yapılmaması,

Proje sahibi kurum tarafından yörenin doğal peyzajına uygun rehabilitasyon projesi hazırlanması ve proje bitiminden sonra 3 ay içerisinde başlanarak ivedilikle tamamlanmasının taahhüt edilmesi,

Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ÇED Yönetmeliği hükümleri ve diğer ilgili mevzuata uygunluğunun sağlanması şartlarıyla;

İlgili kurum ve kuruluşların olumlu görüşleri alınarak, koruma bölge komisyonunun uygun göreceği şekliyle ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile sınırlı olmak kaydıyla, altyapı yatırımının gereği olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine,

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 51. maddesi gereğince; oy birliği ile karar verildi." düzenlemesine yer verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05.02.2018 günlü, YD İtiraz No: 2017/1219 sayılı kararında.

25/01/2017 günlü, 29959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı'nın C bölümünde yer alan, 2. maddenin sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceği, bu amaçla ocak açılabileceğine ilişkin (d) bendinin, bu alanların nitelikleri dikkate alındığında, "bu alanla ilgili düzenlemelerde alanın doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığını sağlamak amacının gözetilmesi gerektiği, böyle olunca yalnızca düşük yoğunluklu faaliyetlere izin verilmesi gerektiği;

dava konusu düzenlemeler ile yapılabileceği öngörülen faaliyetlerin ise Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının ve bu alanlarla etkileşim halinde bulunan/bütünlük gösteren kesin korunacak hassas alanlar ve/veya nitelikli doğal koruma alanlarının doğal yapısının bozulmasına yol açabilecek nitelikte olduğu,

izin verilen faaliyetlerin bu haliyle sürdürülebilir koruma esasları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, bu düzenlemelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikle düzenlenen koruma ilkelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle yürütmesinin durdurulduğu.

Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2019 tarihli, E:2019/2483, K:2019/10940 sayılı kararıyla da anılan düzenlemenin iptaline karar verildiği anlaşılmakla birlikte; dava konusu İlke Kararı'nda, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında altyapı yatırımının gereği olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine, sadece, ulusal ve uluslarası önemi haiz, Cumhurbaşkanlığı ve mülga Başbakanlık Genelgeleri uyarınca öncelik verilip ivedilikle neticelendirilmesinde kamu yararı bulunan büyük ölçekli altyapı projeleri,

Devletin güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu değerlendirilen yapı ve tesisleri ile harekat planlarında yer verilen yapı, tesis ve alanlar için ve ancak, yine ilke kararında belirtilen şartların sağlanması kaydıyla izin verildiği görülmekte olup, bu şartların sağlanması durumunda, söz konusu faaliyetler nedeniyle sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının doğal yapısında meydana gelebilecek zararların önlenebileceği ya da asgari düzeyde tutulabileceği sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte, gerek sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlerle, turizm ve yerleşimlere izin veren, peyzajı ile uyumlu insan yerleşimlerini içinde bulunduran, uygulanabilir durumlarda yerel halkın sosyal ve ekonomik kazançlarına katkı sağlayan, ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kalkınmaya destek olan ve ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alarak doğal kaynakların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanımına elverişli alanlar olduğu gerekse dava konusu ilke kararında,

bu alanlarda yapılabileceği tahdidi olarak düzenlenen yapı ve tesislerin nitelikleri dikkate alındığında, bu alanlarda, proje ömrüyle sınırlı olacak şekilde, söz konusu yatırımların gereği olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınmasına ve bu amaçla ocak açılmasına izin verilmesinde üstün kamu yararı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Bu durumda, dava konusu ilke kararı ile, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında, ilke kararında tahdidi olarak belirtilen yapı ve tesisler için gerekli olan kum, çakıl, taş, vb. malzeme alınabileceğine ve bu amaçla ocak açılabileceğine karar metninde belirtilen yapı ve tesislerle sınırlı olmak üzere izin verilmiş olması, söz konusu yapı ve tesislerin inşaasında üstün kamu yararı bulunması ve düzenlemede belirtilen şartların, söz konusu faaliyetlerin çevreye vereceği zararın önlenmesi ya da asgari düzeye indirilmesi açısından yeterli olduğu dikkate alındığında, dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2021 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/15663, K. 2021/13172, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı ...düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/15663
Karar No
2021/13172
Tarih
30 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/15737 K.2021/13173
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15778 K.2021/12565
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15821 K.2021/13174
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15827 K.2021/12130
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15969 K.2021/12139
  • Danıştay 6. Daire E.2019/15997 K.2021/12140

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.