İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/1653 K.2022/6778

2- (DAVALI) ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

Esas2019/1653Karar2022/6778Tarih8 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.486 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1653 E., 2022/6778 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
8 Haziran 2022
Esas No
2019/1653
Karar No
2022/6778
Temyiz edenler
1- (DAVACI) ...Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.486 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

2- (DAVALI) ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF

1-...Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2-...Genel Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU

...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İzmir ili, Aliağa ilçesinin bir bölümü ile Bergama, Dikili ve Kınık ilçelerini kapsayan alanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararı ile kabul edilen İzmir Kuzey Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planının ve bu plana yapılan itirazın reddine dair ...tarih ve ...sayılı büyükşehir belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının 28.07.2017-28.08.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan imar planına karşı 25.08.2017 tarihinde yapmış olduğu itirazın, askı süresinin sona erdiği 28.08.2017 tarihini takip eden altmışıncı günün bitimi olan 27.10.2017 tarihinde zımnen reddedildiğinden, bu tarihten itibaren, altmış günlük dava açma süresi içinde olmak üzere en son 26.12.2017 tarihinde dava açılması gerekirken bu sürenin geçirilmesinden sonra 01.06.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, işin esası yönünden temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... DÜŞÜNCESİ

Anayasanın 169. maddesinde; "Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları Kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." hükmü yer almaktadır. Bu hükümde açıkça belirtildiği üzere orman alanlarının özel mülkiyete konu olması mümkün değildir.

Daha önceden ilan edilip ve kesinleşen orman kadastrosuna göre orman niteliğinde olan alanların özel mülkiyete konu olamayacağı Anayasanın yukarıda anılan hükmü gereğidir. Dava konusu imar planı ile kişiler adına yapılacak tespit ve tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında ve Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatlarında bu tür tesciller yok hükmünde kabul edilmektedir.

İdare hukukunda, kurucu öğelerinde derhal fark edilebilir nitelikte ağır ve açık sakatlıkları bulunan işlemler, "yok hükmünde" olan işlemler olarak tanımlanmaktadır. Bilindiği gibi bir işlemin geçerli olabilmesi için asli ve tamamlayıcı öğeleri taşıması gerekir. Bu öğelerden birisinin bulunmaması işlemi sakat duruma getirir. Bir işlemin tamamlayıcı öğelerindeki eksiklikler de bu işlemi değişik derecelerde sakatlar. Tamamlayıcı öğelerdeki eksiklikler nedeniyle sakat olan idari işlemler usulüne uygun biçimde idarece geri alınıncaya veya aleyhine açılan bir dava sonucu iptal edilinceye kadar hukuk aleminde yürürlüğünü sürdürür. Ancak bir idari işlemin asli öğelerinde eksiklik varsa, bu durum işlemin "yok" sayılmasına neden olur.

Bu bağlamda, yargısal içtihatlarda ve öğretide, yokluk halinin ancak, işlemin asli kurucu öğesi olan yetki öğesi yönünden incelenmesinde fonksiyon veya yetki gaspı hallerinin saptanması veya yasanın açıkca yasakladığı bir konuda yapılması halinde mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda, işlemin varlık koşulları oluşmamış olduğundan bizzat işlemin yokluğu sonucu doğmakta, işlem hiç doğmamış, var olmamış sayılmaktadır.

İmar planını onaylayan idarelerin yetkisi, orman idaresi tarafından daha önceden ilan edilip ve kesinleşen orman kadastrosuna göre orman niteliğinde olan alanları gösteren haritaların imar planlarına aynen işlenmesi ile sınırlıdır. Başka bir ifadeyle, imar planlarını kabul edip onaylama yetkisine sahip idarelerin hiçbir surette, orman alanlarında, orman kullanımı dışında bir fonksiyon verme yetkisi yoktur.

Bu durumda, imar planlarının, parsellerin yoğunluk ve düzenini, yolları ve parselasyon ve yapılaşma için gerekli belirlenimlerde bulunmak, parselasyon işleminin ise, üzerinde yapılaşmaya elverişli parseller oluşturmak suretiyle düzgün imar parselleri oluşturmak amacıyla yapıldığı, bu haliyle, orman alanlarında imar planı ve parselasyon işlemi yapılması işleminin ağır yetki tecavüzü nedeniyle yoklukla malül olduğundan dava açma süresinin aranmaması gerekirken yok hükmünde olduğu ve hukuk aleminde vücut bulmaması sonucunun ortaya çıktığı gözetilmeksizin davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararı ile onaylanan İzmir Kuzey Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planının 28.07.2017-28.08.2017 tarihleri arasında bir ay süreyle askıya çıkartıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde ...tarih ve ......-E....sayılı dilekçe ile bazı orman alanlarının imar planı kapsamında orman kullanımı dışında diğer yapılaşma fonksiyonları verildiği iddialarıyla imar planına yapılan itirazının İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararı ile Bergama ilçesindeki orman alanlarına yönelik kabul edildiği,

bu kararın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ...tarih ve ...-E....sayılı üst yazısı ile davacıya bildirilmesi üzerine, Bergama, Aliağa, Dikli ve Kınık ilçelerindeki birçok parselin imar planı kapsamında yapılaşmaya konu edildiği iddialarıyla 01.06.2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; Ormanlar ve orman köylüsü başlıklı 169. maddesinde de; "Bütün Ormanların gözetiminin devlete ait olduğu, Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunmayacağı, Devlet Ormanlarının kanuna göre Devletçe yönetilip işletileceği" hükme bağlanmıştır.

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2. maddesinde;"Bu madde de belirtilen hususlar dışında orman sınırlarında hiç bir surette daraltma yapılamayacağı" belirtilmiş, aynı Kanunun 17. maddesinin 3. fıkrası ile 18. maddesinde de yine Orman alanlarında ne şekilde yapılaşma yapılabileceğine dair sınırlı şekilde sayılan bir takım istisnalara yer verilmiştir.

Bu bağlamda, Anayasanın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinin son fıkrasında: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

(Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü getirilmiştir. Bu hüküm ile usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenmiştir.

Buna göre, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal bir gerekliliktir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme, AİHS) 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte,

mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıdaki hükümler uyarınca, belirtilen istisnalar dışında orman alanlarının, orman alanı dışında bir kullanımla plana konu edilmesi hiçbir suretle mümkün değildir. Başka bir anlatımla, orman alanların hiçbir surette daraltılamayacağına dair Anayasa hükmüne karşı orman alanlarının bir düzenleyici idari işlem olan imar planı ile yapılaşmaya konu edilmesi açık bir hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Bunun yanında devlet ormanlarının muhafazası ve işletilmesi için kanunla görevlendirilmiş bulunan Orman Genel Müdürlüğünün, esasen planlamaya konu olmaması gereken orman alanlarını ülke çapında yapılan tüm planlamaları yalnızca askı ilanlarına göre takip ederek korumasına da olanak bulunmamaktadır. Aksi yönde bir kabul yargılama usulünü uygularken Devlet ormanlarının korunmasına yönelik Anayasa hükümlerini gözardı etmek olacaktır.

Bu durumda, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca orman alanlarında ya da orman vasfını taşıyan parsellerde imar planı hazırlanması ya da parselasyon işlemi yapılması hukuken mümkün olmadığı ve dört ilçeyi (Bergama, Aliağa, Dikili, Kınık) kapsayan yüzlerce parsele yönelik imar planındaki durumun incelenmesine yönelik olarak yapılan çalışmaların uzun sürebileceği hususu dikkate alındığında bu çalışmalar üzerine davacı idare tarafından yapılan başvuruya verilen yanıt üzerine açılan davada süre aşımı bulunmadığından,

davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararın yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Dava konusu parsellerin orman vasfında olup olmadığının araştırılması ve parsellerin orman vasfında olduğunun tespit edilmesi halinde de dava konusu imar planının Orman mevzuatına uygunluğu yönünden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, davalı idarece vekalet ücretine yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de, bu husus Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı sonrasında verilecek kararda değerlendirileceği açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/1653, K. 2022/6778, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Taraf
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Savunması
  8. Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/1653
Karar No
2022/6778
Tarih
8 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2019/1656 K.2022/3911
  • Danıştay 3. Daire E.2019/1656 K.2022/2809
  • Danıştay 3. Daire E.2019/1657 K.2022/2804
  • Danıştay 3. Daire E.2019/1658 K.2022/2803
  • Danıştay 6. Daire E.2019/1660 K.2022/7230
  • Danıştay 3. Daire E.2019/1663 K.2022/3011

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.