KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21034 E., 2022/1247 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/21034
- Karar No
- 2022/1247
- Temyiz eden (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …, …, … ve … sayılı parsellerin "konut alanı" olarak belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, plan revizyonundan önce akaryakıt alanı olarak planlı olan taşınmazda davacının intifa hakkı sahibi olduğu, intifa hakkı kullanımının o yıllardaki ticari gelişime uygun olduğu, sözleşmenin bitim tarihine kadar bu hakkın kullanılmasının kamunun işlemlerinin güvenirliliği açısından önemli olduğu,
dava konusu planda da bu husus dikkate alınarak "bu planın onay tarihinden önce bu plan bölgesi içerisinde onaylanmış müktesep hak niteliğindeki imar planları geçerlidir." plan notunun eklendiği, dolayısıyla davacının sözleşme süresi boyunca taşınmazı akaryakıt alanı olarak kullanması, bu tarihten sonra plandaki kullanım kararı olan konut kullanımına döndürülmesinin uygun olduğu, dava konusu planda şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu taşınmazın ilgili kurum görüşleri alınarak konut alanından akaryakıt istasyonu alanına dönüştürüldüğü, yeniden konut alanı planlanması için bölgede herhangi bir değişiklik olmadığı, bölgedeki gelişme sebebiyle akaryakıt istasyonu alanına daha çok ihtiyaç olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının intifa hakkı sahibi olduğu ve bu hakka ilişkin sözleşme süresi boyunca idari işlemlerin güvenirliliği açısından taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanabileceği, bu tarihten sonra da taşınmazın plandaki fonksiyona yönelik kullanılmasının uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de imar hukuku açısından düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planları yönünden yargısal denetim yapılırken taşınmazlara yönelik bireysel haklara göre değil, plan ile getirilen fonksiyonun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, öteden beri var olan ve plan revizyonuyla değiştirilen akaryakıt istasyonu fonksiyonunun çevredeki kullanımlarla uyumu, bu fonksiyona ihtiyaç olup olmadığı, bu fonksiyon yerine dava konusu planla getirilen konut alanı kullanımının uygun olup olmadığı yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …, …, … ve … sayılı parseller büyükşehir belediye başkanlığınca 21/09/2004 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "akaryakıt istasyonu alanı" belirlenmiştir. ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile taşınmazların "konut alanı" olarak belirlenmesi üzerine taşınmazda intifa hakkı sahibi olan davacı tarafından görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan halinde; "nazım imar planı" varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak, hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İmar planları, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri ile birlikte özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların gözetilmesi zorunludur.
Uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının intifa hakkı sahibi olduğu ve bu hakka ilişkin sözleşme süresi boyunca idari işlemlerin güvenirliği açısından taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanabileceği, bu tarihten sonra da taşınmazın plandaki fonksiyona yönelik kullanılmasının uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de imar hukuku açısından düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planları yönünden yargısal denetim yapılırken taşınmazlara yönelik bireysel haklara göre değil, plan ile getirilen fonksiyonun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, öteden beri var olan ve plan revizyonuyla değiştirilen akaryakıt istasyonu fonksiyonunun çevredeki kullanımlarla uyumu, bu fonksiyona ihtiyaç olup olmadığı, bu fonksiyon yerine dava konusu planla getirilen konut alanı kullanımının uygun olup olmadığı yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/21034, K. 2022/1247, 9 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama