KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10210 E., 2025/3463 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Esas No
- 2021/10210
- Karar No
- 2025/3463
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Sivas ili, Merkez, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sivas Belediye Encümeni kararı ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... idare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece yerinde yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan imar uygulamasının dayanağı imar planına, imar mevzuatına, şehircilik ve planlama ilkelerine, dağıtım esaslarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; uyuşmazlıkta, davacıya kök parselin bulunduğu yerden yapılan hisseli tahsisin yerinde olduğu görülmekle birlikte ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların yapılaşmasının tamamlanmış olduğundan bahisle parçalı bir biçimde düzenleme sınırının dışına çıkarılmasının mevzuata uygun olmadığından düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirilmediğinin kabulü gerektiği, bu nedenle düzenleme sınırı dahilinde bulunan parsellerden daha fazla oranda düzenleme ortaklık payı alınmasına neden olunduğu,
bunun dışında bahse konu 3 parselin düzenleme sınırı dışına çıkarılmasını haklı kılabilecek başka bir somut ve teknik nedenin idarece ortaya konulamadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, parselasyon işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptaline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılaşmasını tamamlayan parsellerin uygulama dışı bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının vekili bulunmadığı halde lehine vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının esasa ilişkin kısmının onanması, kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava; Sivas ili, Merkez, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sivas Belediye Encümeni kararı ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde ise vekille takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmı yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmı, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamıştır.
Temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bir yargılama neticesinde vekalet ücretine hükmedilmesi için öncelikle lehine karar verilen tarafın vekil ile temsil edilmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta; İdari Dava Dairesince, vekil aracılığıyla temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görüldüğünden temyize konu kararın bu kısmında isabet görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/10210, K. 2025/3463, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama