KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4107 E., 2022/1076 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/4107
- Karar No
- 2022/1076
- Temyiz eden (davacı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- … Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … sayılı parsele yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapor ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu parselasyon planının halen yürürlükte bulunan üst ölçekli planlara, imar mevzuatına, dağıtım ilke ve tekniklerine uygun olduğu kanaatine varılarak dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden davalının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak belirlenerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … sayılı parsele yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemleri hakkında yetki, sebep, şekil konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen yasa hükmünde ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" dokrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerince belirlenmektedir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, mevcut tapu kayıtları esas alınarak kadastro parsellerinin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar planı uygulama aracıdır.
Parselasyon işleminin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren bireysel işlem olması nedeniyle, bu işleme karşı tapuda kayıtlı taşınmaz malikleri veya diğer hak sahipleri tarafından dava açılabileceği, işlemin niteliği gereği malik olmayanların, davacı belediye başkanlığı olsa bile parselasyon işlemine karşı dava açma hakkı bulunmadığından dava konusu parselasyon işlemiyle davacının yasal ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/4107, K. 2022/1076, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama