İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2021/651 K.2023/8542

2- … VEKİLİ : Av. …

Esas2021/651Karar2023/8542Tarih22 Kasım 2023Okuma14 dk · 2.731 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/651 E., 2023/8542 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
22 Kasım 2023
Esas No
2021/651
Karar No
2023/8542
Davacı
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.731 kelime·14 dk okuma·9 bölüm

2- … VEKİLİ : Av. …

DAVALI

… Büyükşehir Belediye Başkanlığı/… VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişlikliği yapılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının dayanağı olan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Dava konusu çevre düzeni planı değişikliğini yapma yetkisinin büyükşehir belediyesine ait olmadığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılması gerektiği, yetkisiz idarenin işlem tesis ettiği, Mahkeme tarafından daha önce verilen iptal kararlarının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Çevre düzeni planı hükümlerine göre dava konusu işlemi tesis etmekte yetkili oldukları davacı tarafından dava konusu işleme itiraz edilmediği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Antalya - Burdur - Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda değişikliğin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla görüşülerek karara bağlandığı, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında olduğu,

dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan çevre düzeni planında yapılan dava konusu değişikliğin de aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği, yetkisiz idare tarafından tesis edilen işlem yok hükmünde olduğundan iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişlikliği yapılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının dayanağı olan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasında; "a) Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak,

onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak. (...) c) Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak." Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanununun, "Meclisin Görev ve Yetkileri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Antalya - Burdur - Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Antalya İli, Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Serik İlçelerini kapsayan değişikliğin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla görüşülerek karara bağlandığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta Antalya-Burdur- Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının sadece bir il sınırlarını kapsamayıp, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde bölge bazında yapılıp kabul edildiği, yukarıda yer verilen hükümlere göre, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu,

dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan çevre düzeni planında yapılan dava konusu değişikliğin de aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği, plan bütünlüğünün bozulmaması için sadece il bazında da olsa değişikliklerin planı yapan idare tarafından değerlendirilmesinin en başta yetki ve usulde paralellik, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereği olduğu,

mevzuatımızda, birden fazla ili kapsayan belli bir havzada yapılan çevre düzeni planlarında yapılan değişikliklerin, bu illerden büyükşehir belediyesi idaresine sahip ilin belediye meclisince görüşülerek karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmadığı açıktır.

Ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılıp onaylanan ve askıya çıkarılan çevre düzeni planında itiraza konu alanın büyükşehir belediye sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle plan notlarının 5.3. sayılı maddesindeki "Planlama bölgesindeki büyükşehir belediye sınırları içerisinde, bu planın onayından sonraki iş ve işlemler, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca büyükşehir belediyesince yürütülür." düzenlemesi esas alınarak,

değişiklik Antalya Büyükşehir Belediye Meclisince görüşülerek karara bağlanmış ise de öte yandan yetki ve görevin kanuni düzenlemelerle belirlenmesi karşısında plan notunun bu maddesinin davalı idarenin dava konusu işlemde uyguladığı manada yorumlanmasında ve bu yoruma dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; Antalya ili, Kemer ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kullanım kararını, üst ölçekteki 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği kararlarına aykırı bir şekilde tarım alanı olarak belirleyen ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin dava konusu … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile söz konusu taşınmazın bulunduğu alan tarım alanı olarak belirlenmiş, akabinde ise Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 09/03/2020 tarih ve 189 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu alan bir kez daha tarım alanı olarak gösterilmiştir.

Anılan nazım imar planı değişikliğinin 26/03/2020 - 24/04/2020 tarihleri arasında askı suretiyle ilan edilmiş ve davacılar tarafından askı süresi içerisinde plan değişikliğine itirazda bulunulmamıştır.

Davacılar vekili tarafından, 06/08/2020 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararı doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının … tarih ve E… sayılı işlemiyle, davacılara, yukarıda belirtilen süreç çerçevesinde yargı kararının uygulandığının bildirilmesi üzerine, ilk olarak 05/10/2020 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 09/03/2020 tarih ve 189 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile bu işlemin dayanağı olan ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Danıştay Altıncı Dairesinin 05/11/2020 tarih ve E:2020/9840, K:2020/10543 sayılı dilekçe ret kararına uygun olarak, davacı tarafından 15/01/2021 tarihinde sunulan yenileme dilekçesi ile Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.

Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne. 11. maddesinin işlem tarihindeki halinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında; "Nazım İmar Planı", varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun'n 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise. "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.

Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.

Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği;

imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tâbi olduğu hususlarında tartışma bulunmamaktadır.

Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı imar planının iptalinin istenilmesi halinde planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de dava açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir.

Çevre düzeni planları, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve genel arazi kullanım kararlarını belirleyen planlar olup; bu planlar ile belirlenen ana kararların alt ölçekli imar planları olmaksızın uygulamaya geçirilmesi mümkün değildir.

Planlama sürecinde de nazım imar planının öncelikle yapılarak çevre düzeni planı ile uyumlu hazırlanmak suretiyle arazinin genel kullanış biçimi, nüfus yoğunluğu, ulaşım gibi konular belirlenecektir. İmar planları arasındaki bu hiyerarşik ilişki, diğer düzenleyici işlemlerden farklı olup; alt ölçekli planların, üst ölçekli planların uygulanması amacıyla tesis edildiği açıktır.

Bu hususlar dikkate alındığında; alt ölçekli plan (düzenleyici işlem olmakla birlikte), üst ölçekli planın uygulama işlemi niteliğinde olduğundan, nazım imar planı yapıldıktan sonra, bu plana yönelik dava açma süresi içerisinde, bu plan ile birlikte ya da ayrıca dayanak üst ölçekli planın da iptali istemiyle dava açılabilmesi mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden. Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin,.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi sonrasında, Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan dava konusu değişikliğin ve buna dayalı olarak da Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin yapıldığı,

davanın ise, davacılar vekili tarafından anılan yargı kararının uygulanması istemiyle davalı idareye yapılan 06/08/2020 tarihli başvuruya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının … tarih ve E… sayılı işlemiyle verilen cevap üzerine, ilk olarak, 05/10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E… sayılı işleminin imar uygulama işlemi niteliğinde olmadığı ve 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında dava açma süresine esas alınamayacağı açıktır. Ayrıca dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin 23.09.2019 - 22.10.2019 tarihinde askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde itiraz edilmediği, bu durumda son askı tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açması gerekirken bu süre geçtikten sonra 05/10/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY : Dava, Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişlikliği yapılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının dayanağı olan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise,

havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanununun, "Meclisin Görev ve Yetkileri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır." hükmü yer almaktadır.

İdare hukukunda kurucu unsurlarında derhal farkedilebilir nitelikte ağır ve açık sakatlıkları bulunan işlemler "yok hükmünde" olan işlemler olarak adlandırılmaktadır.

Yargısal ve bilimsel içtihatlarda, yokluk halinin ancak, işlemin, asli kurucu unsuru olan yetki unsuru yönünden incelenmesinde fonksiyon veya yetki gaspı hallerinin saptanması veya kanunun açıkça yasakladığı bir konuda yapılması halinde mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda, işlemin "varlık koşulları" oluşmamış olduğundan bizzat işlemin yokluğu sonucu doğmakta, işlem hiç doğmamış, var olmamış sayılmaktadır. Bu tür işlemlere karşı açılacak davalarda süre aşımı bulunmamakta ve yargı yeri işlemin yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermektedir.

İdari işlemin unsurlarındaki olağan hukuka aykırılıklar ise, işlemin "geçerlik koşullarına" ilişkin olduğundan, böyle bir durumda, ortada hukuka aykırı ve iptal edilebilir, bir idari işlem bulunmaktadır. Dava açıldığında yargı yerince bu işlemlerin hukuka uygunluk denetimi yapılarak hukuka aykırılığının saptanması halinde iptaline karar verilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Antalya - Burdur - Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda değişikliğin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla görüşülerek karara bağlandığı, yukarıda hükmüne yer verilen 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında olduğu, dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan çevre düzeni planında yapılan dava konusu değişikliğin de aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği açıktır.

Bu durumda, yetkisiz idari makam tarafından onaylanan çevre düzeni planı değişikliği yok hükmünde olduğundan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/651, K. 2023/8542, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı
  4. İstemin Konusu
  5. Davacının İddiaları
  6. Davalının Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2021/651
Karar No
2023/8542
Tarih
22 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2021/652 K.2023/4786
  • Danıştay 3. Daire E.2021/666 K.2023/4966
  • Danıştay 10. Daire E.2021/669 K.2023/6633
  • Danıştay 10. Daire E.2021/671 K.2023/6639
  • Danıştay 10. Daire E.2021/672 K.2023/6640
  • Danıştay 10. Daire E.2021/674 K.2023/6641

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.