İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2022/271 K.2022/1987

2- ... İmar İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/271Karar2022/1987Tarih22 Şubat 2022Okuma12 dk · 2.448 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/271 E., 2022/1987 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire Müdahiller

Karar tarihi
22 Şubat 2022
Esas No
2022/271
Karar No
2022/1987
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av. ...
Davalı yanında)
1- ... Çevre ve İnşaat A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.448 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

2- ... İmar İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Malatya Valiliği tarafından verilen 10/01/2018 tarih ve 201814 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 22/12/2020 tarih ve E:2020/10895, K:2020/13317 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ek bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" ile ilgili olarak yapılan incelemelerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde bilgi ve belgeye dayandırıldığı,

tesis ile yerleşim yerleri/tarım alanları arasındaki mesafe ve rakım farkı nedeniyle çevreye olabilecek muhtemel olumsuzlukların sağlığı etkilemeyecek düzeyde olduğu, Campanula peshmenii (Beyçıngırağı) bitkisinin bulunduğu alan ile tesis arasındaki mesafe ve rakım farkı nedeniyle endemik türün varlığına tehdit oluşturan bir durumun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Faaliyet alanının emisyonların dağılması için uygun bir alan olmadığı, faaliyetin hava kalitesine dolayısıyla insan, hayvan ve bitki yaşamına olumsuz etkisinin olduğu, partikül maddeler, çöken toz bulutları ve gaz emisyonları sebebiyle ürün kalitesinin düştüğü, bölgede yetişen meyveli/meyvesiz ağaçların gelişiminin zarar gördüğü, su kaynaklarının kuruduğu, faaliyet alanının yerleşim yerlerine çok yakın olduğu, kümülatif etki araştırmasının yapılmamış olduğu, Campanula peshmenii Güner isimli endemik bitkinin faaliyet nedeniyle yok olma tehlikesi altında olduğu, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/49 D.İş dosyasındaki rapor, Yeşilyurt Kaymakamlığınca hazırlanan rapor, İl Tarım Müdürlüğünce Ziraat Mühendisine hazırlatılan rapor ve dosyaya sunulan bilimsel makale ile faaliyetin yer altı sularına, bitki örtüsüne, tarımsal faaliyetlere ve tüm canlılara zarar verdiğinin belirtilmiş olduğu, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan kök raporda da yukarıda belirtilen raporlarla aynı doğrultuda tespitlere yer verildiği, Mahkemece aynı bilirkişi heyetinden alınan ek raporun, ek rapor niteliğinde olmadığı, kök raporla çelişen yeni bir rapor niteliğinde olduğu,

ek raporda, kök raporda yer verilen tespitlerin tamamen tersi tespitlere yer verildiği, bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Malatya Valiliği tarafından; dava konusu Çed Gerekli Değildir kararının 10/01/2018 tarihli yazı ekinde ilan edilmek üzere Malatya Valiliğine (İdari Hizmetler Şube Müdürlüğü), Yeşilyurt Kaymakamlığına ve ...

Mahallesi Muhtarlığına gönderildiği, projenin bilimsel analizler, kurum görüşleri, proje sahası yer incelemeleri ve mevzuata göre değerlendirilmiş olduğu, bu kapsamda ilgili kurumlardan alınan görüşlerin tamamının olumlu olduğu, projenin tarım ve hayvancılık faaliyetlerine, su kaynaklarına, endemik bitki türüne ve hayvanlara, ormana, kültürel varlıklara, sosyo-ekonomik vb. unsurlara olumsuz etkisi olacağı yönündeki davacı iddialarının ilgili kurumlarca verilen görüşler kapsamında ortaya konulan bilgiler karşısında doğru olmadığının görüldüğü,

dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile ek bilirkişi raporu değerlendirildiğinde dava konusu Çed Gerekli Değildir kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

Müdahiller (davalı yanında) tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Üye ....'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı kanaatine varıldığından, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Malatya Valiliği tarafından ... 10/01/2018 tarih ve 201814 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde.

"Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne.

10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.

Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler. Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için.

ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler.

(2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.

(3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.

(4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden. Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, ...

Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" ile ilgili olarak Malatya Valiliği tarafından verilen 10/01/2018 tarih ve 201814 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Dairemizin 22/12/2020 tarih ve E:2020/10895, K:2020/13317 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak,

harita mühendisi, biyolog, jeoloji mühendisi, maden mühendisi ve çevre mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının mevzuata uygun olmadığı ve planlanan projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin tam olarak ortaya konulmadığı yolunda görüş bildirilmiş, Mahkemece 07/10/2021 tarihli ara kararla; bu raporda yapılan bazı maddi hataların düzeltilmesi ve işin esasına ilişkin olup anlaşılamayan bazı bilirkişi tespitlerinin açıkça ortaya konulması,

faaliyet nedeniyle yer altı su kaynaklarının etkilenip etkilenmeyeceğinin proje tanıtım dosyasındaki taahhütler ve bilimsel veriler dikkate alınmak suretiyle ortaya konulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bu ara kararı üzerine hazırlanan 01/11/2021 havale tarihli ek bilirkişi raporunda bu defa ÇED Gerekli Değildir kararının mevzuata uygun olduğu,

planlanan projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin belirlenerek alınması gereken tedbirler ile bu çevresel etkileşimlere karşı gereken taahhütlerin oluşturulduğu yolunda kanaat bildirilmiş ve Mahkemece ek bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

07/09/2021 havale tarihli kök bilirkişi raporu ile 01/11/2021 havale tarihli ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; maden mühendisi tarafından; her iki raporda da aynı tespitlere yer verildiği; yapılacak patlatmaların bölgenin etki alanı içerisindeki duraysız zeminlerde kaya düşmelerine sebebiyet verip vermeyeceği ile ruhsat sahası içindeki kaymaya müsait alanların bu sarsıntılardan etkilenerek göçmelere yol açıp açmayacağının incelenmemiş olduğu,

yapılacak patlatma sonrası gerek oluşacak taş savrulmalarının azami mesafesinin ve partiküllerin havada gidebileceği mesafenin "Patlatma Tasarımları ve Patlatma Kaynaklı Etkiler Klavuzu" na göre hesaplanarak çevresel etkilerinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek mevzuat gereklerine ve önlemlere uyulduğu takdirde maden işletmesinin madencilik açısından işletmeye uygun olacağı yolunda kanaat bildirildiği, jeoloji mühendisi tarafından, kök raporda;

davalıların bir defada kullandıkları 2500 kg anfo ve 50 kg dinamit lokumunun bölgenin yer altı tablasında yön değiştirmelere, taban suyunun daha alt kotlara inmesine ve etkileşim sınırı içindeki yüzey sularının kaybolmasına sebebiyet verecek sarsıntılar meydana getirebileceği tespitlerine yer verildiği, ayrıca dava dışı bir firma tarafından planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisinin bulunduğu alana ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu, ek raporda ise; dava dışı firmaya ilişkin değerlendirmelerin sehven yapıldığı,

dava konusu ile ilgisinin olmadığı belirtilerek bir patlatma sonrası toplam kullanılacak patlayıcı madde miktarının 2509.04 kg anfo ve 50.56 kg dinamit olduğu, sıralı olarak patlatma yapılacağının proje tanıtım dosyasından anlaşıldığı, bölgede yer altı su seviyesinin bu oranda kullanılacak patlayıcı madde miktarlarından etkilenip etkilenmeyeceğine dair hesaplamanın yapılmamış olduğu,

en yakın yerleşim yeri olan Kırlangıç Mahallesi evlerinin mesafesi veya yer altı su tablasının patlatma yapılacak kota olan mesafeleri dikkate alınarak güvenli mesafe sınırının hesaplanarak tedbir alınması gerektiği, nihai olarak proje tanıtım dosyasında bu türden oluşabilecek zararlara karşı sadece taahhütlerde bulunulmuş olduğu, taahhütler doğrultusunda işletme faaliyetlerine devam edilmesi durumunda herhangi bir sakınca bulunmayacağı tespitlerine yer verildiği, biyolog tarafından, her iki raporda da aynı tespitlere yer verildiği;

ruhsat alanına 651 metre mesafede dik bir kaya yüzeyi üzerinde Campanula peshmenii (Beyçıngırağı) türünün mevcut olduğunun tespit edildiği, bu türün sadece Malatya İli içinde yayılışa sahip olduğu, IUCN (2016)' ya göre [EN B2ab (v).

C2a (ii) tehlike kategorisinde yer alan bir bitki türü olduğu, Valilikçe oluşturulan denetim komisyonunca 2019 yılında yapılan incelemede aynı yerdeki kaya üzerinde 5 farklı bireyin olduğunun rapor edildiği, keşif tarihinde yapılan incelemede ise 10 bireyin mevcut olduğunun tespit edildiği, geçen 2 yıl içinde türün birey sayısının artış gösterdiği, faaliyetin türün gelişimi üzerinde etkisinin gözlenmediği tespitlerine yer verildiği, çevre mühendisi tarafından, kök raporda; dava konusuyla ilgisi bulunmayan başka bir projenin ÇED sürecinin sonlandırılması ile ilgili değerlendirmelerde bulunulduğu,

başka bir projeye ilişkin olduğu anlaşılan ÇED Raporu ve halkın katılımı toplantısı hakkında tespitlere yer verildiği, devamında işletme alanına en yakın yerleşim yerinin proje alanına uzaklığının yaklaşık 1673 metre olduğu, bu mahalleye ait tarla ve bahçe tarımı yapılan alanların işletme alanına uzaklığının yaklaşık 2000 metre olduğu, hesaplanan mesafeler ve ayrıca bölgede fazla sayıda taş ocağının yer almasından dolayı işletme kaynaklı tozların bu tarım alanlarını olumsuz yönde etkileyeceği, mevcut su kaynaklarının planlanan projeden olumsuz etkileneceği, ayrıca davaya konu ÇED Raporunda;

tozlaşmadan kaynaklanan kümülatif etkinin tam bilimsel modelleme çalışmaları ile tam olarak değerlendirilmediğinin tespit edildiğinin belirtildiği, ek raporda ise; kök raporda yer verilen "ÇED Raporunda tozlaşmadan kaynaklanan kümülatif etkinin tam bilimsel modelleme çalışmaları ile tam olarak değerlendirilmediğinin tespit edildiği, hesaplanan mesafeler ve ayrıca bölgede fazla sayıda taş ocağının yer almasından dolayı işletme kaynaklı tozların bu tarım alanlarını olumsuz yönde etkileyeceği" tespitlerinin başka bir dosyaya ilişkin olduğu, rapora sehven yazıldığı belirtilerek,

dava konusu ÇED sürecinde ÇED'in amacına uygun olarak planlanan projenin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin tespit edilmiş olduğu, yürürlükteki mevzuat kapsamında değerlendirilmiş olduğu ve projenin olası çevresel etkilerinin azaltılması için tedbirlerin belirlendiğinin görüldüğü, işletme alanına en yakın yerleşim yerinin proje alanına yaklaşık 1673 metre mesafede olduğu, tarla ve bahçelerin ise yaklaşık 2000 metre mesafede olduğu,

proje alanından yaklaşık 2000 metre mesafede oluşacak tozun sağlığı etkilemeyecek düzeyde olacağı tespitlerine yer verilerek projenin ÇED sürecinin ÇED Yönetmeliğinde verilen esaslara göre yürütüldüğü ve projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin alınacak önlemler ve verilen taahhütler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olacağı kanaati bildirilmiştir.

Dairemizin 22/12/2020 tarih ve E:2020/10895, K:2020/13317 sayılı bozma kararında özetle; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; arazi ve su kullanımı, faaliyetten kaynaklanacak atık (katı-sıvı, gaz, dip çamuru vb.) ve toz miktarı, gürültü kirliliği, patlatmaların çevreye ve yerleşim yerlerine etkileri vb. hususlarda proje tanıtım dosyasındaki taahhüt ve bilgilere yer verilmekle yetinildiği,

proje tanıtım dosyasında verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmediği, yeraltı suyu bakımından iyi bir karstik akifer niteliği taşıdığı belirtilen Kalecik Mermerleri içinde yer alan faaliyet alanında yapılacak patlatmaların yeraltı suyu akışı akım yönlerinde değişime neden olmasının beklenip beklenmediği, bu durumun faaliyet alanına 1830 metre mesafedeki Kırlangıç Mahallesi ile bu mahalleye ait tarım alanlarında mevcut su kaynaklarına zamanla olumsuz etkisinin olup olmayacağı hususunun değerlendirilmediği,

tarla ve bahçe tarımı yapılan alanların işletme kaynaklı tozlardan etkilenip etkilenmeyeceğinin Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/49 D.İş dosyasında dava konusu kalker ocağı ve kırma eleme tesisine ilişkin olarak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile Yeşilyurt İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan tespit raporu da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup,

bozma kararına uyulmasının ardından Mahkemece yeni bilirkişi heyeti oluşturularak yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında, bozma gerekçesi olarak belirtilen hususların ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara uygun olarak açıklığa kavuşturulmadığı, gerek kök raporda sehven yapıldığı belirtilen maddi hataların, gerek raporların kendi içindeki çelişkilerin, gerek kök rapor ile ek rapor arasındaki görüş farklılığının gerekçesinin açık ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmamış olması nedeniyle bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetiminde, dayanağı proje tanıtım dosyasının değerlendirilerek projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması ve bu suretle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada bilirkişi seçiminin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyasını hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.

Proje tanıtım dosyasını hazırlayan uzmanlar ile birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi, bilirkişilerin zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, bilirkişi raporunun tarafları tatmin edici olması gerekmektedir.

Belirtilen hususlar adil bir yargılama yapılması açısından da önem arz etmektedir.

Bu durumda, İdare Mahkemesince; yukarıda belirtilen hususlar ile tarafların iddiaları, projenin yeri, nitelikleri ve proje tanıtım dosyasını hazırlayanların uzmanlık alanları da dikkate alınarak, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına konu faaliyetin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması amacıyla, aralarında çevre mühendisi, biyolog, hidrojeoloji mühendisi, ziraat mühendisi gibi uzmanlar da bulunmak ve gerekirse başka dallardan öğretim görevlilerine de yer verilmek suretiyle,

projenin bulunduğu çevrenin özelliğine göre konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetiyle proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/02/2022 tarihinde usul yönünden oyçokluğuyla, esas yönünden oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/271, K. 2022/1987, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/271
Karar No
2022/1987
Tarih
22 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/271 K.2022/507
  • Danıştay 10. Daire E.2022/272 K.2022/508
  • Danıştay 10. Daire E.2022/273 K.2022/509
  • Danıştay 10. Daire E.2022/274 K.2022/510
  • Danıştay 2. Daire E.2022/275 K.2022/226
  • Danıştay 12. Daire E.2022/275 K.2022/327

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.