KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5053 E., 2023/5682 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2023
- Esas No
- 2022/5053
- Karar No
- 2023/5682
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- … 2- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … Bakanlığı/…
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.640 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 3- … Belediye Başkanlığı/… VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı davanın reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Selçuk Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan ve İzmir 1 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli Selçuk Şirince Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planının mülkiyeti davacılara ait İzmir İli, Selçuk ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu imar planının üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği, parselin; doğusundan geçen dere ile parsel arasında güvenli bir mesafe bulunmayan parsel ile dere arasında güvenli bir tampon alan oluşturulduktan sonra geriye yapılaşabilecek büyüklükte bir parsel alanının kalmadığı, ticari merkez alanı ile kuzeydeki cami alanı ile bütünleşecek meydan düzenlemesinin bir parçası olması nedenleriyle plan kararlarının koruma ilkelerine, planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu parselin ve üzerindeki ticarethanelerin tamamen meydan ve yol olarak düzenlendiği, hiç bir imar hakkı tanınmadığı, bu durumun parselin büyük bölümünü ticaret alanı olarak belirleyen üst ölçekli nazım imar planı kararlarına aykırı olduğu, güncel halihazır harita yerine eskisinin kullanıldığı, daha önce murislerinin cami, meydan ve yol için bağış ve terklerinin bulunduğu, ... sayılı parsele bağış amacına aykırı plan kararı getirildiği iddialarıyla temyize konu idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
... Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Selçuk Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan ve İzmir 1 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli Selçuk Şirince Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonunun mülkiyeti davacılara ait İzmir İli, Selçuk ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.
Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde,
bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yahut düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı,
uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, 04.04.2019-06.05.2019 tarihleri arasında ilan edilen dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına davacı tarafından ilan süresi içinde … tarihli, … sayılı dilekçe ile yapılan itiraza verilen Selçuk Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla; itirazın planın tümünü etkileyebilecek nitelikte olduğu ve plan bütünü kapsamında yeniden irdelendikten sonra değerlendirme yapılacağı yönünde işlem tesis edildiği, bu kararın, Selçuk Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, E… sayılı yazısı ekinde davacıya tebliğ edildiği,
daha sonra Selçuk Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla itirazların tümünün reddedildiği ve kararın Selçuk Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, E...sayılı yazısı ekinde 23.10.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından, idarece ilk verilen cevabın kesin olmadığı, itirazının bu işlemle kesin olarak reddedildiği belirtilerek 20.12.2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, davacının uygulama imar planına askı süresi içerisinde yaptığı itirazın son ilan tarihi olan 06.05.2019 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddi söz konusu olduğundan, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 20.12.2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının itirazının reddedildiği … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/5053, K. 2023/5682, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama