KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7327 E., 2022/9039 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire Temyiz Eden
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/7327
- Karar No
- 2022/9039
- Davalı yanında müdahil )
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Bakanlığı - ANKARA
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, davalı yanında müdahil tarafından usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi …'nun düşüncesi
- Müdahilin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir." hükmü yer almış; "Fer’î müdahilin durumu" başlıklı 68. maddesinde ise, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği; müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 08.05.2017 tarih ve 4006 sayılı kararı ile 08.05.2017 tarih 4011 sayılı kararının … Hanı'nın koruma ve konservasyonuna yönelik projelerin ve raporların hazırlanmasına dair kısmının iptal edilmesine ilişkin 07.03.2018 tarih ve 923 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, (davalı yanında) müdahil Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen müdahaleye ilişkin hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; müdahilin, davanın taraflarından bağımsız istekte bulunamayacağı, yalnızca yanında katıldığı tarafın davadaki istemine yardımcı olacak kimi açıklamalar yapabileceği ve bu konularda hukuki yardımda bulunabileceği, davaya taraf olandan bağımsız olarak tek başına kanun yollarına başvuramayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; yanında davaya katıldığı davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış olması karşısında, müdahilin, yanında davaya katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARŞI OY (X)
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir." hükmü yer almış; "Fer’î müdahilin durumu" başlıklı 68. maddesinde ise, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği; müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Davaya müdahale, görülmekte olan davada, hakkı davanın sonucuna bağlı olan kişinin kendi hukuki yararını korumak için, davanın tarafı olmadan, davayı kazanmasında yararı bulunan tarafın yanında ve ona yardımcı olarak davaya müdahalesine imkan veren bir hukuki kurumdur.
Dolayısıyla, kişisel menfaati davanın sonucundan etkilenecek olması nedeniyle davaya müdahalesi kabul edilen kişinin, yanında yer aldığı taraf karar düzeltme isteminde bulunmasa bile, yanında yer aldığı tarafın aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde, dava sonunda verilen kararın tek başına düzeltilmesini isteyebileceğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Aksi durum, Anayasa'nın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) "Adil Yargılanma" başlıklı 6. maddesine aykırı olacaği gibi, idari yargılama usul hukuku yönünden, davaya müdahalenin etkin işletilememesi, işlemin hukuka uygunluğunun yeterince incelenememesi sonucunu doğuracağından, bu sonucun ise, idarenin hukuka uygun işlem tesis etmesinin temini amacı ile bağdaşmayacağı açıktır.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ... Minibüsçüler Odası/Türkiye kararında, yargıya erişim hakkı veya diğer bir deyimle hukuk davası açma hakkının, AİHS'nin 6. maddesinin "yargılanma hakkı" ile ilgili birinci fıkrasının yalnızca bir yönünü oluşturduğu, erişim hakkının etkin olabilmesi için, haklarına müdahale edilen bir kimsenin açık ve kesin bir şekilde bu işleme itiraz edebilmesi ve bu itirazın mahkemece tartışılabilmesi ve incelenmesi gerektiği, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilediğine işaret edilmiştir.
Bu durumda, müdahilin temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/7327, K. 2022/9039, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama