KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1426 E., 2023/6111 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas No
- 2023/1426
- Karar No
- 2023/6111
- Temyiz eden taraflar
- 1- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- 2- (davacılar)
- 1- …
Karar Metni
2.332 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
2- … … 39- … 40- … VEKİLLERİ: Av. …
DİĞER DAVALILAR
1- … Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı VEKİLİ: Av. …
3- … Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce esas yönünden, davacılar tarafından ise yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında "lise alanı" olarak ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2016 tarih ve E:2015/8201, K:2016/8997 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesini 17/10/2018 tarih ve E:2018/5510, K:2018/8096 sayılı kararıyla yeniden bozulması üzerine, karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2022 tarih ve E:2020/2495, K:2022/6798 sayılı kararıyla yeniden bozulması üzerine, davanın görev yönünden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
1-Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; kararın esasa ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davacılar tarafından; kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI
1-... Su Ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; davacıların temyiz talebinin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. 2-... Bakanlığı tarafından; davacıların temyiz talebinin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması, davacıların temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında "lise alanı" olarak ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedelinin yasal faiziyle birlikte tazmini talebiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacıların temyiz talebinin incelenmesi;
-Kararın vekalet ücreti yönünden incelenmesi;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmış, "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Davanın açıldığı tarihte görevli bulunan bir mahkemenin sonradan çıkan bir yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararında, yanlış mahkemeye dava açmamış, dolayısıyla da gider yapılmasına neden olmamış olan davacı aleyhine vekalet ücreti yükletilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin son fıkrasında da, Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, iş bölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmeyeceği öngörülmüştür.
Bu durumda, mahkemelerce taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.
-Kararın vekalet ücreti dışındaki diğer yargılama giderleri yönünden incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmüne yer verilmiştir.
Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır.
Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez.
Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün temyiz talebinin incelenmesi; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/1426, K. 2023/6111, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama