KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/4592 E., 2024/7212 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/4592
- Karar No
- 2024/7212
- Temyiz edenler (davacılar)
- 1- ... 2-... ... 25-...
- Vekilleri
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ... Belediye Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2-... Bakanlığı-... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: 04.03.2022 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kabul edilen İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... mahalleleri 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile anılan planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 25/05/2022 tarihli işlemin İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli planda "konut alanı" ve "ortaokul alanı", 1/1000 ölçekli planda "Taks:0.45, ayrık nizam 2 katlı konut alanı", "ortaokul alanı" ve "7 metrelik yol alanı" olarak planlandığı,
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında alan için öngörülmüş olan kullanım kararlarının sınırlarının tamamının alt ölçekli planlarda ilgili kurumlardan alınacak detaylı ve sınırları kesinleşmiş görüş ve önerilere bağlı olarak belirleneceği ifade edildiği için sınırlara bağlı olarak çevre düzeni planı kararları ile uyumlu olduğu,
uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar plan revizyonu ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunun alan bütününe yönelik nüfus kabulü ve bu nüfusun mekânsal dağılımına yönelik yoğunluk belirlemeleri (75 kişi/ha), kullanım türleri ve yapılaşma koşullarının Elmalı 1-2 Havzası Koruma Planında uzak mesafe koruma alanı için tanımlanan hükümler ile uyumlu olduğu, plan genelindeki ortaokul alanlarının asgari standardı sağlamakta olduğu,
dava konusu parselin alanın eğimli topografyası ve planın orman alanları nedeniyle parçalı bir yapı göstermesinden ötürü takribi yürüme mesafesi olan 1000 metrenin altında 700 metre civarında mesafede ortaokul alanlarına rastlandığı,
bu durumun yerleşmenin yapısal özelliği ile ilgili olmasından dolayı mevzuata aykırılık kapsamında değerlendirilemeyeceği, parselin tapu kayıtlarında beyanlar hanesinde “imar planları yapılması sonucunda sağlık ve benzeri resmi alanları için ayrılan yerler ile özel kanunlar gereğince korunması gereken taşınmazlar, imar uygulaması sonucunda bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde hazine adına tapuya tescil edilir.” ifadeleri bulunmasından ötürü parselasyon sonucunda terklerde bulunacağının 16.01.2014 yılından bu yana belirli olduğu,
asgari büyüklükler yönünden ortaokul alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre 6000 m2 olarak ayrılması gerekirken dava konusu imar planlarında yaklaşık 3500 m2 alan ayrıldığı, ancak dava konusu planların koruma amaçlı imar planları olduğu ve Mekansal planlar Yapım Yönetmeliğinin standartlar başlıklı 11. maddesine göre.
“11-4) Sit alanlarında; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının fiziksel ve mülkiyet dokusu özellikleri, mevcut sosyal ve teknik altyapı tesisleri, koruma kullanma dengesi, planlanan alanın şartları ile ihtiyaçları gözetilerek kentsel, sosyal ve teknik altyapı alan standartları, yaya ve taşıt yolları genişlikleri koruma amaçlı imar planı kararları ile belirlenir.” hükmü uyarınca koruma amaçlı imar planlarının taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının özelliklerine bağlı olarak kendi özgün standartlarının bulunabildiği,
dava konusu ortaokul alanı kullanımının yer seçim kararının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacılar tarafından, 16/03/2022 tarihinde askıya çıkarılan 04.03.2022 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kabul edilen İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... mahalleleri 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonu ile anılan planlara yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarihli işlemin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, site içerisinde ortaokul ve yaya yolu yapılmasının maliklerin mülkiyet hakkını kısıtlayacağı, herhangi bir kamu yararının bulunmadığı ileri sürülerek iptali stemiyle bakılan davanın açıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2024/4592, K. 2024/7212, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama