KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/7660 E., 2024/7835 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/7660
- Karar No
- 2024/7835
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi,... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve oto yıkama faaliyeti gösteren işyerinin 28/08/2021 tarihinde davalı idare ekiplerince yıkımının gerçekleştirildiğinden bahisle işyerinin hukuka aykırı olarak yıkıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık şimdilik 400,00-TL maddi tazminatın yıkım işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:...,K:... sayılı kararda; davacının maddi tazminat isteminin, 100,00-TL'lik kısmının kabulüne, 300,00-TL'lik kısmının reddine, 100,00-TL maddi tazminat tutarının idareye başvuru tarihinden (05.08.2021) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi talebinin kabulüne, anılan tutarın davalı idarece davacıya ödenmesine, kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45.maddesinin 1. fıkrası gereği, davanın konusu otuz bir bin Türk lirasını (2023 yılı için 20.000,00.-TL) geçmediğinden uyuşmazlıkla ilgili verilen kararın kesin olduğu belirtilerek, istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın karar tarihi itibarıyla ıslah yapılmadığından davanın kısmen reddine karar verildiği, hatalı değerlendirme ve tespitlerle düzenlenmiş bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi gözetilmeden kararın miktar itibarıyla kesin olarak verilmesi usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi,... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve oto yıkama faaliyeti gösteren işyerinin 28/08/2021 tarihinde davalı idare ekiplerince yıkımının hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğinden bahisle oluştuğu ileri sürülen toplam 400,00-TL maddi tazminatın yıkım işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile.
"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir. hükmü eklenmiş, bu maddenin gerekçesinde ise, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir.
Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır" ifadelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından işyerinin haksız ve hukuka aykırı olarak yıkıldığından bahisle davalı idarece tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği,
yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi üzerine taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itirazlar doğrultusunda İdare Mahkemesinin 27/02/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının dava açarken talep ettiği maddi tazminat miktarını arttırabileceğine ilişkin ara kararının 05/03/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,
dava dilekçesinde belirtilen toplam 400,00-TL maddi tazminatın yıkım işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 10.000,00-TL manevi tazminat istemlerinin maddi tazminat isteminin 100.00-TL'lik kısmı ile manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne diğer tazminat isteminin reddine kesin olarak...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararıyla karar verildiği, davacının ise bilirkişi raporunun tarafına tebliğ edilmesi üzerine anılan rapordaki tespitler doğrultusunda 05/04/2023 tarihinde UYAP kayıtlarına giren bedel arttırım dilekçesi ile harca esas talep edilen tazminat tutarını 88.198,40-TL olarak artırdığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Olayda bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yapılan itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması, bu talebin yerinde görülmemesi halinde değer arttırım dilekçesi verilmek üzere davacıya makul bir süre verilmesi gerekirken, herhangi bir süre verilmeksizin dava dilekçesindeki talep miktarı esas alınarak uyuşmazlığın karara bağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, tazminat miktarının 2577 sayılı Kanun'un 16.maddesinin 4.fıkrası uyarınca arttırılabilmesi için süre verilerek, tazminat miktarının arttırılmasını içeren dilekçenin Mahkemeye verilmesi durumunda da bu dilekçenin davalı idareye tebliğ edilerek davalı idarece cevap verilmesi veya cevap süresi geçirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, davacı tarafa değer arttırımı için süre verilmeksizin, 2577 sayılı Kanun'un 16.maddesinin 4.fıkrasında yer alan miktar artırım hakkını kullanmasına olanak sağlamadan uyuşmazlığın karara bağlanmasında usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2024/7660, K. 2024/7835, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama