İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.2005/2963 K.2006/1373

... tarihinde iflasına karar verilen davacının, ... gün ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi ile geçici olarak ithal ettiği eşyaların muafiyet kapsamından çıkarılması üzerine, eşyalara ilişkin olarak hesaplanan ve Beyoğlu İflas Müdürlüğünce sıra…

Esas2005/2963Karar2006/1373Tarih26 Nisan 2006Okuma7 dk · 1.326 kelime

KÜNYE

7. Daire 2005/2963 E., 2006/1373 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
26 Nisan 2006
Esas No
2005/2963
Karar No
2006/1373
Temyiz İsteminde Bulunan
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Gebze Gümrük Müdürlüğü
Karşı Taraf
Müflis ... Sabun ve Kozmetik Sanayi Anonim Şirketi
Vekili
Av....
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.326 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

... tarihinde iflasına karar verilen davacının, ... gün ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi ile geçici olarak ithal ettiği eşyaların muafiyet kapsamından çıkarılması üzerine, eşyalara ilişkin olarak hesaplanan ve Beyoğlu İflas Müdürlüğünce sıra cetveline alacak kaydedilen gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile cezai faizlerine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı İdare tarafından verilen birinci savunma dilekçesinde, ihtilaf konusu alacağın, davacının, ithal esnasında vermiş olduğu teminat mektuplarından tahsil edildiği,

bu sebeple ortada iptal ve terkini gereken bir alacağın kalmadığının bildirildiği, bu bildirimin ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesiyle atıfta bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92 ve 95'inci maddelerine göre,''davayı kabul'' anlamına geldiği gerekçesiyle verilen, kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı ve yargılama giderlerinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesi yolundaki ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E.....

K:... sayılı kararının, münhasıran, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Usul Hukukunda, "davayı kabul" davayı sona erdiren ve kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden birisidir Sözü edilen bu müessesede, davayı kabul eden davalı, davacının, dava açmakla ulaşmak istediği sonucu peşinen kabul etmekte, yani, davacının dava yoluyla elde etmeyi amaçladığı sonuca, mahkeme kararına gerek kalmaksızın ulaşmasına neden olmaktadır.

Olayda, davacının dava açmakla ulaşmak istediği sonuç, adına tahakkuk ettirilen vergilerin ortadan kaldırılması olduğundan, davanın kabulü de, ancak sözü edilen vergilere ilişkin tahakkuk işleminin, davalı tarafından geri alınması ile mümkün olabilecektir. Oysa, davalı idare, tahakkuk işlemini ortadan kaldırmamış, sadece, davacının dava açmakla iptalini istediği işleme konu vergilerin başka bir yoldan (teminat mektuplarının irada intikali ile) tahsil edildiğini bildirmiştir.

Bu bildirimin ise, Usul Hukuku kurallarına göre "davanın kabulü" olarak kabul edilmesi olanaklı bulunmadığından, yargılama hatası yapılmak suretiyle verilen "kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı'' yolundaki hüküm fıkrası yerinde değil ise de, davacı tarafından temyize gelinmemiş olması; davalı idare tarafından ise, münhasıran yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz isteminde bulunulmuş olunması sebebiyle, söz konusu yanlışlık bozma sebebi olarak görülmemiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, hatalı olmakla birlikte, dava hakkında, ''kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına'' kararı verilmiş olduğundan, yargılama giderlerinin de, tesis ettiği işlemle dava açılmasına sebebiyet veren davalı idareye yükletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; ... tarihinde iflasına karar verilen davacı Şirketin ithal ettiği eşyaların muafiyet kapsamından çıkarılması üzerine eşyalara ait vergi, fon ve cezai faizlere ilişkin işlemin iptali istemiyle, anılan Şirket yetkilileri tarafından verilen 23.6.2003 tarihli vekaletname ile vekil tayin edilen kişi tarafından açılan davada.

Mahkemece, idarenin savunmasında, uyuşmazlık konusu alacağın davacı Şirketin ithal işlemi sırasında vermiş olduğu teminat mektuplarından mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiği, bu sebeple ortada iptal ve terkini gereken bir alacak kaydı kalmadığının ve bu hususun ilgili yerlere bildirildiğinin belirtilmesi karşısında; bu bildirimin davanın kabulü anlamına geldiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi yolunda tesis edilen mahkeme kararının; yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden davalı idarece bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesiyle göndermede bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92'nci maddesinde, kabulün, iki taraftan birinin, diğerinin neticei talebine muvafakat etmesi olarak tanımlanmış, 95'inci maddesinde de kabulün, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği belirtilmiştir.

İdarece, dava konusu vergilerin teminat mektuplarının irada intikali ile tahsil edildiği yolundaki bildiriminin; açılan dava ile davacı tarafından ulaşılmak istenilen tahakkukun kaldırılması yolundaki sonucu doğurmaması nedeniyle, bu bildirimin mahkemece davanın kabulü olarak kabul edilmek suretiyle, karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulması yerinde görülmemiş ise de, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış olması ve idarenin temyiz isteminin de yalnızca yargılama giderlerine ilişkin olması nedeniyle, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 32'nci ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 440'ncı maddesi hükümleri uyarınca, iflasın açılmasıyla tasfiyeye giren hükmi şahısların hak ve yetkilerinin iflas idaresine geçmesi nedeniyle, olayda ... tarihinde iflasına karar verilen şirketi temsil yetkisi iflas idaresine geçtiğinden, şirketi temsil yetkisi kalmayan yöneticinin vermiş olduğu vekaletnameye dayanılarak vekil tayin edilen avukatın dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.

Bu durumda, Mahkemece davanın 2577 sayılı Kanunun 15'inci maddesi hükmü uyarınca ehliyet yönünden reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuka uyarlık görülmediğinden, temyiz isteminin kabulüyle, Mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden, ... Sabun ve Kozmetik Sanayi Anonim Şirketinin, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... gün ve E:....

K:... sayılı kararıyla iflasına karar verildiği ve aynı gün iflasın açıldığı, davalı Gümrük Müdürlüğünün istemi üzerine, iflas işlerini yürüten Beyoğlu İflas Müdürlüğünce, Şirkete ait olup ödenmeyen borçların sıra cetveline yazılması talebinin kabulü ile yeniden düzenlenen sıra cetvelinin ilan edildiği; sözü edilen borçların varlığından, sıra cetvelinin ilanı ile muttali olunduğundan bahisle, iflasa karar verilmeden önceki Şirket temsilcilerinin verdiği (iflas kararından sonraya rastlayan) 23.6.2003 tarihli vekaletnameye istinaden, vekil vasıtasıyla, tahakkuk işlemlerinin iptali istemiyle dava açıldığı,

Mahkemece, davalı İdare tarafından verilen birinci savunma dilekçesinde, ihtilaf konusu alacağın, davacının, ithal esnasında vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesi suretiyle tahsil edildiği, bu sebeple ortada iptal ve terkini gereken bir alacağın kalmadığını bildirmesinin, ''davayı kabul'' anlamına geldiği gerekçesiyle, kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesiyle göndermede bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92'nci maddesinde, ''kabul, iki taraftan birinin, diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir'' şeklinde tanımlanıp, 95'inci maddesinde de kabulün, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen hükümlerden de anlaşılacağı gibi, "davayı kabul" davayı sona erdiren ve kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden birisidir. Sözü edilen bu müessesede, davayı kabul eden davalı, davacının, dava açmakla ulaşmak istediği sonucu peşinen kabul etmekte, yani, davacının, dava yoluyla elde etmeyi amaçladığı sonuca, mahkeme kararına gerek kalmaksızın ulaşmasına neden olmaktadır.

Olayda, davacının dava açmakla ulaşmak istediği sonuç, adına tahakkuk ettirilen vergilerin ortadan kaldırılması olduğundan, davanın kabulü de, ancak sözü edilen vergilere ilişkin tahakkuk işleminin, davalı tarafından geri alınması ile mümkün olabilecektir.

Oysa, davalı idare, tahakkuk işlemini ortadan kaldırmamış, sadece, davacının dava açmakla iptalini istediği işlemin konusu olan vergilerin başka bir yoldan (teminat mektuplarının irada intikali ile) tahsil edildiğini bildirmiştir.

Bu bildirimin ise, Usul Hukuku kurallarına göre "davanın kabulü" olarak kabul edilmesi olanaklı bulunmadığından, yargılama hatası yapılmak suretiyle verilen, "kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı'' yolundaki hüküm fıkrası yerinde değil ise de, davacı tarafından temyize gelinmemiş olması; davalı idare tarafından ise, münhasıran yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz isteminde bulunulmuş olunması sebebiyle, söz konusu yanlışlık bozma sebebi olarak görülmemiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 32'nci maddesinde, hükmi şahısların tasfiyesinde, bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu Kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerin tasfiye memurlarına geçeceği; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 437'nci maddesinde, iflas halinde, tasfiyenin iflas idaresi tarafından , İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, Şirket organlarının temsil selahiyetlerinin, ancak, Şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için edecekleri; 440'ıncı maddesinde de, Şirket tasfiye haline girince, organların vazife ve salâhiyetlerinin, tasfiyenin yapılabilmesi için zaruri olan ve fakat mahiyetleri icabı tasfiye memurlarınca yapılamayan muamelelere inhisar edeceği hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" başlıklı 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında, sırasıyla incelenecek hususlar arasında, "ehliyet" hususu da sayılmış, 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davanın reddine karar verileceği belirtilmiştir.

Olayda, ... tarihinde iflasına karar verilen Şirket adına tesis edilen işlemlerin iptalleri için, iflas tarihinden sonra, 23.6.2003 tarihinde, Şirketi temsil yetkisi kalmayan kişilerce, Şirket adına verilen vekaletnameye istinaden açılan davanın, ehliyet yönünden reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, bu husus irdelenmeksizin, hatalı olarak verilen, kabul sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararda, yargılama giderlerinin, davalı tarafa yükletilmesinde isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme kararının, temyize konu edilen, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, bozma kararı üzerine verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 26.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 2005/2963, K. 2006/1373, 26 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2005/2963
Karar No
2006/1373
Tarih
26 Nisan 2006

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2005/3965 K.2006/1504
  • Danıştay 9. Daire E.2005/5384 K.2006/1313
  • Danıştay 12. Daire E.2005/5406 K.2006/1392
  • Danıştay 6. Daire E.2005/6271 K.2006/2001
  • Danıştay 5. Daire E.2005/6401 K.2006/1775
  • Danıştay 6. Daire E.2005/7550 K.2006/1946

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.