İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.2008/5286 K.2010/2022

Motorlu kara taşıtı imal, montaj ve satışı işiyle iştigal eden davacı tarafından, 2006 yılının Ocak ila Mayıs dönemleri için, ihtirazi kayıtla ödendiği ileri sürülen özel tüketim vergilerinin ve gecikme zamlarının iadesine hükmedilmesi istemiyle açılan…

Esas2008/5286Karar2010/2022Tarih27 Nisan 2010Okuma6 dk · 1.253 kelime

KÜNYE

7. Daire 2008/5286 E., 2010/2022 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
27 Nisan 2010
Esas No
2008/5286
Karar No
2010/2022
Temyiz İsteminde Bulunan
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı
Karşı Taraf
... Otomotiv Sanayi Anonim Şirket
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.253 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Motorlu kara taşıtı imal, montaj ve satışı işiyle iştigal eden davacı tarafından, 2006 yılının Ocak ila Mayıs dönemleri için, ihtirazi kayıtla ödendiği ileri sürülen özel tüketim vergilerinin ve gecikme zamlarının iadesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada; davalı İdarece, 18.6.2007 tarihinde tahakkuk ettirilen vergilere karşı 24.7.2007 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı ileri sürülmüş ise de.

5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca 3 ila 20 Temmuz tarihlerinde dava açma sürelerinin durması karşısında söz konusu iddianın yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildiği; motorlu kara taşıtı imal, montaj ve pazarlama işiyle uğraşan davacının, bakım ve temizlik gibi asli bir faaliyetinin bulunmadığı; satın alınan yağların, taşıtların kullanıma ve satışa hazır hale gelebilmesi, diğer bir deyişle, taşıtların nihai halini alabilmesi için araçlardaki çeşitli aksamlarda kullanıldığı; üretilen araç sayısıyla orantısız ve fazladan yağ alındığı yolunda da herhangi bir tespit olmadığından,

davacının tecil-terkin uygulamasından yararlanmasının icap ettiği gerekçesiyle ödenen vergi ve gecikme zamlarının iadesine hükmeden ...Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:....

K:... sayılı kararının; herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın davacı tarafından verilen 15.6.2007 tarihli dilekçeye istinaden tarh işleminin yapıldığı, tahsilat aşamasında konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kendi beyanına karşı dava açamayacağı; satın alınan yağlar imalat aşamasında kullanılmadığından tecil-terkin uygulamasından yararlanamayacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Vergi mahkemelerinde dava açılabilmesi; ya 213 sayılı Kanunun 378'inci maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen işlemlerden birinin, ya da 2'nci fıkrasında sözü edilen ve aynı Kanunun 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen ''düzeltme-şikayet'' müessesesi kapsamında tesis edilen bir işlemin varlığıyla mümkün olabilmektedir.

Olayda ise, davacı hakkında, Vergi İdaresi tarafından, Vergi Usul Kanununun anılan maddeleri uyarınca tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı gibi, davacı tarafından da, Vergi İdaresine, ''düzeltme-şikayet'' kapsamında yapılmış herhangi bir başvuru bulunmamaktadır. Davacının kendi beyanı doğrultusunda tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin ve gecikme zamlarının iadesi istemiyle, doğrudan dava açıldığından, İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının (d) bendi ve 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddi gereken davada, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'un Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, imal edilen taşıtlarda kullanılmak üzere satın alınan motor, diferansiyel ve teker yağlarının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 8'inci maddesinde öngörülen tecil-terkin uygulaması kapsamında düşük oranlı özel tüketim vergisi ödenmek suretiyle teslim alındığı; davacının 15.6.2007 tarihinde Vergi Dairesi Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçeyle, 2007 yılının Ocak ila Mayıs dönemlerinde aynı uygulama kapsamında, düşük oranlı vergi ödenmek suretiyle alım yapıldığından söz konusu dönemlerdeki vergilerin indirimsiz olarak tahakkuk ettirilmesini istemesi üzerine,

18.6.2007 tarihli tahakkuk fişleriyle, dönem vergilerinin indirimsiz olarak tahakkuk ettirildiği ve hesaplanan gecikme zamlarıyla birlikte 28.6.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiği; ödenen vergiler ve gecikme zamlarının iadesine hükmedilmesi istemiyle 19.7.2007 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişiler, mükellef. 2'nci fıkrasında, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişiler de, vergi sorumlusu olarak tanımlanmış, 4'üncü fıkrasında, bu kanunun müteakip maddelerinde geçen ''mükellef'' tabirinin vergi sorumlularına da şamil olduğu belirtilmiş.

122'nci maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri. 124'üncü maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır.

Bu maddeler uyarınca vergi dairelerinden düzeltilmesi istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116'ncı maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117'nci ve 118'inci maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş.

413'üncü maddesinde, mükelleflerin, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilecekleri hükme bağlanmıştır.

Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde ise, 14'üncü maddenin 3'üncü fıkrasının (d) bendine aykırılık görülürse, davanın reddine karar verileceği hükmü yer almış; 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının 4577 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişik (a) bendinde ise, iptal davası; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İdari Yargı, Hukuk Devletinde, hukuka bağlılığı esas olan kamu idaresinin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun, bağımsız yargı yerlerince, yargılama yöntemleri kullanılarak denetlenmesinin sağlanması için var olan yargı düzenidir. Bu yüzden; idari yargı denetiminin işleyebilmesi, idarenin Kamu Hukuku alanında faaliyette bulunmasına; idari nitelikte eylem veya işlem yapmasına, tesis edilecek işlemin de, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olmasına bağlıdır.

Böyle bir faaliyet olmadan, söz konusu denetimin işletilmesi olanaksızdır. Bu bağlamda, kişilerin hukuki durumlarında herhangi bir etki yaratmayan, belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen "icrailik" niteliğinden yoksun işlemlerin, idari bir davaya konu edilmesi mümkün değildir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "d" bendinde yer alan, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceğine; aynı Kanunun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "b" bendinde de, böyle bir işlemin bulunmaması halinde, davanın sonraki yargılama işlemlerine girişilmeksizin reddedileceğine ilişkin kurallar bu ilkeye dayalıdır.

Vergi mevzuatının uygulanması sonucunda tesis edilen ve idari davaya konu edilebilecek işlemler ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378'inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir.

Buna göre, vergi mahkemesinde dava açılabilmesi için; verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış olması ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması zorunludur.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, Vergi Hukukundaki "beyanın bağlayıcılığı ilkesi"nden hareketle, "mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, ancak, bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanmış; aynı Kanunun altıncı kısmının "vergi hatalarını düzeltme ve reddiyat " başlıklı üçüncü bölümünde ise, vergi hatalarıyla ilgili olarak idari uyuşmazlık çıkarma yöntemine ilişkin kurallara yer verilmiştir.

Belirtilen hukuki durum karşısında, vergi mahkemelerinde dava açılabilmesi; ya 213 sayılı Kanunun 378'inci maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen işlemlerden birinin, ya da 2'nci fıkrasında sözü edilen ve aynı Kanunun 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen ''düzeltme-şikayet'' müessesesi kapsamında tesis edilen bir işlemin varlığıyla mümkün olabilmektedir.

Olayda ise, davacı hakkında, Vergi İdaresi tarafından, Vergi Usul Kanununun anılan maddeleri uyarınca tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı gibi, davacı tarafından da, Vergi İdaresine, ''düzeltme-şikayet'' kapsamında yapılmış herhangi bir başvuru bulunmamaktadır.

Davacının kendi beyanı doğrultusunda tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin ve gecikme zamlarının iadesi istemiyle, doğrudan dava açıldığından ve ihtirazi kayıt konulmaksızın tahakkuk ettirilen vergilerin, ihtirazi kayıtla ödenmesi, ihtirazi kayıt müessesesi kapsamında, beyanın ihtirazi kayıtla yapıldığı anlamını da taşımayacağından, İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının (d) bendi ve 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddi gereken davada, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 27.4.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 2008/5286, K. 2010/2022, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2008/5286
Karar No
2010/2022
Tarih
27 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2008/5391 K.2010/1360
  • Danıştay 5. Daire E.2008/5714 K.2010/2164
  • Danıştay 6. Daire E.2008/5832 K.2010/3900
  • Danıştay 6. Daire E.2008/5856 K.2010/3899
  • Danıştay 7. Daire E.2008/6101 K.2010/2000
  • Danıştay 12. Daire E.2008/6666 K.2010/1838

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.