KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/11281 E., 2020/5118 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/11281
- Karar No
- 2020/5118
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. … - Aynı adreste
- Karşı taraf (davacı)
- … Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Davacı tarafından, 29/11/2011 tarihinde geçirilen trafik kazası sonucunda yanarak kullanılamaz hale gelen … plaka numaralı araçtan kaynaklanan mükellefiyet kaydının yanma tarihinden itibaren kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Olayda, Haymana Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı tutanağının incelenmesinden; davacı adına tescilli … plakalı aracın, … tarihinde yanarak kullanılmaz hale geldiğinin anlaşıldığı, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu aracın hurda haline geldiğinden ve mevcut haliyle bir motorlu taşıttan beklenen fayda ve işlevleri yerine getirmesi mümkün bulunmadığından, gerçekte davacının üzerinde tasarrufta bulunabileceği bir aracın olmaması nedeniyle davacının bu araç nedeniyle motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin sürdürülmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin, taşıtların trafik siciline kayıt ve tescili ile başlayıp trafik sicilindeki kaydın silinmesi ile sona ereceği, … plaka numaralı aracın trafik sicilindeki kaydının silinmesine ilişkin gerekli işlemler yapılmadan davacının motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti kaydı terkin edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının adına kayıtlı aracın hurdaya ayrılması için, öncelikle bir dilekçe ile trafik şube müdürlüne başvurulması gerekmekte iken, mükellefiyet kaydının silinmesi istemiyle doğrudan davalı idareye başvuruda bulunulduğu, usule uyulmadan yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerekirken, işlemin iptalinde isabet görülmediğinden, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, … tarihinde geçirilen trafik kazası sonucunda yanarak kullanılamaz hale gelen … plaka numaralı araçtan kaynaklanan mükellefiyet kaydının yanma tarihinden itibaren kaldırılması istemiyle 02/10/2015 tarihinde Yeğenbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu hükmüne yer verilmiştir.
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesinde, motorlu taşıtlar vergisinin mükellefinin, trafik, belediye veya liman sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişiler olduğu; 7. maddesinde, motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin, motorlu taşıtların trafik, liman ve belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline kayıt ve tescili ile başlayacağı; 8. maddesinde de, motorlu taşıtların, anılan sicillerdeki kayıtlarının silinmesi ile mükellefiyetin sona ereceği kurala bağlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların satış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk" başlıklı 20. maddesinin (a) bendinde, araç sahiplerinin tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için;
bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine başvurmalarının gerektiği, aynı maddenin (c) bendinde, tescil belgesinin, aracın başkasına satış veya devrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta, yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerli sayılacağı hükme bağlanmış olup,
anılan Kanun uyarınca çıkarılan ve 18/07/1997 tarihli 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin olay tarihindeki yürürlükteki şekliyle "Araçların Hurdaya Çıkarılması" başlıklı 39. maddesinde, ekonomik ömrünü doldurma, eskime, yıpranma, kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri nedenlerle kullanılamaz duruma gelen araçlar; sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya tüzel kişiliklerce yetkilendirilen kişilerin dilekçesi üzerine, muayeneye tabi tutulmadan;
ilgili vergi dairesinden alınmış motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası, trafik idari para cezası ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine göre verilen idari para cezaları ile geçiş ücreti borcu bulunmadığına dair ilişik kesme belgesinin veya hurdaya ayrılmasında sakınca bulunmadığına dair belgenin ibrazı ve kayıtlarında haciz, rehin, tedbir gibi kısıtlayıcı şerhler bulunmaması halinde, müracaat tarihi itibariyle herhangi bir trafik tescil şube veya bürosunca hurdaya çıkarılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ile dosyanın birlikte incelenmesinden, davacının, adına kayıtlı aracının hurdaya ayrılması için, öncelikle bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne başvurup borcu bulunmadığına dair ilişik kesme belgesini veya hurdaya ayrılmasında sakınca bulunmadığına dair belgeyi temin ederek ve bu bahsi geçen belgelerden birini ekleyerek aracın hurdaya çıkarılması talebini içeren bir dilekçeyle trafik tescil şube müdürlüğüne veya bürosuna başvurması gerekmekte iken, mükellefiyet kaydının terkini istemiyle doğrudan davalı idareye başvuruda bulunduğu anlaşılmış olup, yukarıda belirtilen usule uyulmadan yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, iptale ilişkin mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/11281, K. 2020/5118, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama