KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/3916 E., 2020/4549 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/3916
- Karar No
- 2020/4549
- Temyiz eden (davacı)
- … Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Otomobil ticaretine ilişkin 2007 yılı işlemleri incelenen davacı adına, satışını gerçekleştirdiği … menşeli … markalı araçların, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (II) sayılı listenin 87.03 gümrük tarife pozisyonunda beyan edilmediğinden bahisle re'sen tarh edilen ve tarhiyat sonrası uzlaşma ile vergi ziyaı cezası kaldırılan cezalı tarhiyatın, vergi asılları üzerinden hesaplanan gecikme faizinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatı için uzlaşmaya varıldığı, uzlaşma tutanağının açıklama kısmına gecikme faizinin uygulanacağının yazıldığı, davacının gecikme faizine bir itirazının olmadığı, davacı tarafından ileri sürülen uyuşmazlığın esasına ilişkin iddiaların, uzlaşma sağlanmaması halinde açılacak davada incelenebilecek nitelikte olduğu, varılan uzlaşmanın matrahla ilgili anlaşmazlığı ortadan kaldıracağı; diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 369. maddesinin dikkate alınarak uzlaşmada vergi ziyaı cezasının kaldırıldığı,
aynı madde kapsamında gecikme faizi hesaplanamayacağı iddia edilmekte ise de; savunma dilekçesinde açık olarak cezaların kaldırılmasının nedeninin anılan maddede düzenlenen yanılma halinin olmadığının belirtildiği, 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değişik söz konusu maddede gecikme faizinin de hesaplanmayacağının kurala bağlandığı ve uzlaşma tutanağının imzalandığı 18/08/2012 tarihinde yürürlükte olduğu; ancak, yanılma ve görüş değişikliğinin tatbiki için mükellefe yazı ile izahat verilmiş veya bir hükmün uygulanmasına ilişkin içtihadın değişmiş olmasının gerektiği;
idarenin bir görüş ve içtihat değişikliğinin bulunmadığı, bu durum karşısında davacının idare tarafından yanıltıldığının kabul edilemeyeceği; uzlaşılan vergiler için gecikme faizi hesaplanmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Zamanaşımı süresinin dolmasına yakın bir zamanda re'sen tarhiyat işleminin yapıldığı, ihbarnameler düzenlenirken yürürlükte bulunan lehe olan düzenlemenin dikkate alınmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 369. maddesi uyarınca gecikme faizinin hesaplanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/3916, K. 2020/4549, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama