İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.2016/4179 K.2020/4096

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinde, hangi hallerde faiz tahsil olunacağının ve hangi hallerde iadesi gereken vergilere faiz hesaplanacağının belirtildiği, geçici 29. maddesinde ise, Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin…

Esas2016/4179Karar2020/4096Tarih19 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.073 kelime

KÜNYE

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/4179 E., 2020/4096 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
19 Ekim 2020
Esas No
2016/4179
Karar No
2020/4096
Temyiz eden (davacı)
… Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Dava Konusu İstem
Davacı tarafından fazladan beyan edilerek ödenmesi sebebiyle 01/06/2010 tarihli başvuru üzerine 27/08/2014 tarihinde iade edilen 2010 yılının Mart dönemine ait banka ve sigorta muameleleri vergisi için faiz ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.073 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinde, hangi hallerde faiz tahsil olunacağının ve hangi hallerde iadesi gereken vergilere faiz hesaplanacağının belirtildiği, geçici 29. maddesinde ise, Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağının hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu faiz talebinin 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının yürürlüğe girdiği 31/05/2012 tarihinden önce 2010 yılının Mart döneminde beyan edilip ödenen vergiye ilişkin olduğu,

verginin kanuniliği ilkesi uyarınca, olayda anılan maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının kendi iradesi ile verdiği beyan üzerine rızası ile yaptığı ödemenin, idarenin kamu gücüne dayalı olarak tek yanlı iradesi ile tesis edilmiş bir işlem olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen tipte bir tam yargı davası olmadığından işbu davada genel hükümler çerçevesinde de faize hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Fazladan beyan edilerek ödenen verginin iadesi için 01/06/2010 tarihinde başvurulduğu, uluslararası anlaşmalar ve AİHM kararlarının gereği olarak verginin iade edildiği 27/08/2014 tarihe kadar faiz hesaplanması gerektiği, idarenin yaklaşık 4 yıl boyunca iadesi gereken vergiyi uhdesinde haksız yere tuttuğu, "mülkiyet hakkı" dikkate alınarak faiz talebinin genel hükümlere göre kabul edilmesinin zorunlu olduğu, olayda, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasının uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, İdarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığından; fazla ve yersiz olarak tahsil edilen ve vergi kanunları gereğince iadesi gereken vergiye genel hükümler çerçevesinde faiz ödenmesi gerekeceğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından, 2010 yılının Mart dönemine ilişkin olarak fazladan ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle 01/06/2010 tarihinde idareye başvurulduğu, söz konusu verginin fazladan ve yersiz olarak ödendiğinin kabulü suretiyle 27/08/2014 tarihinde iade edilmesini müteakip, iadenin geciktiğinden bahisle, başvuru tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerektiği yolunda talepte bulunulduğu, talebin reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde de, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türlerinden olduğu hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasındaki, "Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120. madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir" hükmü.

Anayasa Mahkemesi'nin 10/02/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı kararı ile, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde, tahsilatın yapıldığı tarih yerine başvuru tarihinden üç ay sonra başlamak üzere işleyecek faizin ödenmesine ilişkin kuralın, kişinin belli bir dönem için faiz gelirinden mahrum kalması sonucunu doğurarak genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin bozulmasına yol açtığı, bu durumun hukuk devletinde korunması gereken mülkiyet hakkının ihlaline sebep olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararı üzerine söz konusu fıkra 31/05/2012 tarih ve 6322 sayılı Kanun'un 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 14. maddesi ile, "Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir." şeklinde düzenlenmiş, 213 sayılı Kanun'un geçici 29. maddesinde ise,

Kanun'un 112. maddesinin (4) numaralı fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Her ne kadar, mahkemenin, uyuşmazlık konusu faiz talebinin 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının yürürlüğe girdiği 31/05/2012 tarihinden önce 2010 yılının Mart döneminde beyan edilip ödenen vergiye ilişkin olduğu, verginin kanuniliği ilkesi uyarınca, olayda anılan maddenin uygulanmasının mümkün bulunmadığı yolundaki gerekçesi yerinde ise de.

İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.

Bu durumda, sehven fazladan beyan edilerek ödenen ve idarece fazladan ödendiği kabul edilerek davacıya iade edilen vergi tutarının, iadesi için idareye başvuru tarihinden itibaren 1. maddesinde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, hangi oranda faiz ödenmesi gerektiğini düzenleyen, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerektiğinden, davacının kendi iradesi ile verdiği beyan üzerine rızası ile yaptığı ödeme nedeniyle faize hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.

Danıştay 7. Daire, E. 2016/4179, K. 2020/4096, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Savunması
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2016/4179
Karar No
2020/4096
Tarih
19 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2016/4182 K.2020/4127
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4253 K.2020/3899
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4262 K.2020/3898
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4288 K.2020/3864
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4305 K.2020/3826
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4309 K.2020/3827

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.