KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/4407 E., 2020/5336 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/4407
- Karar No
- 2020/5336
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Tekstil ve Gıda Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına 2011 ve 2012 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 28 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin ithalat bedelinin yurt dışına transfer edilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu, fon payına ait cezai faiz, fon payının matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve bu vergi için hesaplanan gecikme zammına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına 11/01/2011 ilâ 08/04/2011 tarihleri arasında tescilli bulunan 9 adet beyannameden kaynaklanan tahakkuklar ve bu tahakkuklara ilişkin cezai faizleri ile gecikme zamlarının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197 ve 231. maddelerinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra 12/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği,
bahsi geçen tarih aralığından sonra tescil edilen 19 adet beyanname yönünden ise, bu beyannameler muhteviyatı eşya karşılığı yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ile bankalardan alınan yazıların incelenmesinden, beyannamelerin tescil edilip gümrük yükümlülüğünün başlamasından önce, ihracatçı firma/ortağı adına Türkiye'de bulunan hesaplara transfer işlemi gerçekleştirilerek ödemenin yapıldığı ve bu işlemin peşin ödeme olarak beyan edildiğinin anlaşıldığı, bu hususun davalı idare tarafından da kabul edildiği,
dolayısıyla davacı şirketin beyannamelerin onaylanma tarihinde veya öncesinde yaptığı ödeme şeklinin "peşin ödeme" niteliğinde olmadığı yolunda idarece yapılmış bir tespitin bulunmadığı, öte yandan,
davalı idare tarafından ihracatçı şirketin yurt içinde açılmış bir hesabına ithalat bedelinin yatırılmasının peşin ödeme olarak kabul edilemeyeceği yolunda kaynak kullanımını destekleme fonu payını ihdas eden Bakanlar Kurulu Kararlarında ve bu Kararlara istinaden yayımlanan Yönetmeliklerde bir düzenlemenin bulunmadığı hususları göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kaynak kullanımını destekleme fonu payı kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin tevsik edilmesinin gerektiği, havale dekontunda, ithalat bedelinin yurt içi hesaba ödendiği saptandığından, tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/4407, K. 2020/5336, 29 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama