KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/4536 E., 2020/4030 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas No
- 2016/4536
- Karar No
- 2020/4030
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Elektronik Elektrikli Ev Aletleri Tarım Hayvancılık Gıda Seracılık İthalat İhracat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Davacı adına tescilli 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyadan kaynaklanan özel tüketim vergisi ile katma değer vergisi ek tahakkukuna ve para cezalarına vaki itirazın süre yönünden reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Ek tahakkuk ve para cezası kararlarının … isimli şahsa tebliğ edildiği, ancak adı geçen şahsın şirketin çalışanı değil, … Elektronik Ticaret Limited Şirketi'nin sigortalı çalışanı olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin işlemden ıttıla olduğu tarihten itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde üst makama itiraz başvurusu yaptığının kabul edilmesi suretiyle Bölge Müdürlüğü tarafından başvurunun esastan incelenmesi gerekirken, süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
4458 sayıl Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde belirtilen 15 günlük süre içerisinde itiraz başvurusunda bulunulmadığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle aynı eşyanın satış bedeli yönteminin uygulanması ve tespit edilen kıymetin esas alınması suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın süre aşımı nedeniyle reddine dair … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
7201 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, hükmi şahıslara tebliğin, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı, 13. maddesinde de, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde ise, tebliğ yapılacak kimselerin bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edildiği takdirde tebligatın, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Olayda, Mahkemece, ek vergi tahakkuku ve para cezası kararlarının, davacıya, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesiyle, ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair işlemin iptaline karar verilmiş ise de, dosyada mevcut tebliğ mazbatasının incelenmesinden, ... isimli şahsın, itiraza konu işlemlerin tebliğine ilişkin evrakı "yetkili" şerhi ile tebellüğ ettiği, şirkete tamamen yabancı bir kişinin ziyaret amacıyla geldiği işyeri evrakını imzalı olarak almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığından,
tebligatın usulsüz olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itiraz süresinde olmadığından, dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/4536, K. 2020/4030, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama