KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/6219 E., 2020/5239 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/6219
- Karar No
- 2020/5239
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazıyla tefecilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporuna done alınmak suretiyle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, 2009 yılının Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergisi ile aynı yılın Mart, Nisan ve Haziran ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergisi tarhiyatına karşı Mahkemelerinin E:2015/825 sayılı dosyasında da dava açıldığı anlaşıldığından, aynı işleme karşı açılan huzurdaki davanın bu kısmının derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkin olarak;
davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla davacının faaliyetinin büyük kısmının herhangi bir mal ve hizmet teslimi hareketi bulunmaksızın kredi kartı aracılığıyla komisyon karşılığı para ticareti yapılmasına dayandığı, banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle re'sen tarh nedeni bulunduğu, bu nedenle matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk işleminin yapıldığı,
davacının işlemlerinin bir kısmının gerçek mal satışları karşılığı kredi kartıyla yapılan tahsilata, bir kısmının komisyon alınmaksızın yapılan kredi kartı çekimi karşılığı verilen nakit para teminine ve bir kısmının da bazı şahısların kredi kartıyla yapılan kart çekimleri sonucu kendi ihtiyaçları için nakit para teminine dayandığı, ancak anılan vergi tekniği raporunda, davacının POS cihazıyla tefecilik faaliyetine ilişkin hasılatının net bir şekilde ortaya konulamadığı ve hasılatın tespit edilebilmesi için takdir komisyonuna sevk edildiği,
takdir komisyonu tarafından ise yukarıda yer verilen hususlara ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın ilgili vergi tekniği raporu done alınarak davacının ilgili dönem pos cihazı hasılatı üzerinden %2.5 komisyon oranı uygulanarak matrah takdirinde bulunulduğu, dolayısıyla vergi ziyaı cezalı banka sigorta muameleleri vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen de incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında 2009 ve 2010 takvim yılllarına ilişkin olarak düzenlenen vergi tekniği raporuyla, davacının, tefecilik yaparak elde ettiği faiz gelirlerini kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edildiğinden takdire sevkedildiği, takdir komisyonu tarafından vergi tekniği raporundaki matrahlar done alınarak takdir edilen matrahlar üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca 2009 yılının Mart, Nisan ve Haziran ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları tarhiyatlarının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/6219, K. 2020/5239, 24 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama