KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/7290 E., 2021/606 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/7290
- Karar No
- 2021/606
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Tefecilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle, düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak, davacı adına banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefiyeti tesis edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, 18/12/2004, 24/07/2006, 10/12/2006 tarihli üç adet borç-alacak sözleşmesinin incelendiğinin davacının …"a 18/12/2014 tarihinde yüz bin Euroyu %4,5. 24/07/2006 tarihli sözleşmeyle yirmi beş bin Euroyu %4. 20/12/2006 tarihli borç sözleşmesiyle 2007 yılı içerisinde ikiyüz bin Euroyu %6 faiz karşılığında vereceğini taahhüt ettiğinin, davacıdan alınan bilgiler doğrultusunda. Bankası, …, … ve.
Bankası'ndan istenilen bilgi üzerine bankaların cevabi yazılarına göre, anılan sözleşmeler kapsamında üç yüz yirmi beş bin Euroluk üç taahhüt dışında toplam yüz altmış dört bin Euro tutarında adı geçen kişiye borç verildiğinin, taahhütlerin peyderpey yerine getirildiğinin, davacının 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında anılan şahsa otuz kere ayrı tarihlerde faiz karşılığında borç para verdiğinin tespit edildiği,
öte yandan davacı tarafından …'ın amcasının oğlu olduğunun, borç verilen paralarla ilgili taahhütname düzenlendiğinin, borç karşılığında, gayrimenkul ipoteği ve herhangi bir teminat alınmadığının, borcun ve faizinin halen kendisine ödenmediğinin, borç, alacak ilişkisi ile ilgili olarak elinde banka dekontu, belge veya sözleşme bulunmadığının beyan edildiği;
olayda, bankalardan alınan yazılar ve davacının beyanları ile tefecilik yaptığı sonucuna ulaşılan ve taahhütnamelerde gösterilen faiz oranlarında faiz gelirinin hesaplandığı yolundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, 30 kalem halinde sözü edilen şahsa gönderilen paraların akrabalık ilişkisi içerisinde izah edilemeyeceği, bu kadar yüklü tutardaki paraların faiz karşılığı verildiği ve bu durumun süreklilik arzettiği, birden fazla yılda aynı kişiye yapılan para aktarımlarının tefecilik faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Borç verilen şahıs ile aralarında yakın akrabalık ilişkisinin bulunduğu, Kadıköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davasının beraat kararı ile sonuçlandığı, akrabasına verdiği borç paralar üzerinden ticari kazanç sağlamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/7290, K. 2021/606, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama