KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/8226 E., 2021/1281 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2021
- Esas No
- 2016/8226
- Karar No
- 2021/1281
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
… Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiyesi Sona Eren … Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca Tetkik Hâkimi …'nın açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın, 09/07/2015 tarih ve 8859 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile birlikte incelenmesinden; davacı şirketin, tasfiye süreci tamamlanarak 30/06/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silindiği 30/06/2015 tarihinde sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir.
Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz.
Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; sicil kaydı terkin edilmekle tüzel kişiliği, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığı sona eren davacı şirket adına tesis edilen işlemin ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen mahkeme kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığından, davalı idarece mahkeme kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesi olanaklı değildir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/8226, K. 2021/1281, 1 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama