KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/9541 E., 2021/1157 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/9541
- Karar No
- 2021/1157
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ... Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesinin özel şartlar bölümündeki düzenlemeye uygun olarak ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve... sayılı ihracat beyannameleri muhteviyatı eşyaların ithalatının gerçekleştirilmediği,
... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ithalat beyannameleri muhteviyatı eşyaların ise serbest bölgeye ihraç edilmeden ithal edildiğinden ve hariçte işleme rejimi uyarınca eşdeğer eşya kullanımının mümkün olmaması nedeniyle dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, muafiyet kapsamından çıkarılan eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergileri ile gecikme zamlarının,
kaynak kullanımını destekleme fonu payları ile fon payına ilişkin cezai faizin 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca bir aylık süre içinde ödenmesi gerektiğine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 6. maddesinde; serbest bölgelerin gümrük bölgesi dışında sayılacağının, bu bölgelerde, gümrük ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağının, 8. maddesinde; serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğunun serbest bölge ile diğer ülkeler ve serbest bölgeler arasında dış ticaret rejiminin uygulanmayacağının hükme bağlandığı.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 152. maddesinin olay tarihinde yürürlükteki şeklinde; serbest bölgelerin Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber; serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen;
serbest dolaşımdaki eşyanın, bir serbest bölgeye konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan yararlandığı yerler olarak tanımlandığı, Kanun'un 188. maddesinin 1. fıkrasında ise, ihracat vergilerine tabi eşyanın bir gümrük beyannamesi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesi dışına ihraç edilmesi halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağının belirtildiği, anılan düzenlemeler uyarınca ihracat vergileri açısından Türkiye Gümrük Bölgesi içinde olduğu anlaşılan serbest bölgelere yapılan ihracat nedeniyle bir vergi alacağının doğmasının mümkün bulunmadığı,
bu bakımdan, eşyanın serbest bölgeye ihracı sırasında herhangi bir vergi doğmadığından, işlemin, Ege Serbest Bölgeye ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı beyannameler ile ihraç edilen ürünlerin ithalatının gerçekleştirilmediğinden bahisle tesis edilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergi tutarları üzerinden hesaplanan gecikme zammının tahsiline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, işlemin, bir kısım eşyanın Ege Serbest Bölgeye ihraç edilmeden ithal edildiği, hariçte işleme rejimi mevzuatında önceden ithalatın mümkün olmadığı,
ayrıca, hariçte işleme rejimi uyarınca eşdeğer eşya kullanılmasına da olanak bulunmadığından bahisle tesis edilen kısmına gelince; olayda, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden söz edilerek tahakkuk ettirilen vergilerin tahsili gerektiği yolunda işlem tesis edilmiş ise de, davacının dahilde işleme rejimi şartlarını ihlal ettiği yolunda hiçbir tespitin yapılmadığı,
aksine, dava dosyasına ekli özel faturaların incelenmesinden rejim kapsamında üretilen eşyanın ithal ve ihraç edildiğinin anlaşılması karşısında davacı tarafından ödenmesi gereken bir vergiden söz edilemeyeceğinden işlemin anılan kısmında da yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 184. maddesinde kapsamında gümrük yükümlülüğünün doğduğu, davacı tarafından ithali gerçekleştirilen söz konusu ürünlerin serbest bölgeye ihracından önce gerçekleştirildiği, bu durumun, ithali yapılan eşyanın izin kapsamında ihracı yapılan eşya olmadığını gösterdiği, oysa, hariçte işlem rejiminde önceden ithalat mümkün olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/9541, K. 2021/1157, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama