KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/1933 E., 2022/1373 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2018/1933
- Karar No
- 2022/1373
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Akaryakıt dağıtımı sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket tarafından 2013 yılının Ağustos ayının (2.) dönemi, Eylül ve Ekim aylarının (1.) ve (2.) dönemleri ile Kasım ayının (1.) dönemi için verilen özel tüketim vergisi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının ödenmediğinden bahisle tahsili amacıyla, akaryakıta eklenecek ulusal markerin temini için Enerji Piyasası Denetleme Kuruluna ibraz ettiği teminat mektupları üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Teminat mektubunun borçlunun alacaklıya karşı üzerine aldığı edimi yerine getirmemesi ihtimaline karşı, belirli bir miktar parayı alacaklının ilk talebinde derhal ve itirazsız ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair verilen yazılı bir teminat olduğu, bankanın teminat mektubu verdiği kişinin, bankacılık literatürüne uygun olarak ''lehdar''; lehdarın mektubu verdiği kişinin (iş sahibi) ise ''muhatap'' olarak nitelendirildiği, teminat mektubunun taraflarının esas olarak banka ve muhatap olduğu,
teminat mektubunu bankadan alarak iş sahibine veren ve bankanın müşterisi olan lehdar ile banka arasındaki ilişkinin, teminat mektubu bağlamında bir güven ve itibar ilişkisine dayandığı, diğer bir deyişle, teminat mektubunun bankanın kendi itibarını müşterisinin lehine kullandırması olarak tanımlanabileceği, banka tarafından verilen teminat mektubu ile bankanın muhtemel bir rizikoyu garanti ederek muhatap lehine ödeme taahhüdü altına girdiği; teminat mektubu, hisse senedi veya tahvil gibi kıymetli evrak niteliğinde olmadığından,
mektubun kendisinin haczinin söz konusu olamayacağı, ayrıca, teminat mektubu hangi iş için verilmiş ise onun için haczedilip, paraya çevrilebileceğinden, başka bir işten dolayı bu paranın haczinin mümkün bulunmadığı, dava konusu olayda, ulusal markerın alınabilmesi için verilen ve yalnızca bu markerin çalınması, kaybedilmesi veya ziyaa uğratılması halinde çözülebilecek teminat mektuplarına bu hukuki ilişkinin dışında ve davacı şirket hakkında başlatılan vergi incelemesine dayalı olarak hesaplanan vergi borçları nedeniyle uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hacze konu edilen teminat mektuplarının, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna ulusal marker kullanımı amacıyla teslim edildiği, davacı hakkındaki vergi incelemesinin de marker alım miktarları ve özel tüketim vergisi beyanları arasındaki farktan kaynaklandığı, bu nedenle söz konusu teminatın paraya çevrilerek kamu alacağının tahsilinin güvence altına alınması sağlandığından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen teminat mektupları üzerine haciz konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca gerek 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda, gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da “ulusal marker'' için verilen teminat mektuplarının haczedilemeyeceğine yönelik bir hükme yer verilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/1933, K. 2022/1373, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama