KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/5046 E., 2021/4816 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/5046
- Karar No
- 2021/4816
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Boğaziçi Giyim Sanayicileri Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ... tarih ... sayılı ve ... tarih ... sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında işlem gören beyannamelerden kaynaklanan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacıya ait taşınmaz üzerine haciz konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, olayda, haciz işlemi öncesinde davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının tespit edilen mernis adresinde tebliğ yapılamadığından ilanen tebliğ yoluna gidildiği belirtilmekteyse de, ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının incelenmesinden; "... Mahallesi, ...
Sokak No: ... /..." adresindeki binanın yıkılmış olduğundan bahisle tebliğ imkansızlığı halinin muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunmadığı, tebliğ alındısında sadece tebliğ memurunun şerhinin bulunduğu, muhtar tarafından imzalanmadığı, bu haliyle ödeme emirleri usulüne uygun tebliğ edilemediğinden, haciz aşamasına geçme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına iki adet ödeme emrinin düzenlendiği, mernis adresinde binanın yıkılmış olması sebebiyle tebliğ yapılamaması üzerine ödeme emirleri ilanen tebliğ edildiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilemediği, Dairemiz E:2018/2759 ve E:2018/2790 sayılı dosyalarından anlaşıldığından, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği sonucuna ulaşılan amme alacağı için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/5046, K. 2021/4816, 15 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama