KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/5198 E., 2022/2284 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/5198
- Karar No
- 2022/2284
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- 2- (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı ve yurt içi menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2016 yılının Eylül dönemi için 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ithalattan kaynaklanan ve Gümrük İdaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan Maliye İdaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece, davacı adına tesis edilen dava konusu özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davaya konu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu olayda vergi dairesinin yetkili olduğu, ele geçirilen kaçak sigaraların davacının hüküm ve tasarrufu altında olduğu hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi ürünleri bulundurduğu açık olan davacı adına takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrah üzerinden re'sen tarhedilen özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacının, söz konusu sigaraları ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespitin yapılmadığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağının kurala bağlandığı,
sözü edilen Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına tarhiyat yapılmasına imkan veren 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle dava konusu katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle mahkeme kararının özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra,
bu kısım yönünden davanın reddine, katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, gümrük idaresinin yetkili olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/5198, K. 2022/2284, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama