KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/1404 E., 2022/5500 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/1404
- Karar No
- 2022/5500
- Temyiz eden (davalı)
- … Mal Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- … Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Limited Şirketi VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına adi ortaklık şeklinde kaçak akaryakıt faaliyetinde bulunarak yasa dışı yollardan gelir elde ettiği ve elde edilen bu gelirin izlenmesini engellemek için paravan şirketler kurduğu yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2012 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının da aralarında yer aldığı adi ortaklık adına dava konusu dönemler için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, müteselsil sorumlu olan ortaklardan herhangi biri adına düzenlenmesi gerekirken adi ortaklık adına ihbarname düzenlenmesinin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine aykırı olduğu;
adi ortaklık hakkında 01/01/2010 tarihi itibariyle re'sen mükellefiyet tesis ettirilmesi nedeniyle eylem tarihinde mükellefiyet kaydı bulunmayan, dolayısıyla defter tasdik ettirmeyen ve belge bastırmayan adi ortaklık adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezaların iptaline karar verilmesi üzerine aynı rapora istinaden davacının da aralarında bulunduğu sekiz ortaktan her biri adına aynı vergi ve cezalara ilişkin ayrı ayrı vergi ceza ihbarnamesi düzenlendiği, idarelerin mahkeme kararlarını uygulama konusunda takdir yetkilerinin bulunmadığı,
4760 sayılı Kanun gereği ihbarnamelerin, davalı idare tarafından takdir yetkisi kullanılarak seçilen müteselsil sorumlu olan ortaklardan herhangi biri adına düzenlenmesi gerektiği halde davalı idare tarafından bahsi geçen mahkeme kararı doğru ve tam bir şekilde uygulanmadan ve Kanun'la kendisine tanınan takdir yetkisi kullanılmadan tüm ortaklar adına ihbarname düzenlenerek hem Kanun'a hem de yargı kararına aykırı olacak şekilde mükerrer vergilendirmeye yol açıldığı;
öte yandan, anılan kararda belirtilen iptal hükmünün gerekçesi dikkate alınmadan ortaklardan biri olduğu ileri sürülen davacı adına aynı vergi inceleme raporu uyarınca yeniden özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren yeni bir hukuki durum oluşmadığı anlaşıldığından, dayanağı olmayan özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ziyalı özel tüketim vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezasının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/1404, K. 2022/5500, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama