İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.2019/251 K.2022/4756

Dava konusu istem: Davacı tarafından 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'dan faydalanma ve Kanun'un yayımlandığı tarihten önce ödenen vergi ve cezaların tarafına iade edilmesine ilişkin başvurusu üzerine tesis edilen…

Esas2019/251Karar2022/4756Tarih30 Kasım 2022Okuma7 dk · 1.383 kelime

KÜNYE

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/251 E., 2022/4756 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
30 Kasım 2022
Esas No
2019/251
Karar No
2022/4756
Temyiz edenler
1- (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
2- (davalı)
… Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.383 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'dan faydalanma ve Kanun'un yayımlandığı tarihten önce ödenen vergi ve cezaların tarafına iade edilmesine ilişkin başvurusu üzerine tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, 6736 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 16. fıkrasında yer alan düzenlemenin Anayasa'nın 10. maddesinde kurala bağlanan eşitlik ilkesine aykırı olduğu yolundaki iddianın yerinde görülmediği, olayda, davacı şirket adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannameler ile ithal edilen eşyaların gümrük kıymetinin eksik beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına yönelik olarak açılan davanın reddedilmesi akabinde ek tahakkuk ve para cezalarının tamamının ödendiği,

ayrıca söz konusu karara karşı temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz aşamasında Danıştay Yedinci Dairesince kısmen onama, kısmen bozma karalarının verildiği, davacının 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'dan yararlanmak için yaptığı başvuru üzerine, davalı idarece, onanan kısım için 6736 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin; bozulan kısım için ise 3. maddesinin 1. fıkrasının uygulanacağı ancak Danıştayın kısmen onama kararına konu tutulan ve daha önceden ödenen vergi ve para cezalarının iadesinin mümkün olmadığına ilişkin dava konusu edilen işlemin tesis edildiği,

6736 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ve 10. maddesinin 16. fıkrasının birlikte değerlendirilmesinden, Danıştay tarafından onanan vergilerin tamamının ve bu tutar üzerinden Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tahsil edilmesi durumunda, onanan idari para cezalarının tamamının ve faiz, gecikme faizi, gecikme zammının tahsilinden vazgeçilmesine karşın daha önce bu vergi ve cezalarla ilgili olarak ödenen tutarların iadesinin yapılamayacağına ilişkin hükmün sabit olduğu,

bu durumda, davacı şirketin Danıştay tarafından onanan 566.232,14-TL idari para cezasının Kanun'un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olduğu için red ve iade edilmeyeceğini belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan anılan Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 16. fıkrasının birlikte değerlendirilmesinden, Danıştay tarafından bozulan vergilerin yarısının ve bu tutar üzerinden Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tahsil edilmesi durumunda, vergilerin yarısının, idari para cezalarının tamamının ve faiz, gecikme faizi, gecikme zammının tahsilinden vazgeçileceği,

daha önce bu vergi ve cezalarla ilgili olarak yapılan ödemelerin ise red ve iade edilebileceği anlaşıldığından, davacı şirketin Danıştay tarafından verilen bozma kararı ile vergilerin yarısı olan 74.087,44-TL'nin ödenmesi ile birlikte kalan vergi ve idari para cezasının tamamı olan 481.786,24-TL'nin ve ödenmesi gereken Yİ-ÜFE oranındaki tutarın daha önce peşin olarak ödenen gecikme zammından düşülmesi suretiyle hesaplanan tutarla birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 6736 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 16. fıkrasının Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, hiç ödeme yapılmamış olması halinde para cezasının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, mahkemenin kararından sonra ödeme yapılması nedeniyle Kanun'un tanıdığı haktan yararlanılmadığı ve bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuk aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : ... Vergi Mahkemelerince davanın reddine yönelik kararlar henüz karar düzeltme aşamasında ve kamu alacağı henüz kesinleşmemiş iken, davalı idare tarafından, davacının 6736 sayılı Kanun'dan yararlanma talebinde bulunduğu ve mevcut davalarından vazgeçtiğinin bildirilmesi üzerine Dairemizce temyiz kararının hukuka uygunluğuna ilişkin bir inceleme yapılmadan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davalı idarece, davacının yararlandırma başvurusu tamamen kabul edilmemiş olmasına karşın hem temyiz merci tarafından hukuka uygunluk denetimi yapılmasının önüne geçilmiş hem de davanın reddine yönelik olarak verilen kararın temyiz aşamasında kısmen onanan kısımlarına ilişkin olarak ödenen tutarların 6736 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 16. fıkrası gereğince iade edilmeyeceğine yönelik işlem tesis edilmiştir.

6736 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde belirtildiği üzere, vergilerin tamamının ödenmesi durumunda para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilmesi idare açısından yasal bir zorunluluk olup, idarenin bu konuda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine yönelik olarak verilen karar üzerine yapılan ödeme, idare ile mükellef arasındaki alacak ilişkisini sona erdiren kesin bir işlem niteliğinde değildir.

Zira bu ödeme işlemi, henüz davaların devam ettiği bir dönemde yapılmış olmakla beraber, kararların değişmesi ihtimaline binaen her zaman iadesi söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla, Kanun'un 10. maddesinin 16. fıkrası gereğince, yürürlük tarihinden önce ödenen tutarların ret ve iade edilemeyeceği gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf talebini reddeden Daire kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Uyuşmazlık, ek tahakkuk ve para cezalarını yargı kararı gereğince ödemiş bulunan mükelleflerin dava sırasında 6736 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında davalarından vazgeçmeleri halinde yasada mükelleflerden tahsil edilmeyeceği öngörülen tutarları iade alıp alamayacaklarına ilişkindir.

Anılan Kanun'un 10. maddesinin 16. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan, "Kanun'un yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin yapılmayacağı" düzenlemesinin konu ile ilgili taraflar arasında devam eden bir uyuşmazlığın bulunduğu ve söz konusu tahsilatın hukuken kesinlik kazanmadığı halleri de kapsar şekilde yorumlanması mümkün değildir.

Nitekim, fıkranın devamında dava konusu edilen tarhiyatlara yönelik olarak iadeye ilişkin özel bir düzenleme getirilmiş olup, bu kısımda tarhiyatın, yani vergilerin hangi hallerde iade edilebileceği hususu düzenlenmiş, ancak para cezalarının iadesine ilişkin yasaklayıcı ve sınırlayacağı açık herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Kanun koyucunun bundaki amacının yapılandırma kanunlarında yapılandırmanın gerçekleştiği çoğu durumda para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesinin taraflar arasındaki anlaşmanın şartlarından biri olmasından kaynaklandığı düşünülebilir.

Diğer taraftan, karar düzeltme safhasında bulunan uyuşmazlıklarda daha önceki kararların tasdik veya tadilen tasdik kararı olması halinde de kanundan yararlanma hali açık olarak düzenlenmiş olup, bu konuda herhangi bir istisna öngörülmemiştir. Nitekim bu safhaya gelen ve belirtilen nitelikte olan kararlar gereğince kanuni prosedür gereği tahsilatlarının daha önce gerçekleştirilmiş olması bekleneceğinden, kanun koyucunun fiiliyatta çoğu durum için uygulanamayacak bir düzenlemeyi yaptığından da söz edilemeyecektir.

Uyuşmazlıkta da, reddedilen dava kısmına ilişkin olarak yapılandırmadan yararlanılmış olup, 3. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi yasanın emredici hükmüdür.

Davacının söz konusu bent kapsamında uyuşmazlık konusu olan ve kendisine iadesi sağlanmayan para cezasının tahsilatı yargı kararı üzerine zorunlu olarak yapılmış olup, bu tahsilat hukuki kesinlik taşımayan ve davanın devamı halinde verilecek yargı kararlarıyla iptal ve iadesi ihtimal dahilinde olan bir nitelik göstermektedir ki taraflar, tadilen tasdik edilen kısımlar için de yapılandırma şartları çerçevesinde davadan karşılıklı ödünlerle vazgeçme yolunu seçmişler ve önceki dava kanundan yararlanma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenmiştir.

Vazgeçme dilekçesini teslim alan idarenin bu dilekçeyi yargı yerine intikal ettirilmesiyle birlikte tüm dava kapsamı yönünden 3. madde uygulamasını kabul ettiği açıktır.

İdare tarafından kanun uygulamasında önceki tahsilat nedeniyle kısmi uygulama yapılacağını ve tadilen tasdik kararlarına tekabül eden miktarlar yönüyle yapılandırma kanunundaki avantajlardan yükümlünün yararlanmasının mümkün olmadığının dilekçenin yargı yerine intikali sırasında bildirilmesi ve yargı yerinin de bu bildirime göre taraflar arasındaki iradenin daha açık ve net hale gelmesini sağlamasına imkan verilmesi gerekirken, buna riayet edilmediği, kanun uygulamasında yükümlünün para cezası ile ilgi avantajını kullanacağı yolunda bir uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davanın kabulüne ilişkin kısmının onanması yönündeki karara iştirak etmekle birlikte, davanın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 7. Daire, E. 2019/251, K. 2022/4756, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. (X) Karşı Oy
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2019/251
Karar No
2022/4756
Tarih
30 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/259 K.2022/9261
  • Danıştay 13. Daire E.2019/293 K.2022/4473
  • Danıştay 8. Daire E.2019/299 K.2022/6459
  • Danıştay 4. Daire E.2019/305 K.2022/6581
  • Danıştay 12. Daire E.2019/309 K.2022/5652
  • Danıştay 12. Daire E.2019/310 K.2022/5653

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.