KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2646 E., 2022/2918 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/2646
- Karar No
- 2022/2918
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İletişim Yayıncılık Reklam Tanıtım ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Telekomünikasyon, reklam, tanıtım ve organizasyon işi ile uğraşan davacının 2009 ve 2010 yıllarına ait hesaplarının incelenmesi sonucunda, kurumsal hat sahiplerine verdiği elektronik haberleşme hizmetinin bir kısmı için belge düzenlememek, vergiyi beyan etmemek suretiyle gerçek hasılatını gizlediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, 2009 yılının Ekim, Kasım, Aralık dönemleri ile 2010 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen salınan özel iletişim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, özel iletişim vergisinin konusunu, 406 sayılı Kanun uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya 5809 sayılı Kanun uyarınca bu Kuruma bildirim yapılması veya bu Kurumca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmecilerce sunulan hizmetlerin oluşturduğu, mükellefinin ise, elektronik haberleşme hizmetlerini sunan işletmeciler olduğu açık olup, olayda, yetkilendirilmiş işletmeci statüsünde bulunan.
İletişim Hizmetleri Anonim Şirketinin kurumsal hat müşterisi olan ve anılan Şirketten aldığı hatları taksicilere satan davacının, Gider Vergileri Kanunu'nun 39. maddesinin 1. fıkrasında sayılan ve Elektronik Haberleşme Kanunu'nda tanımı yapılan işletmeci statüsünde olmadığı ve elektronik haberleşme hizmeti sunmadığı anlaşıldığından, davacının mükellef olduğunun kabulu suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 08/05/2017 tarih ve E:2013/1514, K:2017/4131 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/2646, K. 2022/2918, 13 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama