KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3100 E., 2022/5094 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/3100
- Karar No
- 2022/5094
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ... Nakliye Plastik
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... adına... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2014 ila 2017 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ...Cumhuriyetinde yerleşik ... Firmasından ithal edilen “kauçuk montaj eldiveni” ticari tanımlı eşyaya ait ithalatların incelenmesi sonucunda düzenlenen inceleme raporuna istinaden, anılan beyannameler kapsamında eksik kıymet beyanında bulunulduğundan bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında düzenlenen inceleme raporunda, 2014 ila 2017 yıllarında Çin Halk Cumhuriyetinde yerleşik ... Co.
Ltd. firmasından yaptığı kauçuk montaj eldiveni ticari tanımlı eşya ithalatlarına ilişkin beyanname, muhasebe kayıtları ve banka hareketlerinin incelendiği, alımlarının 320 satıcılar cari hesabından izlendiği, 26 adet döviz transfer belgesinden, beyannamelere eklenen ve tutarı 1.154.389 USD olan 12 adet belgeden 1.027,043,34 USD'lik kısmının düşümünün yapılarak kullanıldığı,
fazla gelen toplam 127.345,66 USD'lik kısmının kullanılmadığı ayrıca döviz transferi yapılmış olmasına rağmen hiçbir beyannameye eklenmeyen ve kullanılmayan 14 adet döviz transfer belgesi içeriği 679.374 USD ile birlikte toplam 824.719,66 USD fazla döviz transferi yapıldığının tespit edildiği ve bu tutarın asıl faturalardaki eşyanın kıymetine denk olduğu, 11 adet beyannamenin gerçek faturalarına ulaşıldığı,
ibraz edilen satış sözleşmeleri ile proforma faturalar arasında tutarsızlıklar bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği olayda, davacının muhasebe kayıtları, beyannamelere eklenen faturalar ve aracı bankalar nezdinde yapılan incelemelerle, çifte fatura kullandığı yönündeki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal konusu eşya için ihracatçı firmaya fazladan döviz transferi yapıldığı,
aynı dönemdeki emsal eşya fiyatları ile davacının ithal ettiği eşyanın satış fiyatı arasında fiyat farkı bulunması ve 11 adet beyanname için çifte fatura kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle davacının ithal esnasında ibraz ettiği faturada yazılı kıymetin, gerçek satış bedeli olmadığı anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından eşyanın ithalinde ön ödeme yönteminin kullanıldığının anlaşıldığı, anılan yöntemde, eşyanın bedelinin önceden peşin olarak ödendiği, ithalatların ise ödemelerin yapılmasını takip eden dönemde kısım kısım gerçekleştirildiği ve daha önce yurt dışına transfer edilen tutarların ithal edilen eşya ile ilişkilendirilmek suretiyle gümrük işlemlerinin tamamlandığı, dava konusu işlemlere esas süreçte birbirini izleyen üç dönemin incelendiği,
ilk iki döneme ilişkin olarak transfer edilen tutarlardan kalan 127.347, USD'nin dönemler bitmesine karşın hiç bir ithalatla ilişkilendirilmediği yani söz konusu tutarların kararlaştırılan ve sözleşmede belirtilen tutarlar dışında satıcıya transfer edilen fazla bir tutar olduğu ve eşyanın gümrük kıymetine dahil edilmesi gerektiği; öte yandan, inceleme raporunda çifte fatura kullanıldığı belirtilmesine karşın, yapılan karşılaştırmanın fatura ve proforma fatura esas alınarak yapıldığı, çifte fatura kullanıldığının net olarak ortaya konulmadığının sonradan kontrol raporunda da belirtildiği,
incelemenin ve sonradan kontrolün yapıldığı sırada devam eden üçüncü sözleşme dönemine ilişkin para transferlerinin gerçekleşmesine karşın, sözleşme döneminin devam etmesi nedeniyle ithalat sürecinin henüz tamamlanmadığı, transfer edilen 679.374 USD'nin sonraki ithalatlarda kullanıldığının sonradan kontrol raporunda belirtildiği,
bu itibarla, dava konusu işlemin ilk iki sözleşme dönemine ilişkin olarak yurt dışına transfer edilen tutarların hiç bir beyanname ile ilişkilendirilmeyen 127.347 USD'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının kısmen kaldırılmasından sonra işlemin 127.347 USD'ye isabet eden kısmından fazlasının iptaline; işlemin anılan tutara isabet eden kısmı yönünden ise istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2017 yılında tescilli 12 adet beyanname kapsamında ithalatı gerçekleştirilen eşyaların bedelinin, fazla olarak tespiti yapılan transferlerden düşüm yapılmak suretiyle ödendiği, bu durumda boşta kalan ve dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine eklenmesi gereken transfer kalmadığı; davalı idarece ise, inceleme raporunda tespit edilen hususlar nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idarece, istemin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/3100, K. 2022/5094, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama