KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/498 E., 2022/1441 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/498
- Karar No
- 2022/1441
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Gümrükleme İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2013-2014 yıllarında tescilli (22) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın, ... Birliği (... ) belgesi uygulamasına tabi olduğundan bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezası ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca alınan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ilgili alınan para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazın süresi içerisinde yapılmadığından bahisle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, davaya konu işlemlerin "... Mahallesi ... Cad. ... Apt.
Kat:...- Doğubayazıt/AĞRI" adresinde 31/08/2016 tarihinde ... isimli şahsa tebliğ edildiği, 24/09/2014 tarih ve 8660 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde davacının adresini "... Mahallesi ... Cad. ... Apt. Kat:... - Doğubayazıt/AĞRI" adresinden "... Mahalle ...
Bulvarı No:... - Doğubayazıt/AĞRI" adresine naklettiği, son adresinin söz konusu adres olduğu, davacı vekili tarafından, söz konusu kararlardan 21/09/2016 tarihinde haberdar olunması üzerine itiraz dilekçelerinin 27/09/2016 tarihinde taahhütlü olarak postaya verildiği, gönderinin 06/10/2016 tarihinde Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü kayıtlarına girdiğinin anlaşıldığı; bu durumda davacı adına düzenlenen para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarının tebliğ edildiği adresin şirkete ait olmadığı, tebligat yapılan şahsın şirket çalışanı olduğuna dair somut bir bilginin bulunmadığı,
dolayısıyla, olayda yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı tarafından usulsüz teligatın öğrenildiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilerek süresi içerisinde yapılan itiraz hakkında, bölge müdürlüğünce işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, süresi içerisinde yapılmadığından bahisle reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tebligat davacının doğru adresine yapıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/498, K. 2022/1441, 5 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama