KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/1879 E., 2023/1685 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1879
- Karar No
- 2023/1685
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: … Petrokimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait 2008 ve 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar, özel tüketim, katma değer, gelir stopaj ve damga vergileri, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;. Petrokimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ticaret sicilinden silinmesiyle tüzel kişiliğinin ortadan kalktığı 21/08/2015 tarihinden sonra 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmadığı,
anılan tarihten önce 02/05/2011 tarihinde asıl borçlu şirket adına 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru sonucunda borcun nitelik değiştirmesi nedeniyle bu borcun ödenmemesi halinde 21/08/2015 tarihinde ticaret sicilinden silinen asıl borçlu şirketin takip edilemeyeceği, yapılandırma ve vade tarihlerindeki şirketin kanuni temsilcisi ve ortağına yönelinmesi gerektiği, bu itibarla, asıl borçlu şirketin vergi borçları 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen yeni bir borç haline geldiğinden,
anılan borç kapsamında sorumluluğu bulunmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirkete ait yapılandırılan ve vadesinde ödenmeyen borcun, nitelik değiştirerek yeni bir borç haline geldiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda yapılandırmadan yararlanma hakkı kaybedilerek önceki duruma dönüleceğinden yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği, dolayısıyla borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde;
bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı,
süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği açıktır. Bu itibarla, vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğine dair değerlendirmede isabet bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/1879, K. 2023/1685, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama