KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2274 E., 2023/237 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2023
- Esas No
- 2020/2274
- Karar No
- 2023/237
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
… Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … Deri ve Tekstil Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyadan kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile özel tüketim vergisi ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla; olayda, her ne kadar davacı adına, ortağı olduğu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmiş ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda vergilendirme ile ilgili hüküm ifade eden belgelerin ne şekilde tebliğ edileceğine dair özel hükümlere yer verildiği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun'da da yapılacak tebliğlerle ilgili olarak bu Kanun'a atıfta bulunulduğu,
asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin 213 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, söz konusu ödeme emrinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. ve 29. maddeleri uyarınca yapıldığı anlaşıldığından, asıl borçlu Şirket hakkında düzenlenen ödeme emri usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden, "şirket ortağı" sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla bütün yolların yasaya ve usule uygun olarak tüketildiği, tahsili mümkün olmayan alacağın şirket ortağı sıfatıyla davacıdan aranmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2274, K. 2023/237, 7 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama