KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2829 E., 2021/4142 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/2829
- Karar No
- 2021/4142
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) … Bakanlığı
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
… Başkanlığı
2 - (DAVACI) … VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2006 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin kanuni veya ticari faizden yüksek olanı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararı üzerine, faize hasren yapılan inceleme sonucunda; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yer alan düzenlemeler uyarınca ödenen vergilerin yasal faiziyle iadesinin gerektiği gerekçesiyle tahsil tarihi ile idareye başvuru tarihine kadar geçecek zaman için hesaplanacak faiz istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, zararın verginin ödendiği tarih itibarıyla oluştuğu, mahkeme kararının bu haliyle zararın giderilemeyeceği, bu durumun da Anayasaya aykırılık oluşturacağı ayrıca gerekçeli kararın kendi içinde çeliştiği, idarenin tasarrufunda kalan süreye ilişkin zararın giderilmesi gerektiğine ilişkin tespite rağmen hüküm fıkrasında bu tespiti aykırı karar verildiği ve hukuka uygun olmadığı; davalı idarece, faizin kanuni dayanağı bulunmadığından faize hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi yolunda verilen kararın temyizinde idarenin menfaati bulunmadığından davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi; davacı tarafından ileri sürülen iddialar ise, kısmen bozma kararı doğrultusunda verilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Davacı tarafından, temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2018/3029, K:2019/1231 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını gerektirecek durumda bulunmamıştır.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Temyiz başvurusu, ilk derece mahkemesinde açılan dava aleyhine sonuçlanan tarafın buna ilişkin kararın bozulması amacıyla üst yargı yerine yapmış olduğu başvurudur. Bu nedenle, bu konudaki istemin incelenebilmesi için, başvuruda bulunanın ilk derece mahkemesi kararının veya kararın ilgili hüküm fıkrasının bozulmasında menfaatinin bulunması gereklidir.
Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararla davalı idarece elde edilmek istenilen hukuki sonuç hasıl olduğundan, davalı idare tarafından temyizen ileri sürülen iddiaların incelenmesi hukuken mümkün değildir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2829, K. 2021/4142, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama