KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2916 E., 2023/1700 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Esas No
- 2020/2916
- Karar No
- 2023/1700
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından. tiner üretiminde kullanılmak amacıyla kullanılan solventin özel tüketim vergisinden istisna tutulmasına karşın, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2010 yılının Mart ilâ Haziran, Ağustos ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine dair karara karşı yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. ve 124. maddelerine göre düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, anılan Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıkları olduğu,
mevcut düzenlemeler uyarınca ilgililerin düzeltme şikâyet yoluna başvurabilmeleri için 213 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddelerinde belirtilen hesap ve vergilendirme hatalarından birinin bulunması ve bu hataların tamamen açık, hiçbir yorum ve tartışmaya gerek olmayan türden yanlışlıklar olması gerektiği; olayda, davacı tarafından düzenlenen ihbarnamelerin zamanaşımına uğradığı, sahte belge kullanılmadığı, açık bir vergi hatasının söz konusu olduğu iddia edilmekte ise de, süresinde açılacak davalarda ileri sürülebilecek tarh aşamasına ilişkin iddiaların düzeltme şikayet yoluyla canlandırılan idari davada incelenmesinin mümkün olmadığı,
davacının iddialarının hukuki bir uyuşmazlık niteliği taşıdığı, vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek bu iddiaların, Vergi Usul Kanunu'nun 122 ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan davada incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarhiyata konu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, vergi matrahında hata yapıldığı, tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, savunma haklarının kısıtlandığı, olayda açık bir vergi hatasının söz konusu olduğu, alınan faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 126. maddesinde,
114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kurala bağlanmış, 114. maddesinde ise, zamanaşımı süresinin, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 2010 yılının Mart ilâ Haziran, Ağustos ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri ile vergi ziyaı cezalarını içeren ihbarnamelerin 2016 yılında tebliğ edildiği, davacının amme alacağının zamanaşımına uğradığı iddiasının bulunduğu, bu iddianın hata kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aksi yönde verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2916, K. 2023/1700, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama