KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3637 E., 2022/3428 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/3637
- Karar No
- 2022/3428
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi
- Vekili
- Av....
- 2- (davalı)
- ... Bakanlığı
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2008 yılının Ocak ilâ Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, yürüttüğü faaliyeti dolayısıyla davacının banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmadığı olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen "mükellefiyette hata"nın varlığının kabulü zorunlu olduğundan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise bozma kararı üzerine, tahsil edilen tutarın faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, faiz hesaplanırken başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak esas alınması gerektiği; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2014/901, K:2019/1193 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, faize ilişkin hüküm fıkrasına yönelik tarafların temyiz istemlerine gelince:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın faize ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
(X) KARŞI OY
Yargı kararıyla hatalı olduğu saptanan vergilerin tahsil edildiği tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin esas alınmasına dair kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/3637, K. 2022/3428, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama